​ Ananemin başörtüsü; annemin eşarbı, kız kardeşimin türbanı oldu.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
 

Ananemin başörtüsü; annemin eşarbı, kız kardeşimin türbanı oldu..

Ananemin başörtüsü; annemin eşarbı, kız kardeşimin türbanı oldu..
 

Adını her ne koyarsanız koyun. İsterseniz siyasi simge, isterseniz gelenek deyin. O sadece ''İslam kadının''yüzyıllardır kullandığı tesettürüdür. Türbanı ve yahut başörtüsünü kadınlarımız dini tercihleri doğrultusunda takmaktadırlar. Bu örtünmeyi yaparken de kimseyi yadırgamazlar. Takmayanlar için ağızlarından çıkan olumsuz bir kelime olmamıştır. Zaten İslam adabında böyle bir şeyde söz konusu değildir. Kimsenin kimseyi hor görmesi gibi bir durum yoktur.
Bütün bu değerlendirmeler bu güne kadar gelmiş İslam âlimlerinin bilgisi dâhilindedir. Bu İslam anlayışı yeni doğmamıştır, bu güne ait de değildir. İslami yetin doğuşuyla başlayıp, yüzyıllar boyu yaşanarak bu günlere gelmiştir. Şimdi bunun içine bir takım hurafeler sokmanın bir anlamı yoktur. İnanan kadının ona nasıl inanacağını bu saatten sonra kimsenin anlatmaya gücü yetmez. Böyle bir şey söz konusu bile olamaz.

Başörtüsünün yasaklanmasını ve kalkmasını isteyenlerin, öne sürdükleri sav onun bir siyasal simge olduğu yöndedir. Eğer bu böyle olmuş olsa idi. Ananem bir CHP'li olmazdı. Bir dönemde olsa annem rahmetli Ecevit'e oy vermezdi. Bunca yıllardır ülkemizde araştırmalar ve yorumlar yapılmaktadır bu konu üzerinde. Böyle bir siyasal oluşum ve örgütlenmeye gidildiği görülmemiştir.

Gelinen noktada durum acık ve seçiktir.
Ülkemizde eğitim ve öğretim almak, gerçekten çok zor şartlar altında olmaktadır. Bu günün Türkiye'sinde taşımalı eğitim bile yapılmaktadır. Bir öğrencinin eğitim için bir yerden kalkıp bir yere gitmesinin bedeli devletimize hayli yüksektir. Bunu birde TÜRBAN takan genç kızlarımız için düşünün. O sıkıntıların içinden gelen bu kızımız, gün geliyor ki; sen türbanlısın diye üniversitelerin kapısından geri çevriliyor. Şimdi nerde kaldı bizim eğitim seferberliğimiz. Bunca sıkıntılara katlanan bu genç kızlarımız, sizce siyasal simge uğruna okullarından vazgeçerler mi? Bence hayır. Hatta sizcide hayır sesleri duyar gibiyim.

Türkiye'de başörtüsü kullanan kadınlarımız hiçte azımsanacak gibi değil. Bu kadar insanı siyasal bir yapı altında toplamaya kalksanız zaten tek başınıza bir güç olursunuz. Hatta tek başınıza iktidar olmanız bile içten değil. Bu böyle olunca erkeklerin oylarına bile gerek kalmaz. Bu tarz yaklaşımlardan bir şey olmayacağının belgesidir bunlar.

Türbana karşı çıkmalarının arkasındaki asıl sebep. Eğitim almış bu kadar genç kızımızın iş hayatında yerlerini almalarıdır. Türban karşıtlarını en çok düşündüren, onları için için düşündüren konu bu.''Ya bu kızlar gün gelirde doktor, öğretmen. Vs olursa''.İşte tamda burada milletin iradesi ortaya çıkıyor ve soruyor. ''Bu kızlar kimin''.Kendi insanını başörtüsünden dolayı ''hor görmek''.Onları ''aşağılamak'', sen ''bu işi yaparsın bu işi yapamazsın'' demek. Hatta çalışacağı kurumları bile belirlemek vs.

Acaba diyorum, Bu kadar yasağı biz erkeklere koysalar kaç gün dayanırız. Hiçte uzun süreceğini sanmıyorum. Ya kadınlarımız, bacılarımız, annelerimiz ne olacak. Onların söz söylemeye hiç mi hakları yok. Nasıl oluyor da dini vecibelerini yerine getirmelerine engel olup onları cehalete sürükleyebiliyoruz.

Dileğimiz siyasal bir simge olmayan başörtüsünün sayın başkan tarafından çözüme kavuşturulmasıdır. Bu sorun acilen çözülmeli ki, tartışma gündeminden cıksın. Aksi halde, bütün enerji ve birikimimizi birbirimizi yiyerek harcayacağız.
Unutmamak gerekir ki, ilerlemenin ve kalkınmanın yolu özgür beyinlerden geçer.
Bırakalım özgürce ve serbestçe okusun insanlar.
Özgürce yaşamaktan da kimseyi mahrum etmeyelim..

 
Toplam blog
: 2
: 1329
Kayıt tarihi
: 23.09.07
 
 

1969 Beykoz /Paşabahçe doğumluyum. Ferit İnal lisesi edebiyat bölümünü mezunuyum. Halen Beykoz'da ik..