​ Anız yakmak (Adana sıcaktan cehennem gibi ama anız yakılınca...) / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

22 Ağustos '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Anız yakmak (Adana sıcaktan cehennem gibi ama anız yakılınca...)

ANIZ YAKILINCA…

Adana’ya gelenler ya da gezenler bilir Nisan ayından itibaren hava sıcaklığı Ekim ayının sonuna kadar son derece sıcaktır.

Hava sıcaklığı Temmuz Ağustos aylarında inanılmaz boyutlara ulaşır adeta Adana da yaşamı “cehenneme” çevirir.

Adanalı olarak bizler alıştık, ancak aşırı sıcaklarda zaman zaman bazı asabi davranışlara garip sözler sarf etmeye başlarız.

Bunu çok iyi bilen rahmetli eniştem Fehmi Usta biz Adanalılar için başlarına güneş geçti anlamında

”tepesi delikler” derdi.

***

Bu aylarda çok daha beter bir havayı teneffüs ederiz bizler, dumanlı isli ve havada uçuşan küllerle dolu havayı.

Ev kadınlarımız çok kızgın ve asabidir bu açıdan. Çünkü astıkları bembeyaz çamaşırlarının üzerine havada uçuşan anız artıkları yani “küller” yapışmaktadır.

Dün değerli bir dostumla havanın en sıcak zamanında telefonla görüşmeye çıktım, nasıl bir duman kaplamış havayı anlatamam göz gözü görmüyor; nefes almak bile mümkün değil.

Burnumda et var benim bu durumlarda daha da zorlanırım nefes almakta, elimi burnuma attım ucunda simsiyah küller. Dostumdan izin istedim eve geri döndüm…

Hanım Antakya dan yeni dönmüştü çamaşırları yıkamış balkona asmıştı, geldim ki ağlıyor hayırdır dedim çamaşırları gösterdi. Balkonun her yeri ve çamaşırların üzeri kapkara küllerle doluydu…

***

Anız yakmak nedir isterseniz kısaca değinmek istiyorum çünkü çiftçilik yapan toprakla uğraşan ve buradan geçinen dostlarım kendilerini şikâyet ettiğimi sanmasınlar.

***  

Anız, biçilen ekinin tarlada kalan sapına verilen addır. Anız yakılması son derece tehlikeli ve zararlıdır. Her yıl ülkemizde yakılan anızın hava koşulları ve tedbirsizlik yüzünden büyük çapta bir yangına dönüşmesi sonucu hektarlarca orman yanmaktadır.

Ayrıca, anız yakımı topraktaki organik maddeleri yok ettiği için toprağın verimini düşürür ve daha çok gübre kullanımına yol açar.

Daha çok gübre kullanımı da su kaynaklarımızın kirlenmesine yol açar.

Anız yakımı ile çıplak kalan toprak, su ve rüzgar erozyonuna uğrar.

Toprağın verimi organik üst tabakasını kaybetmek suretiyle düşer.

Anız yakımı, atmosfere karbondioksit salarak küresel ısınmaya da katkıda bulunmaktadır.Yaban hayatı açısından da anız yakmanın ciddi etkileri vardır.

Ekin biçilirken yere düşen taneciklerden birçok evcil ve yabani hayvan beslenmektedir. Anız yakılırken bu tanecikler de yandıkları için, yaban hayatı bir besin kaynağını kaybetmiş ve belki de onu bekleyen kışı daha zor geçirmeye mahkum edilmiş olmaktadır.

Anız yakmanın başka tehlikeleri arasında ise telefon direklerini yanması ve daha da kötüsü, yoldan geçen arabaların görüş mesafesini azaltarak ölümcül kazalara sebep olmasdır…

***

Peki, “anız yakmak” bu kadar tehlikeli sonuçlar doğuruyorsa ve zararlıysa bunun bir yaptırımı var mıdır? Elbette var.

Çevre ve Orman bakanlığı bu konuda genelge yayınlamış ve ceza uygulamasına geçilmiş. Buna göre yani yeni Yasaya göre anız yakanlara her dekar için 20 YTL idari para cezası verileceğini,

Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskûn mahallerde işlenmesi durumunda cezanın 5 kat arttırılacağına işaret ediyor.

Buna göre sulak alanlara 2,5 kilometre, toplu yaşam alanlarına 500 metre ve ormanlık alana 4 kilometre ve daha yakın mesafeden daha yakın bir alanda anız yakanlara 5 misli ceza verilecekmiş…

***

Kaç gündür bu anız yakımı devam ettiğine göre aklıma iki husus geliyor. Ya bu cezalar hafif kimse takmıyor ya da devlet denetlemiyor. Sizce?

Vatandaş olarak haklarımızı bilmediğimiz gibi kendi çıkarlarımız için başkalarının yaşam alanlarına el uzatmaktan onların yaşam kalitesini yerle yeksan etmekten asla çekinmiyoruz.

Diyorum ki sağla solla ilgileneceğimize başkalarının sorunlarıyla ağlayacağımıza, geleceğimiz ve hayatımız tehlikeye atan bu sorunlarla ilgilensek nasıl olur acaba?

Adana da külden dumandan sokağa çıkılamıyor, nefes alınmıyor ne balkonda oturuluyor ne de balkonlara bahçelere kadınlarımız canım çamaşırlarını rahat rahat asabiliyorlar.

Yakılan bu anızların arasında yanan bilmem kaç milyon canlıdan bahsetmek bile istemiyorum,lütfen tasavvur edin, sizce hiç mi önemi yok…

***

Bunu Adana diye yazdım ama görev yaptığım birçok il ve ilçe de aynı sorunlar var. Biran evvel bir çözüm üretilmesini dileyerek sağlıklı huzurlu bir gün geçirmenizi temenni ediyorum.

Saygılarımla;

Erdoğan ÖZGENÇ

 
Toplam blog
: 846
: 425
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..