- Kategori
- Sinema
Arada bir film seyredelim...

Dün eşimle sinemaya, Richard Gere'in başrolünü oynadığı 'Sahtekar' isimli filme gittik. Filmin konusunu gazetede okumuştum, özellikle bir yazarın yaşamından bir kesit olması ilgimi çekmişti. Beklentinizi çok yüksek tutmamanız şartıyla bu filme severek gidebilirsiniz. Film genel olarak akıcı ilerliyor, çok sıkıcı sahneler yok. Ama çekilen mekanlar, insanların genel görünümü ve psikolojik yapıları bazen iç karartıcı oluyor. Genel olarak ben filmi izlemekten zevk aldım, filmden çıktığımda sinemada film izlemenin de mutluluğu ile ayrıldım. Çünkü genelde zamanım olmadığı için film alıp evde izliyorum. Sinema ortamı insanın o birkaç saatini dünyadan kopuk yaşamasını sağlayan bir yer bana göre. Filmin konusunda geçen "Dünya ve okuyucular bunu istiyorsa ben de onlara bunu fazlasıyla vermesini bilirim" düşüncesi bana biraz tanıdık geldi:) Buradaki blog ortamında da bazen, ne isteniyorsa vermesini biliriz diye düşünülerek, yazılar yazılmıyor mu:) İyi bir tatil günü ve iyi seyirler diliyorum herkese:)
Yönetmen- Lasse Hallström
Senaryo- William Wheeler, Clifford Irving
Oyuncular- Richard Gere, Alfred Molina, Hope Davis, Marcia Gay Harden, Stanley Tucci
Filmin Türü- Komedi, Drama
Orijinal Adı- The Hoax
Yapımcı Firma- Miramax Films
Yapım Yılı- 2006
Yapım Ülkesi- ABD
Orijinal Dili- İngilizce
Filmin Süresi- 115 dakika
Resmi Sitesi
http://thehoaxmovie.net/
Dağıtıcı Firma- UIP Filimcilik
Vizyon Tarihi- 22.06.2007
Altın Küre ödüllü Richard Gere’in portresini çizdiği Clifford Irving, uzun zamandan beri iyi bir malzeme aradığı halde bir türlü bunu bulamayan tutkulu bir yazardır. Sonunda kendi öyküsünü kendisi yaratmaya, bir söyleşiler dizisi uydurmaya karar verir. Başlangıçtaki düşüncesi yayıncılık dünyasına akıllıca düzenlenmiş sanatsal bir ‘eşek şakası’ yapmaktır. “Dünya ve okuyucular bunu istiyorsa ben de onlara bunu fazlasıyla vermesini bilirim” diye düşünmüştür.
Kendisini zekice hazırladığı bir gizlilik perdesi arkasına saklayarak, büyük bir yayınevi yetkililerine onların çok hoşuna gidecek bir haber uçurur. Dünyanın en ünlü adamının –Havacı, film yapımcısı, kadın düşkünü ve ezgantrik dolar milyarderi Howard Hughes- kendisiyle bağlantı kurduğunu, paha biçilemez biyografisini kaleme alması için teklif getirdiği haberini ulaştırır.
Yalnız küçük bir problem vardır: Clifford’un biyografi adı altında yazdığı kitapta gerçeğin tek bir kırıntısı dahi yoktur. Howard Hughes’ın kendisiyle hiç karşılaşmamıştır. Ancak Hughes’un adeta inzivaya çekilmiş şekilde gözden uzak yaşıyor olması sayesinde planının başarıya ulaşacağına güvenmektedir. Hughes neredeyse 10 yıldan beri kamuoyu önüne hiç çıkmamıştır. Tam bir münzevi gibidir. Irving sahte öyküsünü yazarken en çok bu duruma güvenir. Hughes halkın önüne çıkmaktan çekindiğine göre bu biyografiyi doğrulamak veya yalanlamak için de nasılsa çıkmayacaktır...