- Kategori
- Hukuk
Anlaşma, İradeye İpotek
Hele de ortada bir masa varsa ve masanın etrafına anlaşmak isteyen iki kişi oturmuşsa bu masadan çıkacak irade asla anlaşma olmaz.
Anlaşmada bir taraf mutlaka diğerine göre zayıfır.
Böyle bildiğimiz klasik bir masaya oturup sözde konuşup anlaşmak (sonuçta bir belge imzalansa bile) yerine, özellikle zayıf tarafın beyanda bulunması kabulü güçlüye bırakması…
Lakin zayıf taraf zayıf olduğu için (belki tavizde bulunacak) bu bile adil değil.
Sonuç, anlaşan tarafların koşulları aynı değilse yapılan anlaşma bir tarafı mağdur edecektir.
Bu yönüyle anlaşma güçlünün her zaman avantaj sağladığı bir belgedir.
“Kabul etti, razı oldu”
Bizler istemediğimiz şeyleri de bazen mecburen kabul edip razı oluyoruz.
Anlaşma masasında anlaşacağımız kişiye göre zayıfsak korku, ihtiyaç, bilgisizlik gibi Demokles’in kılıçları tepemizde olur.
İlla ki anlaşmak zorundaysak üçüncü bir tarafsız adil güç prosedürü belirleyecek ve kabulümüze sunacak.
Bu gün yapılan anlaşmaları ben kabul etmiyorum, güçlü olan mutlaka avantaj sağlıyor. Evimi satacaksam fiyat bu kardeşim alırsan al. Gel konuşalım anlaşalım, hayır; en azından daha fazla bilgiye sahipsin beni kandırma ihtimalin bile var.
Yine adil değil çünkü ihtiyacım varsa taviz veririm ama en azından bu.