​ Anlamaya çalışmak! / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '08

 
Kategori
Psikoloji
 

Anlamaya çalışmak!

Anlamaya çalışmak!
 

Gece ıssız, gece sakin! Anlamaya çalışıyor, anlamaya çabalıyorum. Hayata dair gereksiz ayrıntıların içinde kaybolmayı yeğlercesine hayata dair renklerin rengarenkliliğini, rutubet ve küf kokusunun sirke kokusundan daha keskin olabileceği zamanları, kayıp giden yitirilmiş zamanlar içindeki keşke ve acabaları, yaşanmasına izin verilmeyen düşleri, dahası ışığında saklı kalan ay ve yıldızları, yaşamda kalma çabasındaki asil martıların süzülüşündeki ince çizgileri anlamaya çalışıyorum.

Asaletin içten gelip gelmediğini, saf kötülüğün insanlara ait olup olmadığını, yapılan her kötülükte "Şeytana uydum." denmesinin günahkarların en kötüsü şeytana bile haksızlık sayılıp sayılmadığını, ölen her aç çocuğun hesabının tüm insanlık olarak verilip verilmeyeceğini öğrenmek istiyorum bazen.

Çoğunun cevabını kendim verebildiğime inandığım sorulara sahip, hayata dair çizgiler ve kelimelere sahip bir ben var. Geceye dokunmalı bazen ölüme dokunur gibi. Ölümü tatmadan da ölümü hissetmek mümkün. Soğukluğu bedenini saran mutlak hakikat. Dünyadaki tek hakikat! Rengi solmuş mor, belki sarı, belki de soğuk beyaz ölüm. (Kirli beyaz görünümünde buz beyazına yakın belki.)

"Giderken ölü bedenlerimizi de yanımıza alıp götüreceğiz."

Ruhuna dair ne söyleyebilirsin? Bedenin hakkında değil; fiziğin nasıl, göz rengin veyahut saç rengin? Bunlar değil! Ruhunla var değil misin bu dünyada? Ruhuna geçirilmiş kılıf olan bedeninin ne özelliği olursa olsun ne önemi var?

Kayıplarda ruhun yitirilişi; bedenini ölüme yakın hissettiğin an değil mi?

Hayat yaşandığı zaman mı biter yoksa kendiliğinden mi akıp gider? Bu soruyu kendime sorup yanıt alabilen ben; yukarıdaki soruda bocaladım. Bir an bilmiyorum dedim.

Ruhun kayboluşu bir kelimede, bir sözde, bir rengin içinde, bir çizgide veya yağlı boyayı yüklediğin fırçanın darbelerinde saklı olabilir. Karalamaların ya da kelimelerin içinde de.

Ruh; kesinlikle insanın içinde. Kaybettiğini hissetsen de. Çağırman yeter tekrardan ruhuna kavuşman için. Ne olursa olsun ruh insanı terketmez. Ruhun terkettiği sadece insan kılıfı bedendir.

Herkes bir zamanlar bebek, bir zamanlar çocuktu. Saf kötülüğün yanında masumiyet her zaman var olmuştu.

Kötülüğü unutmamıza imkan vermeyenlere inat içindeki masumiyeti hatırla. Ruhunla birlikte...

 
Toplam blog
: 128
: 1145
Kayıt tarihi
: 23.11.07
 
 

Herkes gibi yazar, çizerim. Dünyamı boyarım hepsi bu!..