- Kategori
- Siyaset
Anayasa taslağı hakkında

Yeni Anayasa için taslak çalışmaları yapılıyor. Basına yansıdığı kadarıyla taslakta öne çıkan değişiklikler şöyle:
- Cumhurbaşkanının atamalardaki yetkisi azaltılacak
- Yüksek Askeri Şûra kararlarına yargı yolu açılacak
- YÖK kaldırılacak, rektörler seçimle belirlenecek
- Anayasa Mahkemesi'nin üye sayısı artırılacak
- Milli Güvenlik Kurulu anayasal kurum olmayacak
- Din dersi, seçmeli dersler arasında yer alacak
- Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yer alacak,
- Çocuk hakları konusunda BM’in ilgili sözleşmesine atıflar yapılacak.
Kadın ve çocuk hakları bir yana tasarlanan düzenlemeler, kurumların görev ve yetkileri ile ilgilidir. Daha doğrusu, bazı kurumların görev alanlarının daraltılması ve yetkilerinin kısıtlanması ile ilgilidir. Yürütme faaliyetlerinde daha geniş hareket alanı sağlamak hedefleniyor. Hedefin, kamuoyunda kabul görmesi için yeni bir niteleme de geliştirilmiş: Sivil Anayasa.
Sivil Anayasa’ya elbette kimsenin itirazı olamaz ancak edindiğimiz yirmi beş yıllık hukuki, siyasi, kültürel, sosyal, ekonomik, politik, askeri… tecrübeler Anayasa’da sadece yukarıdaki değişiklikleri mi gerekli kılmıştır? Bu tecrübeler, hayati önemi haiz bir dizi değişiklikleri de zorunlu kılmıyor mu?
Özellikle; her türlü musibetin kaynağı Politika Sektöründe içine düşülen ahlaki çöküntü, insan hak ve özgürlüklerinin istismarı, bedensel ve zihinsel üretimin istismarı, terörizm, çete faaliyetleri, engelleyici terbiye sistemi, sürekli istismar edilen değerler sistemi… bizce günün ve geleceğin temel belirleyicileri durumundadır.
Bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak ve bunlara meydan vermeyecek cümle veya ibarelere amir hükümler arasında yer verilemez mi?
Yürürlükteki yasaların söz konusu olumsuzlukları bırakın ortadan kaldırmaya, önlemeye dahi yetmediğini söylersek abartmış mı oluruz?
Ayılana gazoz; bayılana limon… yaklaşımı ile yasa düzenlemesi, hele hele Anayasa düzenlemesi yapılmamalıdır.
Bu ülkenin dikkat çektiğimiz ciddi sıkıntıları vardır.
Bu sıkıntıları ortadan kaldıracak ibarelerin de Anayasa Taslağında ve amir hükümler arasında yer alması gerektiğine inanıyoruz.