​ Anız yakmak zararlı (Çevre kirliliği) / Ekolojik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Prof. Dr. İbrahim Ortaş

http://blog.milliyet.com.tr/ibrahimortas

07 Eylül '08

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
 

Anız yakmak zararlı (Çevre kirliliği)

Anız Yakılması Adana ve Çevresini Duman ve Küle Boğdu

Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi, Adana, iortas@cu.edu.tr

Çukurova’yı Yanan Anızın Dumanı ve Küllü Boğucu Hale Getirdi

Son yıllarda ülkemizde olduğu gibi Çukurova bölgesinde de mısır ekim alanları artmaya başladı. Birinci ve ikinci ürün olarak ekilen ve buğdaya göre çok fazla biyo kütle üretmektedir. Doğal olarak bir o kadarda topraktan besin elementi almaktadır (sömürmektedir). Son bir haftanın çoğumuzun kentin her tarafını saran yangın kokusu, evlerin içine sinen yangın küllerine anlam vermediği durum tamamen anız yakılmasından kaynaklanıyor. Mısır ekim alanı son yıllarda Adana kentinin doğu, batı ve güneyinde yaygın olarak ekildiği için hasatla başlayan anızın yakılması rüzgârın yönüne bağlı olarak her taraftan kentin üzerini saran duman, aşırı sıcak ve basık hava insan sağlığını olumsuz etkilemeye başlamıştır. Mısır hasadı sonrası tarların yeniden üretime hazırlamak için çiftçiler toprağı işlemeden önce anızı yakarak toprak işlemeyi kolaylaştıracaklarını düşünüyor. Mısır gibi çok daha fazla anızı ve kökü olan bir bitkinin sap, saman ve koçanların yanması ile Adana kentinde duman ve külleri, bir milyondan fazla kişinin yaşamı olumsuz yönde etkilemeye başladı.

Anız Yakmak Çözüm Değil

Yazın amansız sıcağı ile kısa sürede sertleşen ve çiftçi tabiri ile kesekleşen toprakların pullukla işlenmesi zorlaşmaktadır. Toprak işleme araçları daha çok enerji ve zaman harcadıkları için çiftçi kapı komşu birbirine bakarak atadan dededen gördükleri yöntem ile biraz da masraftan kaçınmak için kolay olan anızı yakılmasını tercih ediyorlar.

Çiftçilerimiz biraz kolaycılığa kaçarak hasat sorası topraklarını kolay işlemek için anızı yakmayı çözüm olarak görüyorlar. Unutulmamalıdırlar ki anız yakımı ile tarlalarının ve toprağın gördüğü zarar yakımın kendisine kazandırdığından daha çok zarar vermektedir. Çiftçilerimiz anız yakarak toprak işlemeyi kolaylaştırdıklarını sanmalarına karşın bunun doğru bir yöntem olmadığını bilmelerini isterim.

Türkiye Toprakları Organik Maddece Fakirdirler

Türkiye toprakları ikliminde etkisiyle ve ağır toprak işleme aletleri kullanılarak yapılan tarım teknikleri sonucu organik madde içeriği % 1-1.5 düzeylerine kadar gerilemiş olup %80 oranında fakir toprak sınıfına girmektedir. Toprağın olmasa olmaz unsurlarında biri olan organik madenin kaynağı toprağın kendi ürettiği bitki materyalinin organik maddeye dönüştürmesidir. Moderne toprak biliminin temel hedefi toprağı sömürmek ve organik madde içeriğini düşürmek değil tam tersine toprağı eksilenden daha fazlasını kazandırarak güçlendirmek ve sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Toprağın bitkiyi besleyen ve verimli olan atıklarının yanarak ortamdan mikroorganizmaların da yanması ve besinlerinin ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bu durum uzun sürede toprağın kalitesini ortadan kaldırmaktadır. Organik artıkların yanması, organik madenin ve yararlı mikroorganizmaların ortamdan elemine olması ile topraklar günden güne fakirleşmekte ve daha fazla gübrelemeye bağımlı hale gelmektedirler.

Anız Yakılması Tek Yönlü Mineral Gübrelemeyi Teşvik Etmektedir

Genelde tek yönlü mineral gübre uygulamalarının toprakları kısa sürede verimsiz ve sürekli girdi kullanmaya muhtaç hale getirdiği için toprak kısa sürede fakirleşmektedir. Toprakta organik madenin kaybolması ile başlayan gübreleme ile ürün kalitesi de düşmüştür. Çoğumuzun geçmişte aradığı meyve ve sebzedeki koku, hoş koku ve kaliteyi bulamamamızın nedeni birazda toprakların organik maddece fakirleşmesinde aranması gerekir. Tek yönlü ve belirli besin elementleri ile yapılan gübrelemeden kaynaklandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Toprakların tek yönlü mineral gübreyle beslenmesi ile günden güne artan bağımlılık topraklarda kalitenin düşmesine ve artık verim veremiz durama gelmesine ve zararlı mikroorganizmaların bitkilere zarar vermesine neden olmaktadır.

Ne yapılmalı?

Çukurova’da yaygın olarak yakılan anız ile birlikte bölgenin adeta nefes alınamayan duruma gelmesi bir çok yönden incelenmelidir. Mutlaka sağlık birimleri açıklama yapacaklardır. Bizler evlerimizden nefes alamaz durama geldiysek, sağlık sorunu olan hasta, yaşlı ve çocukların daha zor durumda olmaları beklenilir. İlgili sağlık birimlerinin bu durumda ne yapmaları konusunda toplumu aydınlatmaları yararlı olacaktır.

Anızı Yakmak Yerine Anızı Yönetmek Daha Yararlı Bir Yöntemdir

Anız yakmak yerine anızın yönetilmesini bilmek toprak kalitesi ve sağlıklı üretim için daha yaralıdır. Çiftçilerimizin anız yakma yerine hasat sonrası anında topraklarını toprak tavı kaçmadan işlemeleri bugünkü bilim ve teknolojik imkânlar içinde önerilecek en uygun yöntemdir. Yapılası gereken, öncelikle hasat makinelerinin hasat’ı mümkün olduğunca toprak düzeyine yakın yapmaları. Arta kalan anız artıklarının geliştirilen makineler yarımı ile anız parçalanarak toprağa karıştırılabilir. Ayrıca toprağı ıslatarak hafif toprak işleme ve sıfır ekim sistemine doğrudan geçiş yapabilirler. Dünya tarım bilimi an az toprak işleme ve sıfır toprak işlemeyi geliştirerek buna uygun teknolojiler geliştirmektedir.

Çiftçi Eğitimine Önem Verelim

Yasal olarak anız yakılmasının yasak olmasına rağmen bunun bugüne kadar caydırıcı bir etki yaratmadık. Anız yakımı konusunda dekara 20 YTL ceza veriletmedir. Anız yakan çiftçiyi suçüstü yakalamak neredeyse zor olmaktadır. Genellikle akşam karanlığı ve sabaha karşı çıkarılan yangınlarda tarla sahipleri bulmak zorlaşıyor. Anız yakana çiftçilerin yakması engellenmeli. Ve gerekli yasal işlem başlatılabilir. Bugünkü uydu teknolojileri ile her parselin durumu anında tespit edilebilmektedir. Tabii biraz pahalı bir teknoloji olmasına rağmen, bir çok konuda kullanılacağı için bu sisteme sahip olmak ileride de yaralı çalışmaların yapılmasına yardımcı olacaktır.

Doğal olarak şimdilik Valiliklerin caydırıcı tedbirler alınması gerekir. Ancak sorunun çözümü anızını yakanın cezanın artırılması kadar yakmayan çiftçiye toprağının organik maddesine katkıda bulunduğu için de teşvik vermesi düşünülmelidir. Böylece çiftçilerimiz topraklarını yakmaktan vazgeçeceği gibi topraklarına daha da sahipleneceklerdir. Ayrıca cezai uygulamaların artırılması yanında teşvik edici yöntemler kadar toprak ve tarım sevgisine dayalı eğitim seminerleri yapılmalıdır. Tarım teşkilatı ve ilgili birimlerin bir bütün olarak başta önder çiftçiler olmak üzere anız yakılmasının toprak kalitesi ve veriliği açısındaki sakıncaları bilimsel veriler ile anlatılmalıdır. Toprak sevgisi aşılanarak çiftçimizin bilinçli tarım yapması sağlanmalıdır. Tarım İl Müdürlükleri, Ziraat Mühendisleri Odaları, Ziraat odaları ve Ziraat Fakültesi bölgenin bu ciddi sorunu konusunda ortak çalışma yürüterek, bir tarafta çiftçileri toprakların sürdürülebilirliği konusunda bilinçlendirirken, diğer taraftan bilimsel olarak çiftçinin hasat sonrası toprağını kolay işleme yöntemleri üzerinde çalışması yaralı olur.

Çiftçilerimizden bir kez daha ricamız, anız yakarak uzun süreli topraklarını fakirleştirdiklerini düşünerek anız yakmamalarını ve tarlanın hasat sonrası işlemelerini öneriyoruz. Bilinçli çiftçilik yapmak çok daha önemli konuma geliyor.

 
Toplam blog
: 190
: 1163
Kayıt tarihi
: 21.06.07
 
 

1985 yılında Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nde mezun oldum. 1986 yılında Şanlıurfa Köy Hiz..