- Kategori
- Anneler Günü
Anneler Günü kutlu olsun...

Çok büyük olan bir sevginin yine tek bir güne sığdırıldığı gün. Bugün annelerimizin günü, her nedense. Bugün yapılan hataların bağışlanması bir bakıma. Küçük bir çocuğun elinde çiçekle ya da babasıyla almış olduğu hediye ile annenin karşısına geçerek sevgi gösterisinde bulunduğu gün. O kadar üzdükten sonra tek bir günle mutlu olmasını beklemek annenin. Size de ne kadar saçma geldi değil mi? Kıymet bilmediğimiz bu varlıkları, bugün el üzerinde tutarız. Sadece bugün alınan hediyeler ile mükafatlandırırız bir bakıma.
Yaparız, ederiz, hatta büyük ihtimal ile arkadaşlarımızın sevgisinden bile geri tutarız; işlerimizden dolayı anneleri unuturuz çoğu zaman ama böylesi bir günde elimizdeki çiçekle sevgi gösterisinde bulunuruz.
Hiç acımadan sokaklara atılan, bakımdan yoksun annelerimiz...
Bizi dokuz ay karnında bir gün bile söylenmeden taşıyan, bizim doğacağımız günü büyük bir heyecan ile bekleyen bu kadına yeterince sevgi verdiğimizi mi düşünüyoruz? Tek bir güne sığdırılmış mutlu aile tablosu yaratmanın ötesine geçemeyen özel gün saydığımız tuhaf durum.
Sevgililer Günü, Babalar Günü ne kadar saçma batılılaşma yortusu ise bu günde o kadar saçma. Ama yine de zamana ya da zamana yenik düşmüş millete ayak uydurmak zorundayızdır. Herkesin anneler günü telaşında maalesef vurdumduymaz davranamıyoruz. Herkesin tatlı telaş dediğimiz o panik halinde siz de bir şeyler yapmak istiyorsunuz, şimdiye kadar ilgi göstermediğiniz anneniz için bir şey yapmak için bir hafta boyunca yollara düşüyorsunuz.
Onlara en güzel hediye sevgimiz değil mi? Sonsuz sevgimizi versek yetmez mi? Ama öyle böyle değil, adam gibi verilecek sevgi. Bir gün değil her gün el üzerinde tutulacak. Onunla hayat paylaşılacak. Böyle olsa yetmez mi anneye? Her gün annelerimiz için güzel ve önemli olmaz mı o zaman?
Onların bizlere baktığı gibi yaşlandıklarında, bakım evlerine bırakmak yerine onlara baksak; onlara huzurlu bir yaşam versek... Her gün yollarımızı gözleyen annelerimizi arkadaşlık ve aşk gibi geçici duygularla unutmasak.
Huzur evlerinde yaşayan yaşlıları hiç ziyaret ettiniz mi bu günde? Böylesi günde? Biliyorum şimdi sen gittinmi ki bize söylüyorsun diyeceksiniz. Ben gitmedim, ama hayatımda en çok istediğim şey. Ve biliyorum ki bir gün hepsine sevdikleri şeylerden alacak kadar maddi durumum iyi olduğunda yanlarına gideceğim. Ama gitmesem bile düşünebiliyorum. Kimbilir ne umutlarla giyinmişlerdir, ne umutlarla evlatlarının gelmelerini bekliyorlardır. Bir güzel söze muhtaç yüzleri hafif buruşmuş nur yüzlü bir gurup yaşlı anne. Gözlerinizin önüne geliyor mu onların yaşantısı. Banane başkaları yapmış, atmış huzur evine; benim annem iyi demeyin sakın. 'Ne oldum değil ne olacağım' demeli her zaman için.
Zaman geçip de onları kaybettiğimizde anlayabiliyoruz maalesef, onların değerini. Bir çiçekle mezarı başında ağladığımızda onunla geçirmediğimiz her gün için lanet yağdırıyoruz kendimize.
Anne olmadan da bazı değerleri anlamalıyız diye düşünüyorum. Onlar yanımızda ise, tek bir günü değil her günü ona hediye edelim. Zararın neresinden dönsek kardır diyerek sarılalım bundan sonraki her günde annelerimize.
En güzel hediyenin bizler olduğunu hatırlayalım onlar için. Onlar ne hediye, ne çiçek beklemezler; hayırlı evlatlarının yanında olması en güzel mükafattır onlar için. Gelin bugünden itibaren sevdiklerimizin günü ilan edelim her günü. Kutlayalım en önce bugünün anlamı itibari ile anneler gününü...