​ Anne babalık çocuğu doğurup büyüttüğün anda biter; hayat boyu süremez / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Anne babalık çocuğu doğurup büyüttüğün anda biter; hayat boyu süremez

Anne babalık çocuğu doğurup büyüttüğün anda biter; hayat boyu süremez
 

Bana baba demeyin! Ya benim çocuğum da baba oldu ne hala baba diyorsunuz? E o halde dede oldunuz, hayırlı olsun! Bana ne! Bir şeyler olduğu zaman benim hep sıfatım mı değişecek? Ahmet’in dedesi. Dedeciiiiğğğiiimmm! Lan ben daha kırk yaşındayım. Allah belanızı versin! Yapıştırdınız üzerimize. Artık ömür boyu dede. Bak ben çok iyi dans ederim. Dede dans edemez diyor adam. Babaysanız, artı bir de dede olduktan sonra resmen hayat bitiyor. Hiçbir yere yakıştıramıyorsunuz kendinizi. Anneanne isterse kırk yaşında olsun, benim için kocakarıdır.

Ne olmuş çocuklarınız olduysa. Kuşların da yavruları var. Ne yapıyorlar, yavrularının başında mı bekliyorlar? Biraz palazlandı mı uçup gidiyorlar. Anne babalık bir kabiliyet, bir özellik, bir meslek değildir. İnsanlarımız maalesef bilgisiz, cahil ve kabiliyetsiz oldukları için hazır anne ya da babalık hallerini kullanarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Mesleğin nedir? Ayşe’yle Fatma’nın annesiyim. Onları büyütüyorum. Başka?... Yetmiyor mu?

Yetmiyor, çocuklarınızı büyütüp yetiştirmeniz bizim için kâfi değil. Ömür boyu çocuklarınıza yoğunlaşmanız başarınızı engelliyor. Bu evcilik oyunu sizin de çocuklarınızın da bir işte bir sanatta bağımsız ve özgür girişimde bulunma gücünüzü zayıflatıyor.

“Anne babaya karşı görevler” Ulan bunu söyleyen her kimse elime geçirsem ağzını yırtacağım. Bizim anne babalarımız sakat mı, kör ya da topal mı, hasta mı aciz mi? Benim anne babama karşı ne görevim varmış? Çocuklar anne babalarını, anne babalar da çocuklarını düşünmekten bir şey yapamıyorlar. Ortada bilim var, medeniyet var, teknoloji var ama yine de ülkemde ölmüş sakallıların etkisi binlerce yıldır devam ediyor. Şimdi bir de tutucu iktidar başta, hepten yandık. Çocuklar anne babalarının dizinin dibinde yaşlanıyor.

Hele kadınlarımız… Aman Allah’ım! Aman Allah’ım! İki çocuk doğuruyor; bel bir yana kaymış, yürüyüşü değişmiş, burnunu silmeye vakti olmaz…”Ne ikisi yazar bozuntusu, 12 de şuna!” Yapma kardeşim. Kim söylüyorsa o doğursun. 12 çocuk nedir ya! Kedi miyiz biz? Pisipisi minnoooooşşşş!

Türkiye’de kadın çocuk doğuruyor, kadınlığı resmen bitiyor. Kendisi bitiriyor. Başka bir mahlûk oluyor. Lan alt tarafı 2 çocuk. 30’unda yap birini. Üç beş yıl kolla gözetle, yürüsün kemik bağlasın. Sonra at kenara, hayatını yaşa. Kadın diyor ki kocam beni aldatıyor. Vallahi iyi ediyor. Çocuğun sümükleri yakandan akıyor kııııııızzzzz! Ben olsam ben de aldatırım. Çocuk iki yılda doğar on yılda büyür. Çocukların bizim hayatımızı işgal edebileceği azami süre 12, hadi bilemedin iki çocuk olursa 15 yıl.  70 yılını bunlara harcıyorsun ya. Çocuklarınızın beziyle gömüyoruz sizi. Bitli sakallı dervişleri dinliyor Kerim Korkut’u dinlemiyorsunuz; daha beter olun!

Diyor ki “Hayatımda çocuklarımdan başka şeyim yok” Niye yok? Her şeyini çocuklarına verirsen olmaz tabi. İnsanlar bütün hayatları boyunca çocukları için yaşıyorlar. Peki, çocukları bir yerlere geliyor mu? Hayır. 40 yaşında dede olmuş biri hayatta neler yapabilir. Hiçbir şey. Sadece torununu parkta gezdirir. 40 yaşında hayat bitirilir mi ya! İnsanın hayattaki yegâne şeyi sadece çocukları olur mu? Bunlar ne kadar sakat anlayışlar. Diyor ki “50 yaşında belim büküldü, dişlerim döküldü, yoluma yürüyemiyorum” Çok normal, yakında da ölürsün zaten, Allah rahmet eylesin! Sana demediler mi, bir insan sadece kendi yükünü taşımalı.

Şu tüp bebek yöntemleri gelişse de hayatımızı mahveden bu anne baba yaftasından kurtulsak. Sizin bildiğiniz ya da yaptığınız başka şeyler olmayabilir; herkes sizin gibi değil. Feramuz beyimiz Erciyes gülü toplayacaktım, veletler yüzünden olmadı diyor.

Evet, çocuğu doğurup büyüteceğiz. Bizim çocuğumuzu başkası doğuramaz çünkü. Tahsil yaptırmak, iş sahibi etmek, evlendirmek, evini yuvasını kurmak bizim işimiz değil. Sırf bu amaçla yaşamak bana anlamlı gelmiyor. Kendimiz için de bir şeyler yapmalıyız değil mi?

Türkiye’deki kadınların maalesef sadece iki tane özelliği var: Çocuk bakıcılığı ve hizmetçilik. Babalar da hamala benziyor. Türkiye’de evli kadın ve erkek için estetik güzellikten bahsetmek mümkün değil. Yaşadıkları hayat nedeniyle deformasyona uğramış bedenler kuru bir onurla ayakta durmaya çalışıyor. Ve onlara öğüt ve ilham veren bitli sakallı dervişleri daha bir yüce olmuş. Hayatın sokaklara fırlattığı mağdurlar Mevlana’nın mersiyeleriyle dileniyorlar. Aldıkları öğütler onları dilenci yapmış.

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..