- Kategori
- Gündelik Yaşam
Anlatacaklarım var

ÇOK ŞEYMİ İSTİYORUM
Beş yaşından beri kaleme sevdalı, yazıya tutsak, söz'e aşık, ses'e çığlık ben Dilek EJDER;
tam 5 yaşında yazarlığı tanımadan önce başladım yazmaya, yazdıktan sonra tanıdım yazarlığı.
Sahi neydi yazarlık, neydi yazmak, neydi kelimeler arasında yolculuk yapmak ve kaybolup gitmek, halvetleşmek?
Hemde kendine gitmek, taaa içinin içine, hemde iç yolculuğuna çıkmak, hemde bir ömür boyu üstelik dönüşü pek mümkün olmayan, ki zaten bu yolculukta hiç bir gidenin dönmeyi istediği görülmeyen, hep ama hep o yolculukta kalmak istenen bir yolculuk.
Sahi neydi, kimdi bu yolculuğun makinisti? Kimdiki bunca el eden, işar eden, cilvesi ki aklı baştan alan.
Çocukluğumu bir valize koyarak, tuttum yüreğimin ellinden, edebiyat treninde halihazırda ben; bir gece yarısı makinist öyle bir düdüğü çaldıki, apar topar ve 5 yaş idraksizliğini umursamadan; o gece parmak ucuna basa basa çıktım iç yolculuğuma ve bir daha hiç dönmedim dışa ve ben hala kendimdeyim, içimde.
Anlatacaklarım var, bir mikrofon istiyorum ve dinleyecek can kulağı.
Anlatacakalrım var, bir köşe istiyorum ve o köşeye baş koyacak can ciğer.
Benki söze sevdalı, benki sözün lalını dile çevirip, seslerin suslarını çığlıklara dönüştüren,sesede sözede çekebileceğim kadar göz istiyorum , istiyorumki tüm gözler harflerle halvetlensin, halvetlensinki okurla yazar aşukla maşuk olsun, olsunki kelimelerin sihrini cümle cihan duysun görsün.
Ben bir köşe istiyorum. Belki yarın bir çok köşe halihazırda olacak amma ben bana bugün verilecek köşeyi ebediyen gönül sarayıma almak istiyorum. Ben bir köşe istiyorum. DİLEK EJDER