​ Anayasa Mahkemesi, devletin "ihlal edilen" görev yapma "hakkını" görmezden gelmiştir... / Hukuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '16

 
Kategori
Hukuk
 

Anayasa Mahkemesi, devletin "ihlal edilen" görev yapma "hakkını" görmezden gelmiştir...

Anayasa Mahkemesi, devletin "ihlal edilen" görev yapma "hakkını" görmezden gelmiştir...
 

"Dün dündür; bugün, bugündür".(İnternetten)


İKİ GAZETECİNİN, SÖZDE "HAK İHLALİ" Mİ ÖNEMLİDİR; YOKSA DEVLETİN "GÖREV YAPMA HAKKININ" İHLAL EDİLMESİ Mİ?

Cumhuriyet Gazetesi'nin bu iki yazarı(Can Dündar ve Erdem Gül); "FETÖ'ye yardımetmek, devletin gizli belgelerini casusluk amacıyla elde etmek ve ifşa etmek" nedeniyle tutuklandılar...

Daha sonra bu iki gazeteci, AYM'ye yaptıkları "bireysel başvuru" neticesinde, AYM tarafından, "kişi hürriyeti ve güvenliği" ile "ifade ve basın özgürlüğü ihlali" olduğu gerekçesiyle, "tutuksuz yargılanmak" üzere tahliye edildiler...

AYM, verdiği bu karar ile, bana göre, bu iki gazetecinin, "sözüm ona" uğradıkları "hak ihlalini" devletin uğradığı "görevini yapma hakkının" önüne çıkarmış ve devletin uğradığı "hak ihlalini" yok saymıştır...

*

Can Dündar müneccim mi?

AYM Başkanı ve diğer üyeleri, tutuksuz yargılanmak üzere "tahliye edilen" Can Dündar'ın, 3 Aralık 2013 günü, yani,17 Aralık  Gezi olaylarından 14 gün önce yazdığı köşe yazısını okudular mı acaba?

Can Dündar, aynen şöyle diyor: "Amerikan rüzgarı bu, belli mi olur, gün gelir esintiyi Pensilvanya'dan yana döndürür, Ankara'da ampuller söner"...(dahası da var ama, bu kadarı yeter)

Bu ifadelerden dolayı, Can Dündar, "ifade ve basın özgürlüğü" şemsiyesi altına sokulabilir ama, tutuklanmasının nedenlerinden biri olan "FETÖ'ye yardım etmek" ya da en azından "FETÖ" ile bir ilişkisi olduğu söylenebilir...

Ben, bu ilişkinin, Can Dündar'ın Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetimi'ne geçmesiyle daha da belirginleştiğini düşünüyorum...Buna dayanak olarak da, aynı gazetenin bir başka yazarı olan Mustafa Balbay'ın, "Cumhuriyet'te FETÖ'cülükten Kürtçülüğe kadar her şey serbest"(1) olduğunu söylemesi ve de "Fethullah Gülen'e yaptığı  sert  eleştiriler  yüzünde Cumhuriyet Gazetesi'nden kovulduğunun"  iddia edilmesi gösterilebilir

O günleri yaşayanlar ya da takip edenler, farkına vardılar mi bilmem...Gezi olayları başladığı zaman, ortalıkta bir sürü yabancı televizyon araçları görüldü. Hatta, bunların bir hafta öncesinden itibaren geldiği ve Taksim civarındaki otellerde çok sayıda yabancı televizyoncu ve gazeteci ile dolduğu anlaşıldı.

Acaba Can Dündar, Pensilvanya'dan esen rüzgarın, Taksim Gezi Parkı'ndaki ağaçları sallayacağını 14 gün önceden nasıl biliyordu?

*

Tahliyen kararının bir de "teknik yanı" var...

Anayasa'nın 153. maddesi aynen şöyledir : "Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz".

AYM Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan, Cumhuriyet Gazetesi'nin bu "işgüzar" iki gazetecisinin "tahliye" kararlarını "yangından mal kaçırırcasına", tahliyenin gerekçesi dahi yayınlamadan hemen kamuoyu ile paylaşmış ve anayasa suçu işlemiştir...

Yazılı basından edindiğimiz bilgilere göre, AYM Başkanı Zühtü Arslan, Polis Akademisi bünyesindeki(x) Güvenlik Bilimleri Merkezi'nde öğretim üyesi iken, 2008 yılında Iğdır Barosu'nun düzenlediği "Demokrasi hukuk devleti ve yeni anayasa" konulu panelde, Anayasa'nın 153. maddesine atıf yaparak, "anayasa kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağını" ifade etmiştir...

 2008 yılında, "Paralel Yapı"nın eline geçtiği iddia edilen Polis Akademisi'nin bir "öğretim görevlisi" olan ve şu anda da, AYM Başkanı görevini yapan Zühtü Arslan, "FETÖ" ile ilişki içinde olduğu iddia edilen iki gazeteci için, acilen, gerekçesi dahi yazılmadan "tahliye kararı" vermiş bulunuyor...İLGİNÇ DEĞİL Mİ?

Diğer bir "İLGİNÇ YAN" da, Zühtü Arslan'ın, Polis Akademisi Öğretim Üyeliği sırasında, AKP'nin kapatılması(14 Mart 2008) ile ilgili davayı kabul eden AYM'yi topa tutması ve AYM'nin bu kararını "yargı depremi" olarak nitelemesidir...

Belki, bu nedenledir ki, zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Zühtü Arslan'ı 2012 yılında Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçmiştir...

AYM Başkanı Zühtü Arslan, bana göre sessiz ve derinden gitmiş; geleceğini bir dantel gibi işlemiştir...

*

Bloğumu sonlandırmadan önce, Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa Mahkemesi'nin "tahliye" kararı ile ilgili eleştirisini fazla abartmamak gerekir diye düşünüyorum...

Çünkü, Anayasanın 104. maddesi; "Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir" diyerek, bu konuyu, Cumhurbaşkanı'nın görevleri ve yetkileri arasında saymaktadır.

Şimdilik bu kadar...

cdenizkent

 ----------------------- :

(1) ABC Gazetesi, 4 Şubat 2016

(x) O sıralarda, şimdiki AYM Başkanı Zühtü Arslan'ın öğretim görevlisi olduğu Polis Akademisi'nin  "Paralel Yapı"nın eline geçtiği iddia ediliyordu...

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..