- Kategori
- Şiir
Annemi özlüyorum

Annem ve ben
Yüzünden eksik etmediği tebessümü,
Sevecenliği, güzelliği ile
Hayatımı dolduran kadın:
Annem,
Senli günlerimi özledim.
Bahçemizde turunç ağaçları,
Dalları gümrah, meyvesi sulu
Portakal ağacımız,
Gül fidanları,
Duvara yaslanmış yaseminlerle
Sarmaş dolaş hanımeli...
Altı kişilik aileydik;
Annem, babam ve kardeşlerimle...
Sofralarımız temiz, bereketli;
Evimiz huzurlu, sevgi dolu…
Ön bahçede kurulurdu
Kahvaltı masamız,
Şakalarla, tatlı sohbetlerle
Süslenirdi soframız.
Babamın helâl kazancıydı
Boğazımızdan geçen nimetler...
Eksildik,
İlk yalnız bırakan babam oldu bizleri,
Yedi yıl aradan sonra da annem...
Önce çocukluk günlerimiz,
Ardından gençliğimizdi bizi terk eden…
Dört kardeşiz hâlâ,
Sanırım
Ayrılık vakti yaklaşıyor yavaş yavaş,
Parmak uçlarıma basıyorum,
Fark etmesin yaşadığımı diye
Şaşırtmak istiyorum Azrail’i,
Hissediyorum, bu kez sıra bende gibi!
Kimseyi yarı yolda bırakmadım,
Yanlış yaptığım olsa da
Kimsenin yanlışı olmadım.
Kızmayın bana sakın
Bağırmayın ardımdan,
Önden gidiyorum ki
En güzel yeri kapayım.
Veda etmeyi sevmem,
Sevemedim hiç!
Yaşamın kırıntılarıyla yetinmedim,
Prensibim:
Ya hep, ya hiç!
Annemle geçen günlerimi özlüyorum,
Kurulmuş kahvaltı masası,
Tapusu başka ellerdeki
Artık bize ait olmayan evimizin
Gökyüzündeki bahçesinde,
Annem, babam orada...
Portakal çiçeklerinin mis gibi kokusu
Karışıyor kızarmış ekmek kokusuna.
Kızma annem,
Bu kez erken oturacağım sofraya!
HARİKA UFUK