- Kategori
- Kültür - Sanat
Arabesk çözülünce

Türkiye’de ve Dünya’da son 35 yıldır dekadans ve dejenerasyon mevcut.
Sanat dallarında da bu çözülme mevcut.
Türkiye’de müzik alanında eski çözülmenin birinci noktası arabesk idi.
15 milyon kişi köylerden ve kasabalardan büyükkentlere göç edip, orada milyonlarca kişilik varoşlar ve gecekondu semtleri oluştururken, milli marşları arabesk oldu.
Kentleşme ve arabesk, aslında yoğıunlu olarak 1960’larda başlamıştı Türkiye’de. Çünkü sanayileşme asıl o zaman başlamıştı ve topraksız köylü işçileşir oldu.
Arabeskin ilk üç devi, Gencebay, Gürses, Tayfur oldu.
Ara adımları atlayalım.
2000’lerde arabesk de dingildemeye başladı.
Tatlıses, vurularak oyunun dışına düştü. Deniz, feminenleşmeye ve batılılaşmaya başladı. Çaçan, feodal ailevi geleneği gereği, uzun bir ara verdi müziğe.
Böylelikle, 2015 mometine baktığımızda, artık devi olmayan bir arabesk müzik ve tabanını yitirmiş bir tür izliyoruz.
Önemli nokta:
Klipler, bunu kurtaramadığı gibi, durumu daha da batırıyor.
Yani:
Arabesk artık üretilemiyor.
Neden böyle?
Çünkü, artık arabeski dinleyen kitleler ortasınıflaştı ve bir bölümü sınıf atladı.
Yani, o eski taban artık arabask müzik dinlemez ve dinlemeye gerek dumaz, yani acıların çocuğu olmaz oldu.
Stres bitti. Üreticilik de bitti.
İşin ilginci, benzer bir durum, bilimkurgu roman da yaşadı. Soğuk Savaş bitti. Bilimkurgu roman da bitti.
Yani:
Stres yaratıcılığı arttırıyor. Sanatsal kaçış türleri, buralardan beslenir çünkü.
Öyleyse.
Deveye diken, insana liken.