​ Anne beni maça gönder / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '09

 
Kategori
Futbol
 

Anne beni maça gönder

Anne beni maça gönder
 

Annelerimiz… 9 ay şartsız, çıkarsız bizi gocunmadan karnında taşıdıktan sonra, dünyaya getirirken canından can kopartan annelerimiz. Yemeyip yediren, giymeyip giydiren ve bir hamura şeklini verircesine, bizlere kişiliğimizi kazandıran. Geceleri balık uykusundan uyanıp, sık sık üstümüzü örten ve örtenken de sıcacık öpücüğünü bizden esirgemeyen. Dertlerimizi bıkmadan dinleyen, fikirleriyle merhem olmaya çalışan. Daha doğmadan borçlandığımız fakat tahsilatlarımızı kesinlikle kabul etmeyen. Gerektiğinde hayatını bize adayan en kutsal varlıklarımız annelerimiz.

Bizleri Fenerbahçeli doğuran annelerimiz başta olmak üzere, cennet ayakları altında olan tüm annelerin Anneler Gününü kutlayarak başladığım yazıma, elde edilen bir şampiyonluğa daha selam durarak devam edeyim cümlelerimi beyaz cama serpiştirerek.

Teşbihte haddimi aşarsam, parmaklarımı sürçtürürsem af ola. Ben toprağa benzetmekteyim kulübümüzü. Yöneticilerimizi de emekçi ırgatlara. Ne ektilerse onu biçtik şu ana kadar. Futbol mevsiminde ekilen tohumların vefasızlığından olmalı istenilen meyvelerin toplanamayışı.

Voleybol sonrası basketbol branşımıza ekilen bir tohum daha, şampiyonluk ağacına dönüşerek, kupa kılığındaki meyvesini verdi geçtiğimiz Cuma akşamı. Kraliçelerimiz bu yıl Türkiye kupasının ardından, lider bitirdikleri TBBL’yi, play-offlardan da alınlarının akıyla çıkarak üst üste 4’üncü şampiyonluklarını ilan ettiler.

5 maç üzerinden oynanıp, 3 galibiyet karşılığı ipi göğüsleyen tarafın şampiyon olacağı final serisinin ilk ikisi evimizde, Caferağa parkelerinde oynandı. Rakip Mersin Büyükşehir Belediye olmasına rağmen küçümsenmeyerek iki maç kazanılarak gidildi Mersin’e. Orada yaşayan taraftarlarımıza şampiyonluk gecesi yaşatmak isteyen bayanlarımız, salonu hınca hınç dolduran renktaşlarımızın hevesleri kursaklarında kalmaması için bu maçı da kazanıp, kupayı kaldırarak beklentilere sağır ve dilsiz kalmamış oldular.

Kupa kolleksiyonerleri kazandıkları bu şampiyonluk kupasını aynı zamanda Anneler Günü’nde anneciklerine armağan ettiler. Futbol takımımızın Cumartesi akşamı mabedimizde, seyrelmiş tribünler önünde oynadığı Denizlispor maçımızda oyuncularımızın da annelerine ufak tefek hediyeleri vardı. Alex, bir adet asistiyle, Güiza, galibiyeti getiren tek golüyle, Volkan yaptığı kurtarışlarıyla ve diğerleri de olumlu paslaşmalarıyla annelerinin ellerinden öptüler. Ebediyete, dönüşü olmayan yolculuğa çıkan annesine en anlamlı hediyeyi, derbide kavga ettiği Emre ile bu sefer el ele tribünleri selamlayan Deivid vermiş oldu şüphesiz. Üstelik bu bitirim ikili sadece tribünleri selamlamakla kalmadılar, oyun içinde sıcak paslaşmaları ve dostane tavırlarıyla aralarında bir sorunun peydahlanmadığını gösterdiler.

Tribünlerdeki tüm annelere, evlatlarından Anneler Günü hediyesi olsa gerek bu maçın biletleri, sayılarının çokluğundandır bu söylemim. Bebek Naz’ında ilk Anneler Günü deneyimiydi. Tribündeki varlığıyla nasıl bir sıkı taraftar olacağının göstergesi, Annesi Pınar Şentürk’ün, minik kızından aldığı ilk Anneler Günü hediyesiydi.

Yazıya güzelliklerle başladık madem, yine bir güzel haberle bitirelim. Bildiğiniz gibi ezeli rakibimiz, ebedi dostumuz Galatasaray ile Ali Sami Yen stadında şımarık ötesi derbi oynamıştık. Çıkan olaylarda hem eksilmiş, hem rezil olmuştuk ele güne. Doğrusunu söylemek gerekirse; iki asırlık çınara hiç mi hiç yakışmayan bir derbiydi. Bu yüzden iki kulübün sevenlerine ve örnek teşkil edenlere kendilerini affettirme mecburiyetleri doğmuştu. Bunun için gelecek sezonun ilk derbisi beklenilmedi ve apar topar karar alınarak bir dostluk maçı oynanması kararlaştırıldı. Tarih: 19 Mayıs Atatürk’ü anma, gençlik ve spor bayramı, yer İnönü stadyumu ve başlama saati 20.00 olarak seçildi. Tarafsız sahada oynanacağı için tribün sayısı eşit olacak. Umarım bu sefer adına ve tarihine yakışan bir derbi seyrederiz.

 
Toplam blog
: 130
: 740
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..