- Kategori
- Dünya
Amerika'nın gerçek başkanı kim, Obamı mı, Netanyahu mu?

internetten alınmıştır
Amerika ve İsrail arasındaki ilişkiyi biliriz... ABD Büyük İsrailse, İsrail küçük Amerikadır... Dünyanın süper gücü ABD'nın kendisini süper yapan tüm "güç"leri yahudi asıllıların kontrolündedir Amerika'da...
Bugün ABD'de finanas sektöründen Basın Yayına kadar bir devleti kontrol altında tutan tüm "güç" odaklarının İsrail paralelinde olduğunu bilmeyen yoktur...
Böyle olduğu için, Amerika hiç bir ortamda ve hiç bir zaman İsrail aleyhine bulunmaz... Birleşmiş Milletlerin İsrail aleyhine aldığı tüm kararları anında veto eder...
Milyarlarca dolarlık silah yardımı ve bütün Ortadoğu'da yanlız İsrailin "güvenliğini" esas alan politikalar yürütmek... Amerika, aslında İsrail'in bodyguardıdır..
Obama'nın İranla olan nükleer müzakereleri sürdürme politikası, son aylarda İsraille Amerika arasındaki bu Patron ve "özel koruma" ilişkisinİ zedeledi...İsrail, Amerika'nın hangi amaçla olursa olsun, İranın nükleer güç sahibi olmasına yönelik görüşme sürdürmesine şiddetle karşı çıkıyor.
Bu cümleden olarak, İsrail Başbakanı Netanyahu, dün ABD kongresinde konuşuyor... Netanyahu, ABD kongresinde Başkan Obama'dan daha dikkatle dinleniyor ve daha çok alkışlanıyor... Özellikle Cumhuriyetçiler, ABD'nin İran politikalarını yerden yere vuran Netanyahu'yu ayakta alkışlıyor...
Söylenildiğine göre, sadece kırk Demokrat üye Netanyahu'yu dinlemeye gelmemiş.. .Diğer tüm Knogre üyeleri büyük bir coşkuyla "efendi"lerini dinler gibi dinliyorlar Netanyahu'yu..
Netanyahu'nun Amerika'da Amerikan Başkanı Obama'ya fırça atması, Başkan Obamanın canını sıkmış belli ki... Kendisi, Netanyahu için, "Hiç bir yeni öreni getirmiyor, vizyon eksikliği var..." falan diyor ama aslında kendi ülkesinde yediği fırçadan rahatsız...
Obama, Netanyahu'nun ziyaretinden rahatsız, rahatsız olmaya ama fazla bir şey söyleyecek gücü de yok... Sanki ABD başkanı Obama değil de Netanyahuymuş gibi gözüküyor...
Amerikan kamuoyu ve medyasının da çok ilgi duyduğu bu ziyaret ve sonuçları, aslında "ABD İsraildir; İsrail İsrail"dir gerçeğini bir kere daha gözler önüne sermiş oluyor...
Dünyaya hüküm yürüten Amerikan başkanlarının iktidar olup da "muktedir" olamadıkları tek durum işte bu İsrail'e rağmen politika yürütme çabalarıdır.
Başkan Kenedy'nin Mısır başta olmak üzere İslam ülkelerine yakınlaşmasının onun sonunu getirdiğini iddia edenler çoktur... Obama'nın ülkesinin "İsrail gerçeğini" bilen biri olarak, İsrail'e rağmen politika yürütmesi mümkün müdür?
Büyük ölçüde değildir... Obama, gerek ruhen, gerekse bedenen "farklı" bir Başkan olsa da, İsrail'e diş geçirebilecek gücü yok arkasında... Bu yüzden, sonunda İsrail'in çizgisine gelecektir.
Charlie Hebdo cinayetlerinin protesto için yapılan yürüyüşe Fransa'nın daveti olmadan gelip etrafa caka satan Netanyahu, ABD Kongresinde de havasını basıyor...
Ve tarihten süzülüp gelen bir gerçek bir kere daha kendini gösteriyor, görmek isteyenlere: Bu şımarık İsrail'i durduracak bir tek güç vardır dünyada, o da Türkiye....
Davos'ta Türkiye Başbakanının "One Minute" dediği İsrail'e, ABD Başkanı kendi ülkesinde "öte git" diyemiyorsa, bu gerçek pişmiş kelle gibi sırıtıyor demektir.
Bunu en iyi bilenlerin başında da İsrail geliyor... Bu yüzden, yıllarca MOSSAD içimizde cirit attı; Türkiye Devleti "Paralel" hatlarla İsrail'e bağlanmak istendi....
İsrail için İran'da bir tehdittir belki ama asıl tehdit Türkiyedir...
Elbette, eski Türkiye'nin paradigmalarını sıfırlamış ve İsrai'lin güdümünden çıkmış Yeni Türkiye!..