Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '19

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
12
 

Anlamak Gerek 14

14
 
Örneğin, sistem içinde yaşayacak kadarla zorunlu olan sağlatmaları kıstığınız kadar kısabilirsiniz. Bunlar kolektif birim zamanlı girişmeler içinde mutlaka olması gereken kişisi hak edişlerdir.
 
Bir de ikincil durumla kişisi refahı veren kimi yaşamsal sağlamalar vardır. Ekmek, temel durumla yaşamsal olan birincil sağlamadır. Savunma, güvenlik ha keza yine birincil durum içinde olan bir sağlatmadırlar. Ama baklava ikinci durumla mutlak olmayan bir karşılanmadır.
 
Köleci sistem içinde kişilerden yapılacak kısıntılar ya da yok saymalar ikincil tür hak edişler içinde yapılacak küçültmeydi. Eğer muktedirseniz, kinci tür sağlamalar içinde istediğiniz gibi oynamalar yaparsınız.
 
Köleci süreç içinde kurnazca olunan ikinci bir önemli nokta daha vardır. Bu nokta da "herkesin doğru olduğu bir yerde siz gizli gündemle eğri" olacaktınız. Yine "herkesin iyi olduğu yerde siz; gizli ve kurnaz tutum içinde ikiyüzlü tavırla kötü" olacaktınız. Herkes aksi durum içinde olmadan siz zengin olamazdınız.
 
Herkesin mutsuz olduğu yerde açıktan mutsuzluğu yerecektiniz. Herkesi mutsuz kıldığınız yerde siz gizlice mutlu olacaktınız. Herkese kaybettirtilen mutsuzlukları siz kendinize mutluluk yapmadan, mutlu olamazdınız. Mutsuzluk mutlu oluşlar içindeydi. Mutluluk ta mutsuzluk içinde belirir.
 
Uzun olan bir kişi yanına kısa olan biri gelmedikçe uzun kısa yargınız oluşamaz. İlk yargılarımız böylesi ilk karşılaşmalar içinde oluşurlar. Artık ilk eylem ve ilk gözlemlerden oluşan algılarımızın imgeleri içinde yargılarımızı geri çağırıp bunun üzerinde düşünceler geliştiririz.
 
İlk karşılaşmalar içinde kıyaslama değer yargılarımız oluşmayınca, uzun-kısa yargılarımızın da oluşamayacağı açıktır. Köleci sistem uzunu (zengini), kısayı (fakiri) El ’in takdiri olarak hem gösterir. Hem de kader öğretisi içinde gösterdiği uzunu (mutluyu), kısayı (mutsuzu) bize olağanlık içinde öğretir.
 
Oysa kolektif sistem içinde herkesin birbirine göre nimet külfet dengesi içinde olunduğu bir yerde, mutluluğu da mutsuzluğu da bilemezdiniz.
 
Köleci sistem koşullarını verecek olan gizli gündeminizi dahi kolektif kabuller içinde söylersiniz. Ortak aklın destekçisi olmakla söylersiniz. Sureti haktan görünürsünüz. Ortak akıl içinde doğru olanı söylerken dahi, ikinci ve gizli gündemli yüzünüzü gözeterek ortak aklı söyler olacaktınız. Yani ikiyüzlülük sistemin işleyişiydi. Ezilen de ezene iki yüzlü olacaktı.
 
Sonra da dengeleri bozulan sistemin somut çelişkilerini veren yansımaları karşısında sorunu, soyut söylemler içinde El ile izah edecektiniz. Yani "herkese verecektiniz talkını, kendiniz yutacaktınız salkımı".
 
Yarın yeniden üretecek durumda olacağınız kadar yiyecek ve içeceği size verilir. Buna boğaz tokluğu veya ölmeyecek kadarla yaşatma diyorduk. Köleci gözetme içinde efendiler boğaz tokluğunu veren hak edişler üzerinde rızkları kısarlar.
 
Efendiler köle hak edişleri üzerinde (köle emek gücü üzerinde) kısıtlama ya da sömürü yapacaklardı. Kölelerin hak edişleri üzerinde yapılacak kısıtlamalar veya sömürüler belli ve zorunlu değerler içinde kalınmakla keyfi olabilirdi.
 
Bu iş sizin keyfinizin üzerindeki nedenlerle böyleydi. Bu iş sizin dışınızdaki zorunlu nedenlerden ötürü böyleydi. İş sizin keyfi sömürme içinde olamayacağınız zorunlu bir sınıra geldi mi, durum değişiyordu! Değişen bu durumda keyfiliğiniz sizin boyun eğişinize dönüşüyordu.
 
Boyun eğdiğiniz yer, kölelerin yarın yeniden ve yeniden üretir durumla, tokluk içinde olmalarıydı. Yarınki çalışmayı yapamayacak kadar toklukla olamayan kişilere mecburen yardım, sadaka verecektiniz. Bu zorunlu boyun eğişi siz iyilik olarak söylüyordunuz.
 
Gerçeği, sömürüyü, emek gücünü saklayıp, iyiliği El ’in merhameti olarak söylüyordunuz. İyiliği El ’in size acıyan ihsanı olmakla açıklıyordunuz!
 
Üretim tüketmeyi, tüketme de üretmeyi geri çağırıyordu. Yani çalışma, beslenmeyi; beslenme de üretmeyi geri çağıran bir geri beslenme referanslarıydı
 
Bu sınır noktalar sizin dışınızdaki sınır değerler olmakla denklikleri gözetir. Üretiyorsanız enerji (emek) harcayacaktınız. Enerji harcıyorsanız, beslenecektiniz. Bu değer sınırlar içindeki ortak akıl ile kolektif birim zaman ortaya konacaktı.
 
Böylece üretenin, tüketmesi; tüketilenin de geri yerine konması, sistemin düzen sekanslarını veriyordu. Sadaka ile zekât ile iyilik ile asgari, karşılık sekansları gözetecektiniz. Sadaka, zekât, iyilik; karşı sekansı sönüme götürmeyecek olan ölçü değerler olmakla, denge sel zorunluluktular. Birbirini geri çağıran; geri beslenmeli, geri iletilmeli süreçlerdi.
 
Kolektif denkliği veya kolektif birim zamanları oluşacak olan değerler nedir? Kişilerin ölmeyecek kadar beslenme yapmasıydı. Kişilerin yarın yeniden ve yeniden üretim yapma işini ortaya koyabilmelerine karşılık oluştu.
 
"Kardeşini yaşat ki yaşayasın", diyen kolektif düşünce şimdi "kişiyi yaşat ki sömüresin" vecizine dönmüştü. Siz köleye en az beslenme yaptırmakla, asgari bir en fazla emek gücünü sömürebiliyordunuz.
 
Yine siz, köle kişiyi en az beslenme içinde tutmakla; kölenin ihtiyacını en az durum içinde karşılamakla siz, kölenin muhtaçlığını her an güdüyordunuz.
 
Kişinin en az durum içinde ihtiyacını karşılıyor olmanız, kişinin ihtiyacı içinde kişinin rızkı kısmanız kölenin ihtiyaçlı olmasını ortaya koyuyordu. Bu muhtaçlık tuzağı, kişiyi her an kontrol altında tutma sürecini sizin elinize veren bir yetki ve güçtü.
 
Kişilerin yarın yeniden üretim yapacak kadar beslenememesi nedenle ölmesi demek, efendinin kolektif birim zamanlı sömürüyü ortaya koyamaması demekti. Sömürüyü kesikli sürekli yapamaması demekti.
 
Bu tür zorunlu ve kritik değerler içinde kalacaktınız. Zorunluluğa uymak şartıyla, paydaşlı oluşun; sağlatma yapmanın takdirini veya sağlama yapmanın kararını en azla yetinen değerler içerisindeki bir hak edişe doğru, kısabildiğiniz kadar kısarsınız.
 
Bu tür rızktan kısarak rızk dağıtma işi hedeflenen duruma göre paydaşların refah payından, paydaşların emek gücünden ve paydaşlı kolektif sinerjiden sömürme yapmaktı. Sistem köleler için, en azla yetinilen koşula göre çevrim olur. Eksiğini de El ‘in lütfuyla, himmetiyle, merhametiyle tamamlayan bir anlayışına dönüşür.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 401
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 107
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster