​ Anna'nın Hikayesi-Bölüm 6 ... / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '13

 
Kategori
Öykü
 

Anna'nın Hikayesi-Bölüm 6 ...

Anna'nın Hikayesi-Bölüm 6 ...
 

Anna'nın Hikayesi-Bölüm 6...


Öncelikle hikayeyi baştan okumanız gerekecek bunun için her zaman olduğu gibi linki bırakıyorum. İyi okumalar Sevgilerle.

Bölüm 1 den 5'e kadar olan link adresi.
 http://sayfamdakalancumleler.blogspot.com/2013/06/annann-hikayesi-bolum-5.html

6. BÖLÜM...

Anna daha önce hiç böylesine sıcak bir ortamla karşılaşmamıştı. Bay Alfredo'nun onu ilk kez yakından tanıyacak olmasına karşın heyecanlaydı fakat bir o kadar da rahatlamış hissediyordu kendini. Salonda masanın başında, sıcak bir gülümsemeyle ona doğru gelen bayan Colette'ye yöneldi ve Anna bir anda onu öpücüklere boğdu.Bayan Colette Anna'nın bu tutumu karşısında büyük bir keyifle kahkaha attı.Ama Anna bu kahkahadan rahatsız olup utanırcasına ne yaptığını bilemez bir halde en iyisi sanırım oturmak diye mırıldandı kendince. O sırada bay Alfredo söze girerek sevgili yavrucum sıkılmana gerekyok Eşimi çok sevdiğini biliyorum, Colette ile çok iyi bir arkadaşsınız,inan bana bu beni mutlu ediyor, hem bilirmisin sen diğer tanıdığım ve en azından gözlemlediğim kızlardan çok daha farklısın.Tatlım buda seni eşsiz yapıyor dedi ve Anna'ya sıcak bir gülümseme gönderdi. Anna bu sıcak yaklaşımlar karşısında kendini toparlayamadığını karşı duvarda duran aynaya baktığında fark etti.Yüzü bir domates gibi kızarmıştı, ve bu ilgi ve şefkat karşısında kendini bir hayli utanmış hissediyordu. ''Bayan Colette söze girerek Anna ne kadarda şıksın bugün böyle dedi''
Anna yüzünün kızarmasını engelleyemediyse de cevap vermektende geri kalmadı; ve bayan Colette'nin iltifatına karşılık ona gülümseyerek teşekkür etti.Sandalyesini bir anda kavrayan ve Anna'nın oturması için hızlı ve centilmence bir hamlede bulunan bay Alferedo ilk etapta Anna'nın gözüne girmeyi başardı. Anna sandalyesine oturduğunda, bir an için aklına daha önce annesi ve kız kardeşi ile yediği o akşam yemeği geldi. Annem ısrarla babamın işyerini arıyordu ona ulaşmak için aldığı cevap onu tam olarak tatmin etmiyor olsa gerekti'ki bir türlü yemeğe başlamamıza izin vermemişti. Kızkardeşim Lusia ve ben ise pür dikkat annemin agresif tavırlarına yönelmiştik. Kızkardeşim Lusia ruhen oldukça sakin ve sessiz bir yapıya sahipti, hiç bir zaman tam anlamıyla kendine ait fikirleri olamamıştı, üniversiteye ara vermiş şehir merkezinde bir iç giyim mağazasında çalışmaya karar vermişti. Annem sinirli bir halde bol dekolteli o beyaz dantelli bluzuyla masada  belirdi.Ve bize yönelerek o adam beni kesinlikle aldatıyor diye bağırdı.Bir süre anneme gülümseyerek ,neler saçmalıyorsun anne sen diye sorumu ona yönelttim. Bu saatte eve gelemeyen adamın başka bir işi olamaz diye adeta kükreyerek bana karşı bağırdı. Kız kardeşim Lusia psikolojikmen hassas bir kızdı her türlü agresif ortamda bulunması yasaktı. Ve şuan tam olarak öyle bir ortamda bulunuyordu. Kızkardeşime işaret ettim ve odasına çıkmasını sağladım,tek bir kelime bile etmeden odasına çoktan yönelmişti bile... Annem hiç bir şekilde sakinleşemiyordu, ve sinirini yine bizlerden çıkartmaya kararlıydı. Onun bu halleri beni derinden yıpratıyordu tabi bunu tam anlamıyla belli edemesemde bu böyleydi. Bir anda kolumdaki morluğa yöneldi gözüm, dokunduğumda hiç bir acı hissetmedim ama kan toplanmış ve o bölgede içten bir kan pıhtısı  oluşmuştu. Bu ne olabilir diye kendime kendime söylenmekteydim zira hiç bir yere çarpmadığımdanda kendimce emindim üstelik. Annem bir an için laflarıma karışarak oturduğu yerden bir türlü hastalığa yakalanmış olabilirsin dedi, o an için içten içe ne kadarda sinirlendiğimi anlatamam,ilk kez ona bu denli sesimi yükselterek bağırdım ve ona sahi ben ölsem hiçmi üzülmeyeceksin diye bağırdım, ne üzüleceğim,köpeğin biri daha eksik olur dedi. Bu sözler karşısında adeta donakalmıştım, benden nefret etmesi için acaba ona bu denli ne yapmış olabilirdim diye kendime sormadan edemedim. Gözlerime bakıyor ve beni umursamazca davranmaya devam ediyordu. Bense adeta sinir krizleri geçirmekteydim, sanırım bu durumda daha fazla sessiz kalamazdım.Delice belkide çılgınca bir şey yapmaya gidiyordum, bu benden beklenmeyecek bir durumdu, bu hallerde beni ölselerde bir daha göremeyecek insanlar tanıyordum. Soğukkanlılıkla   doğruca odaya, yatak odasına yöneldim, büyükbabam'dan kalma bir silahın eski şifresiz bir kasada saklı olduğunu biliyordum babam onu oraya koymuştu. Ve ben evde her türlü silah ve malzemesinede karşıydım üstelik, daha önce elime hiç silah almamış, babam eline dahi alsa çığlık atmış ve onu görmek istemediğimi söylemiştim her fırsatta, korkuyordum patlayıcı ve teklikeli bir madde idi sonuçta, ama odaya bir hışımla çıktığımı hatırlıyorumda şimdi. Doğruca kasaya yöneldim ve o elime hiç almadığım vede tasvip etmediğim silahı aldım ve pencereden doğruca vede korkusuzca kalbim kaskatı kesilmişken silağı ateşledim. Evet bunu yaptım hemde ard arda ve tam üç kez. Bu beni hiç korkutmamıştı ama yan evdeki komşular şaşkınlıkla sokağa kendilerini çoktan atmışlardı bile, bense pencerede elimde silahla donakalmış içim son derece rahatlamış bir şekilde yüzümde garip bir tebessümle orada öylece duruyordum. O esnada elbetteki aşağıdaki benimle sorununun ne olduğunu bunca zamandır çözemediğim annem gelmiş ve Anna delirdinmi sen ne yapıyorsun diye bana çıkışmakta geç kalmamıştı. Yüzünde büyük bir korku ve şaşkınlık hakimdi, hemen ardında kız kardeşim Lusia adeta acı çekercesine anneme bağırarak, sonunda onuda delirttin, onu delirttin! dedi ve odadan hızlı adımlarla aşağı salona ayrıldı. Annem olduğu yere diz çökmüş silahı elimden bırakmam için bana yalvarıyordu adeta. Aşağıdan kapının zili çalıyordu durmaksızın, bu merakla vede büyük bir korkuyla kendilerini sokağa atmış komşularımızdan başkası değildi elbette. Bir an için elime silahla yaslanıp kaldığım pencereden  kendimi doğrulttum ve anneme bakarak, ne kadar büyük bir hazdı bu durum anlatamam dedim ona ve silahı yere atarak dışarı çıktım... Hatırlıyorum o anı, annemin gözlerinde büyük bir dehşet hakimdi!
ve yanından geçtiğimde titremekteydi adeta. Bunun bana ne denli zevk verdiğini ise anlatamazdım. Kapıda benim pekte muhatap olmadığım bir takım komşular,kız kardeşim Lusiadan neler olduğuna dair bilgi almışlardı, kız kardeşim kazayla silahın ateş aldığını ama bir sorun olmadığı söylemişti onlara.Lusianın kapıyı kapatıp merdivenlerden aşağıya inmekte olduğum anda bana yöneldiğini farkettim. Lusia'yı ilk kez bu kadar soğukkanlı görmüştüm,  nitekim onun kalbi bu gibi durumlar için fazlaca hassastı...





Devam Edecek-Yazan-Edibe Toğaç...

 
Toplam blog
: 153
: 534
Kayıt tarihi
: 14.02.12
 
 

28.05.1988 Adana doğumluyum ve Adana'da yaşamaktayım! Yazar&Şair '' Başka türlü seviyorum ben seni'..