​ Anadolu ihtilali! / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '10

 
Kategori
Futbol
 

Anadolu ihtilali!

Anadolu ihtilali!
 

Lig bu sezon çok enteresan başladı. Başta beş yıldır alıştığımız “Turkcell Süper Lig” adı değişerek “Spor Toto Süper Lig” oldu. İlk başta anlamamıştım ancak daha sonra öğrendim ki, ligimizin isim hakkı için açılan ihaleyi bu sene Spor Toto kazanmış. Hayırlı uğurlu olsun.

İşin esas enteresan tarafı, hepimizce “üç büyükler” olarak adlandırılan kulüplerin sezona çok enteresan ve istatistikî olarak çok kötü başlamış olmaları.

Transferin şampiyonu Beşiktaş’tan başlayalım isterseniz:

Beşiktaş, yukarıda da dediğimiz gibi sezona flaş transferlerle başladı. Quaresma, Guti, Hilbert ve hala “geldi, geliyor” denen, hatta son haberlere göre bu hafta içi gelecek olan Robinho gibi transferler, Beşiktaş’ı bu seneki transfer döneminin tartışmasız şampiyonu yaptı. Evet, transfer dönemi henüz kapanmadı ama diğer takımların bu transferleri gölgede bırakabilmeleri için sanırım Messi, Rooney filan gibi transferler yapması lazım!

İşte bu kadroya sahip, “Türkiye’nin ‘los galacticos’u” olarak anılmaya başlanan Beşiktaş, ilk maçta ligin yeni ekiplerinden Bucaspor’u 1-0 gibi sıkıntılı bir skorla, ancak gayet iyi bir futbolla mağlup etti. 2. Hafta ise Süper Lig’in ortalama, hatta bence “olmasa da olur” takımlarından İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a, hem de İnönü’de 2-0 kaybetti. Beşiktaş bu skorlarla şu anda 3 puan ve -1 averajla 10. sırada.

Gelelim Fenerbahçe’ye…

Transfer konusunda Beşiktaş’tan aşağı kalmayan ve Stoch, Niang gibi bombalar patlatan Sarı Kanarya, aslına bakarsanız üç büyükler içinde lige en iyi başlayan ekipti. İlk maçta kendi sahasında Antalyaspor’u konuk eden Fener, rakibini 4 golle uğurladı, ancak futbol açısından o da taraftarına umut vermedi.

Ve vigin 2. Haftasında Avni Aker’de Trabzonspor’a konuk olan Kanarya, az önce biten ve her ne kadar Trabzonspor’un görece daha üstün oynadığı bir maç olsa da, Süper Lig tarihinin belki de en heyecanlı maçında ev sahibi ekibe 3-2 ile boyun eğdi. Sarı Kanaryalar, şu anda ligde, üç büyükler arasında en iyi konumda: 3 puan ve +3 averajla 5. sırada…

Ve Galatasaray…

Aslında Galatasaray, sezona giriş performansıyla söze pek gerek bırakmıyor. Sezonun henüz başında deplasmanda Sivasspor’a silik ve şahsiyetsiz bir futbolun ardından 2-1 kaybeden Cimbom, hafta ortasında da Karpaty Lviv gibi her halükarda diş geçirebileceği bir ekibe karşı, bir anda 2-0 geriye düştükten sonra, Arda, Baros ve Kewell’in çabalarıyla, son dakikalarda 2-2’lik beraberliği güçbela kurtardı. Ve oynanan futbol, yine silik, yine kişiliksiz, yine isteksiz…

Ligin 2. Haftasında ise son şampiyon Bursaspor’u konuk etti Galatasaray. Ali Sami Yen’de yer yer çekişmeli, yer yer tartışmalı geçen bir maçın ardından konuk ekibe 2-0’la boyun eğen sarı-kırmızılılar, halihazırda 0 puan ve -3 averajla ligin 17. sırasında!... Unutmadan, mevcut lig sonuncusu Manisaspor’un da averajının -4 olduğunu belirtelim.

Ligin tepesine baktığımızda ise, Anadolu takımlarının belirgin bir üstünlüğünü görüyoruz. Geçen sezon, Laz Ziya’nın dediği gibi “şampiyonu tayin eden” ve son lig şampiyonunu Türkiye Süper Kupası’nda 3-0’la sürklase eden Trabzon, ligin lideri. Peşinden son şampiyon apoletini taşıyan Bursaspor geliyor. 3. ve 4. sırada ise son yılların iki flaş ekibi var: Kayserispor ve Sivasspor…

İşte başlıkta belirttiğimiz “Anadolu İhtilali” durumu, tam da burada devreye giriyor. İlk iki hafta sonunda ligin zirvesinde, ilk ikisi daha önce şampiyonluk görmüş, diğer ikisi de son yıllarda şampiyonluk kovalamış, büyüklere kök söktürmüş dört Anadolu ekibi bulunuyor.

Türk futbolu açısından çok sevindirici bir durum bu. Demek ki artık Süper Lig’de İstanbul hegemonyası tamamen tarihe karıştı. Demek ki artık yeni Trabzonspor’lar, yeni Bursaspor’lar çıkabilecek.

Bu, üç büyüklerin, yani Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın kalitesinin düştüğünden çok ligimizin toplam kalitesinin arttığının göstergesidir. Avrupa’nın ünlü ve çetin liglerine baktığınızda, toplamda 8-10 şampiyon ve her sezon şampiyonluğu kovalayan, en azından kovalayacak kapasiteye sahip en az 6-7 takım görürsünüz. Bu liglerin kalitesi ve izlenirliği de buradan geliyor. Bir La Liga’da, bir Bundesliga’da, bir Premier League’de şampiyonun kimler olabileceği her zaman belirsizdir. Evet, favoriler her zaman vardır ama hem sayısı bizimkinden daha fazladır, hem de her zaman beklenmedik bir ekibin o favorilerin arasından sıyrılıp şampiyonluk ipini göğüsleme şansı daha yüksektir bize göre.

Anlaşılan ligimiz, bu sezondan itibaren bu üst düzey ligler seviyesine gelmeye başlayacak. Bu, bu sezon olur, sonraki sezonlarda olur, bilemem. Ancak Süper Lig’de toplamda 7-8 şampiyon ve şampiyon adayının olacağı sezonlar yakın görünüyor.

Ben özellikle bu sezona dikkat edin derim. Böyle başlayan ligin çok büyük sürprizlere gebe olduğunu görmek için kâhin olmak gerekmiyor. İddia ediyorum, şimdiye kadarki en zevkli ligi seyredeceğiz.

 
Toplam blog
: 14
: 980
Kayıt tarihi
: 22.05.09
 
 

24 Kasım 1983 tarihinde Çorum’un Osmancık ilçesinde dünyaya gelmişim. İlkokulu Merkez Atatürk İlk..