- Kategori
- Sosyoloji
Ancak üç büyük din ile kadının yeri anlaşılabilir

Amerika'yı hep eleştirir dururuz 'dünya ülkelerini tek elde tutuyor istediği gibi yönlendiriyor sömürüyor, ülkeleri bağımlı hale getiriyor' diye.
Özellikle de Ortadoğu petrolleri ele geçirmek adına Saddamları Kaddafileri devirip (öldürüldüklerine de pek inanası gelmiyor ya insanın) söz konusu ülkeleri mezhep çatışmalarına sürükleyerek ve insanı insana kırdırarak insani suç işlediği gerekçesiyle sürekli yargılıyor şiddetle kınıyoruz.
Ama sadece kınıyor ondan öteye gidemiyoruz..
'Amerika büyük güçtür' deyiverip tekrar kuma gömüyoruz başımızı..
İslam inancınin yaşam biçimi ile Hristiyan inancı yaşam biçimleri arasında özellikle kadın-erkek ilişkileri konusunda özgürlükler konusunda tamamen zıt kutuplarda olduğu aşıkar.
İslam-Hristiyan-Musevi dinlerin üçünde de cennet-cehennem ve Tanrı inançları tamı tamına aynı olup birbirleri ile örtüşmektedir.
Bekar evleri tartışması ile birlikte kadına bakış açısı kadının adı kadının yeri gibi sorular sorulmaya başlandı toplumda.
Bir tarafta modern Türkiye modeli gelişmekteyken öte yandan gelenek ve kültürden esinlenen rüzgarın hızıyla adeta doksan yıl öncesine özlem oluşuyor gibi yapay bir sinerji mevcut.
Bütün bu gelişmelerin tıpkı 12 Eylül öncesi ABD'nin senaryosuyla gelişen terör olayları gibi bugün tekrar ABD'nin din argumanı senaryosuyla geliştiği bir gerçektir.
Toplumu din ekseninde gerip gerçek sorun olan ekonomi sorunlarını unutturup daha çok nemalanmasıdır Amerika'nın.
Öte yandan Tv'lerdeki diziler ile toplumun düşünce akımını sıfırlamaya çalışılıyor.
Sadece diziler mi?
Son aylarda dikkat ederseniz Spor programları öne çıkmaya başladı ağırlıklı olarak. Hatta haberlerin dışında gündüz kuşaklarında da yer almaya başlandı..
Spor programları ile de bireylerin enerjilerini heba edip dünyaya bakış açılarını daraltmaktır maksat.
Sorgulama yetisini kaybettirmektir düpedüz..
Bütün bunlar işin bir boyutu..
Diğer boyut, Amerika'nın projesi dahilinde olan üç büyük dinler (İbrahim-i dinler) meselesi..
Bu projeye bakıldığında ilk etapta sıcak gibi gelmese de yeni dünya düzeni ile birlikte ülkeler arasındaki sınırların ekonomik bağların oluşması neticesinde zaten pratite kalkmış durumda olduğu hissedilmektedir.
Süreç geçtikçe ve ekonomik bağlar daha da geliştikçe Amerikanın üç büyük dinler projesi hayata geçirilecek. Belki o zaman kadına bakış açılar değişecektir diye öngörüyorum.
Hayata geçirilecek olan İbrahim-i dinler sonrasında ülkemizden önce Ortadoğu ülkeleri daha erken uyum sağlayacaklarını düşünuyorum çünkü Ortadoğu ülkelerinde eğitim düzeyi ülkemizden daha yüksek olduğunu biliyorum.. Halkın neredeyse yüzde doksanı İngilizce konuşabilmektedir. Bu tespiti işim gereği müşterilerim tarafından yapabilmekteyim..
Bir de şunun altını çizmek isterim..
Dinler arasındaki sıcaklığı politikacılar değil, ancak insanlar arasındaki iletişimlerle birlikte oluşturabilir.