- Kategori
- Mizah
Aptal, Aptallaşmak aynı şey mi?

APTAL/ LAŞMAK!...
Hızınızı alamayıp birine “Aptallaşma!” dediniz mi, üzülmeyin!
“Aptallaşma!” dediğinizin, “Bana nasıl aptal dersin?” dediğine de aldırmayın!
Korkmayın!
Mahkemeye gidilse bile, kafanıza takmayın!
Hakaret davası açılsa, tazminat istense bile, gülüp geçin!
Ne denecek?
“Bana aptal!” dedi.
Siz ne diyeceksiniz:
“Hayır, aptal demedim, aptallaşma dedim.”
Güngörmüş yargıç sormaz mı?
“Evladım, sana ‘Aptal’ mı dedi, yoksa ‘Aptallaşma’ mı?
“Aptallaşma, dedi, ama aptal demek istedi aslında.”
*****
Yardımınıza, dilimizin incelikleri/ kuralları koşacaktır!
Avukata gerek yok!
İşte, size savunma gerekçesi:
Dilimizde “işteşlik” denen bir kavram vardır. Bunun bir bölümü de “nitelikte eşitlik”tir. Bu, aslına “o” olmamak”, “o”na yaklaşmak/ daha “o”nun düzeyine ulaşamamak, demektir. Sözgelimi, “beyazlaşmak”; “beyaz olmak” değil, “ona yaklaşmak”, yani daha “beyaz” olamamak. Sonuç, “o”, “beyaz” değil! Öyleyse, “aptallaşma” dediğiniz kişiye, siz, “aptal” dememiş oluyorsunuz. Bu durumda, “Bana aptal!” dedin, boşlukta kalır! Kısacası, siz, ona “Daha aptallık düzeyine ulaşamadın, aptal olamadın!” demiş oluyorsunuz.
*****
Güngörmüş yargıcın kararı, daha ilk oturumda bellidir:
Beraat!
Niye?
Aptallaşmayın yahu!