​ Ankara'da su sporları / Su Sporları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '08

     
    Kategori
    Su Sporları
     

    Ankara'da su sporları

    Ankara'dan da dalgıç çıkıyormuş

    Ankara'da dalgıç okulu açmak gibi enteresan bir işe kalkmış olan girişimci sporcular var. Doğal olarak, bu dalgıç okullarında sadece teorik eğitimler Ankara'da veriliyor. Ardından pratik için denize gidiliyor.

    Dalgıçların arasına ilk defa Filipinlere giderken girmiştim. 16 saat kadar süren bir yol bu. Hani aktarmalarda geçen zamanı hiç saymıyorum. Bu ekibin onca saat uçuşa katlanıp Filipinler'e gitmesi, sırf değişik bir denize dalma hevesindendi. Yol uzun olunca, yolcular da ister istemez birbiriyle muhabbete dalıyor.

    Dalış yapan grupların en önemli özelliği şimdiye kadar gittiğim bütün sportif turlardan farklı olarak herkesin birbirini yakından tanıyor olmasıydı. Çünkü dalışa nerde başlıyorsa orda devam ediyor herkes.

    Süngercilik çok şey öğretti

    Dalış okulunu açan ve sonradan çok yakın arkadaş olduğumuz Mustafa bey'in Ankara'da dalış okulu açması ise ayrı bir hikâye: "1986-87'de sünger dalgıçlarıyla süngere çıktım. O zamanlar daha çok yeni dalgıçtım, profesyonel olarak hiç tecrübem yoktu. Gerçek anlamda dalgıçlık konusunda ne öğrendiysem, süngerdeki arkadaşlarımdan öğrendim. Çok güzel iki yılım geçti denizlerde. Son nesil süngercilerdendik. Tekneler 1987'den sonra süngere çıkmadı, ben de ailemin yanına Ankara'ya geldim. 1989'dan itibaren Federasyon adına 'cankurtarma' ve 'ilk yardım' kursları verdim. Bu arada kendi arkadaşlarıma da dalış dersleri vermeye başladım; bu tamamıyla dostluk çerçevesindeydi o zamanlar. Bu kadar çok malzeme de yoktu, para da. İlkel koşullarda dalıyorduk. Tabii o zamanların zevki de başkaydı. 1994'te yine SCSP Federasyonu adına, bir arkadaşımla sualtı kursları vermeye başladık. Daha sonra zorlamayla da olsa kendi kurslarımı vermeye başladım. Bizim kurslara genelde arkadaşlarım ve arkadaşlarımın arkadaşı gelir. O yüzden çok seviyeli ve eğlenceli bir grubumuz var Ankara'da. Yanılmıyorsam Ankara, İstanbul'dan sonra en çok dalgıçın olduğu kent. Sadece benim bildiğim dokuz dalış okulu var. Bunların yanı sıra üniversite toplulukları dalış faaliyeti yürütüyor."

    Ya, Ankara bir dalgıç kentiymiş de bilmezmişiz. Tahminime göre Ankara'da dalgıç eğitimi almış en az 5-6 bin kişi varmış. Aslında bu Ankara için iyi bir rakam, yani denizi olmayan bir şehir için. Ankara daha ziyade memur ve talebe şehri olduğundan, sahil kentlerinden gelenlerin denize özlemlerini dalgıçlık okullarında giderdiklerini düşünüyorum.

    Peki bu iş tehlikeli değil mi? Aslında yaptığımız spor çok güzel olmasına karşılık çok da tehlikeli bir spor dalıdır. Aslında insanlar sualtında özgürce dalacaklarını düşünüyorlar. Yanlış. Dalış sporu bir takım sporudur ve bu sporu yaparken mutlak en iyi takımda olmalı ve iyi ekipmanlarla yapmalısınız. Bu sporda çok fazla kural vardır; o yüzden takım sporuna alışık olmayanlar birlikte dalış yaptıkları arkadaşlarını da zor durumda bırakabilir.

    Dalışı tehlikeli kılan aslında yine dalgıçlar; sınırları ve kuralları zorladıkça hatalar ve kazalar peşinden geliyormuş. "Bazı dalgıçlar tek (solo) dalışı severler, bu hatadır. Bazı dalgıçlar yetersiz ekipmanla derinlik sınırlarını zorlar, bu da hatadır. Bakımsız malzemelerle dalış yaparlar, bu da hatadır. Bunların çoğu insanların sınırlarını bilmemelerinden ve kendilerine aşırı güvenmelerinden kaynaklanıyor."

    Sualtındaki ilk korkumu ise ilk köpekbalığını gördüğü zaman yaşadım. Aslında gördüğüm ufak bir camgöz köpekbalığıymış ama sualtında o sırt yüzgecini görmek dahi insana yetiyor. Unutamadığım ilk sevincimi de ilk kez Kızıldeniz'de bir yunusla yüzdüğüm zaman yaşadım. Benim için inanılmaz bir andı; dalış hayatım boyunca hep bir yunusla birlikte yüzmeyi hayal etmiştim ve bu hayalim gerçekleşmişti.

    Balıklarımız bitiyor

    Ülkemiz sualtı bitkileri açısından çok zengin değil. Bu da sualtında çok fazla renk olmadığı anlamına geliyor. Dalgıçların belli dalış noktaları deniz kıyılarındaki dalış merkezleri ve sahil güvenlik tarafından korunuyor. Buralarda balık yaşamı daha iyi olmasına rağmen yasak avlanmalar sularımızdaki balıkları azaltıyor.

    Türkiye'de en sevdiğim dalış noktalarını şöyle;
    Kaş:
    Hem balık, hem de görsel zenginlik açısından çok iyidir.
    Bodrum: Bodrum'da çok dalış noktası vardır ama ben özellikle Turgutreis'i çok severim.
    Adrasan: İnanılmaz bir görsel zenginliği vardır.
    Çanakkale: Batıklar açısından çok zengindir. Ayrıca İstanbul'a en yakın dalış noktası olduğundan pek çok dalgıcı ağırlar. Ama orada da konaklama problemi yaşanır.
    Tekirova: Hemen karşısındaki üç adalar bölgesi balık açısından çok zengindir.
    Fethiye: Mağaraları ve adalarıyla dalgıçların uğrak yeridir.

     
    Toplam blog
    : 1
    : 1884
    Kayıt tarihi
    : 25.06.08
     
     

    Ankara'da Extreme sporlarla ilgili organizasyonlar düzenlemek ve Ankara'da yaşayan insanları bu orga..