- Kategori
- Kültür - Sanat
Salim Kaynak, Sukabağına hayat veren eller...

Salim Kaynak, Didim Doğa yürüyüşlerini organize eden ve doğa yürüyüşlerinde de hep beraber olduğumuz genç emekli arkadaşlarımızdandır.
Arkadaşımız Salim Kaynak’ın diğer çok önemli bir uğraşısı ise sukabaklarına hayat vermesidir… Dostumuz Kaynak; sukabaklarını düşleriyle, duygularıyla, renkleriyle ve estetik bir anlayışıyla işleyerek ortaya çok önemli güzellikler çıkarmaktadır…
Süs kabağı olarak da bilinen sukabakları, çok sıcağı ve çok soğuğu sevmeyen, suyu çok seven bir bitkidir ve ülkemizin çoğu bölgesinde de yetiştirilir… Naylonlaşan, plastikleşen çağımızın inadına sukabakları asırlardır İnsanoğlunun tası, tabağı, kepçesi, su kabı, matarası, çanağı, çömleği, saklama kabı olmuş. Koyun ve keçilerin çıngırakları, deniz ulaşım araçlarının şamandırası olmuş. Günümüzde de darbuka, kabak kemane gibi müzik aletlerinin yanında, avize, mumluk, abajur, gece lambaları, nargile, çanta, oyuncak, kuş yuvası, heykel vb. olmuş… Peru’da yapılan kazılarda M.Ö 10bin yıl önceye ait sukabağından yapılmış çanaklar, çömlekler çıkarılmıştır…
Ekildiği toprağı da kimyasal yönden temizleyen, güçlendiren sukabağı, günümüzde de süs eşyalarının üretiminde de önemli bir yer tutmaktadır… Sukabağı ustaları, kendi düşlerini el becerileriyle bir mimar kurgusuyla ve bir sanatçı estetiğiyle sukabaklarına hayat vermektedirler…
Ülkemizin turistik bölgelerinde sukabağından yapılmış hediyelik eşyalar büyük ilgi görmektedir. Bodrum, Kuşadası, Alanya, Selçuk vb. ilçelerimizde yerel yönetimler bu yöndeki çalışmaları, sukabağı ustalarını desteklemekte ve bu işin öğrenilmesi, öğretilmesi yönünde kurslar düzenlemektedirler…
Duyguların bile naylonlaştığı dünyamızda, doğanın içinden gelen Sukabağından bir heykel ya da sukabağından rengârenk boncuklarla süslenmiş bir abajur ya da sukabağı sanatçısının düş dünyasını süsleyen bir renk armonisinden oluşan bir vazo gözünüzü gönlünüzü açabilir…
Salim Kaynak dostumuzun da, bu sukabağı sevgisi duygularına, düşüncelerine vurmuş. Bir başka yorumlamış sukabaklarını, sevgisini özlemlerini yüklemiş sukabaklarına… Kabakların üretilmesi, hazırlanması öyle kolay iş değil… Evini küçük bir sanat atölyesine çevirmiş ve her biri birbirinden farklı duygunun eseri olan sukabaklarından hediyelikler üretiyor…
Üretilen bu güzellikleri herkesin görmesi ve paylaşması gerekiyor… Bu da ancak bu güzelliklerin sergilenmesi veya pazarlanması yoluyla olur…
Didim Belediyemizin Sokak sanatçılarına verdiği önemi biliyoruz… Belediyemizin, bu tür sanat değeri olan elişi üreten Didimlilere de kolaylık gösterdiğini ve göstereceğini de düşünüyoruz… Didim ilçemizde Belediyemiz tarafından açılması düşünülen el işi ve el sanatlarına yönelik sergi ve satış yerlerinde önceliğin evlerinde bu tür üretim yapan Didimlilere tanınması da en büyük isteğimizdir… Bu durum öncelikle, Didim turizmine katkı sağlayacağı gibi bu işi yapanlara da az da olsa ekonomik bir katkı sağlayacaktır…
“Kendi düzde, çocukları bizde” veya “Avludan atlar, komşuda yumurtlar” diye bilmeceye dönüştürdüğümüz sukabağı örneğinde olduğu doğal ürünlerden üretilmiş elişi doğal hediyelik ürünlerin üretilmesinin ve pazarlanmasının desteklenmesi gerektiğine inanıyorum… Bu öncelikle naylonlaşmaya, sağlıksız ithal Çin hediyelik eşyalarına da karşı bir duruş olarak algılanmalıdır…
Sukabağı, üzerinde önemle durulması gereken sadece bir örnek. Yerel yönetimler, yörelerinde bu tür sanatsal yönü ağır basan elişi örneklerini geliştirmeye yardımcı olmalıdır. Bu üreticiler için uygun sergi ve satış yerleri oluşturarak bu yöndeki üretim teşvik edilmelidir…
Not: Salim Kaynak'ın ellerinden sukabağının aldığı şekiller, fotoğraf galerisiyle ekte Milliyet Blog Galeride





