​ Ankara... / Ankara / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '08

 
Kategori
Ankara
 

Ankara...

Ankara...
 

Ankara'nın gece görünüşü...


On yaşında küçük bir kız çocuğu... Sabahın bir vakti uyanamamış ders dinlemeye çalışıyor tahta sıranın üstünde iki arkadaşıyla birlikte. Derken anne babası gelir sınıfa öğretmeniyle konuşurlar bir dergi verir kadın, kız dergi kucağında neler olduğunu soran gözlerle bekler. Ankara'ya gidecektir, halasının yanına... Yuppi der sevinç çığlıkları atar. Öğretmen tatilde derslerini ihmal etmemesini tembihler, haftalık derslerin olduğu dergiye günü gününe çalışmasını söyler. Kızın umurunda değildir ders aslında da peki der. Anne babası okula gelmiş onun havası başka zaten de arkadaşlarına ben gidiyorum der el sallar çıkar sınıftan...

Ankara 'da halası vardır bir de halasının kedisi: Elif... Korkar önce kediden, çünkü sokulmaktadır hem de gırrr diye bir ses çıkarır. Sever aslında onu, zamanla çok seveceğini hisseder. Aslında sevmek zorundadır. Çünkü Elif kendisine pisstt diyenin bavuluna işer :)

Gel zaman git zaman Türkiye'nin başkenti olan Ankara çocuk yüreğin de hayallerinin başkenti olur. Sürekli gider gelir olmuştur. Yol bilmez iz bilmez, bir apartmanın önce 7. katına gelirler hep, sonra 12.olur o. Halası taşınınca hayalleri de taşınmıştır üst kata.

Bir gün telefon gelir eve, sevgili hala İstanbul ' a taşındığını söyler. Kız buruk, kız hayalleri yıkık... Tam unutmaya yüz tutarken hayalleri ve büyümüşken, aslında hayalleri değişmişken tekrar çıkar Ankara karşısına. Üniversite sınavlarında Ankara Hukuk'u kazanmak istemektedir. Ancak sınav sonuçları açıklandığında Ankara sadece elinde pastel boyayla karaladığı her yerine yazdığı odasının duvarlarında kalır... Kazanmıştır da orayı değil Van' ı...

Koca bir dört yıl geçirir kız Van'da... Son yılında işte yine Ankara. Yine unutmuşken onu. Yüksek lisansı orada yapayım der durur ve döner evine anlatsa roman olacak hikayelerle. Birkaç ay işsizliğin tadını çıkarır. Birkaç üniversiteye başvurur ancak puanı düşüktür. Devlet ona kapılarını açmaz.

Ve bir sabah hiç o saatte kalkamayan kız birden gözlerini açar kendini sabahın 9'unda internetin başında bulur. Ankara'da Başkent Üniversitesi'nin tezsiz yüksek lisansına başvurmuştur. O da ne listede ismi yok... Baştan sona üç defa taradıktan sonra bulur adını. Bir alkıştır tutturur göz yaşları alkışlarına damlarken kazandım diye bağırır evdekileri uyandırır. Artık huzurla yatabilir... Ankara Ankara güzel Ankara seni görmek ister her bahtı kara diye dolaşır :)

Kızımız şimdi Ankara'da... Orda olduğuna hala inanamıyor, kabul edemiyor ama... Bir dua bu kadar edilir diyor kendi kendine ve hayırlıysa vakti zamanı gelince oluyormuş diye düşünüyor...

Şükrediyor önce dualarını kabul eden en yüce Sevgili'ye... Ona bu güzelliği yaşatan ailesine minnettar, duacı... Ona hayallerinin başkentini tanıtan halasını çok seviyor, özlüyor... Şimdi toğrağın altında olan Elif'i düşünüyor bazen, onun yaptıklarını anlatıp arkadaşlarına, gülüyor...

Yüzünde garip bir gülümsemeyle sabır diyor sabır... Ancak insan doğası gereği bulduğuyla yetinmiyor.Geceleri gelirken okul yolundan söyleniyor kaldırımlara ''Heyyy Ankara hayallerimin diğer parçaları nerede?Bak sonra mutluluğun resmi yarım kalacak!''

Ankara'dan sevgilerle...

 
Toplam blog
: 36
: 1185
Kayıt tarihi
: 15.07.08
 
 

1986 Kahraman Maraş Elbistan doğumluyum. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili v..