Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
837
 

Aradığımız vefasızlık bu olmasın?

Aradığımız vefasızlık bu olmasın?
 

Ben Leyla Çalışkan ismini yeni duyanlardanım. Büyük ihtimal basketbolla bir şekilde ilgileniyor olanların tanıdığı bir isimdir. Çünkü başarılı iş hayatına diyecek yok. Fakat son günlerde başarısının yanı sıra özeliyle de gündeme geldi, bizim sevdiğimiz malzemeler bunlar... İlgi odağı olması gayet normal olan bir hikayesi olduğu için Leyla Çalışkan'ı programına davet etmek isteyen de çok olmuş. Bunu ilk başaran isim ise Saba Tümer...

Saba Tümer'in programına katılmadan önce de okudğum haberler sayesinde Leyla Çalışkan'ı tanıdım. Kesinlikle hayatında zorluklar yaşayan bir insan olmuş ama ortada dramatikleştirilmesi gereken bir durum yok! Leyla Çalışkan kendini bildi bileli Leyla olarak hissediyormuş, onun için başka bir geçmiş yok... O Leyla gibi hissediyorsa aileye de çevreye de laf düşmez, hele ki sokakta ki yabancıya... Bu konudaki fikrim hep bu oldu, cinsel kimliği, cinsel tercihleri bir insanın hayatındaki en özel konudur. Bu kadar irdelenmez, eleştirme hakkına ise kimse sahip değildir. Ama belli ki Leyla Çalışkan oldukça eleştirilmiş tercihleri yüzünden, iş skıntısı çekmiş... Hatta var olup olmadığını anlayamadığımız vefasızlığın sebebini bile cinsel tercihine bağlayanlar var. Eğer konu gerçekten buraya bağlanıyorsa, vefa duygusu bu kadar düşürüldüyse, böyle düşünen insan varsın hatırlamasın zaten Leyla Çalışkan'ı...

Leyla Çalışkan'ı yine de tanımayanlar için kısaca tanıtayım. Hidayet Türkoğlu ve Kerem Tunçeri gibi yetenekleri keşfetmek ve yetiştimekteki büyük usta... Adı Efes Pilsen'in alt yapısını adam eden kişi olarak anılmaktadır. Keşfettiği yeteneklerin peşini bırakmamış, yeteneklerine artılar katarak onları yetiştirmiş bir antrenör. Sadece antrenör demeyi ben bile yeterisiz görüyorum.

Leyla Çalışkan'ı öncelikle Yılmaz Özdil'in yazısı sayesinde tanıdık, Özdil 14. dev diye bahsetmiş, bu daha doğru sanki...

Fakat olaylar Leyla Çalışkan'ın 'Bana bir davetiye gelmedi ben de maçları evimde izledim. Çünkü bilet almaya elim gitmedi.' açıklamasıyla gelişti. Türkoğlu ve Tunçeri vefasızlıkla suçlandı. Karmaşalarının içinde unutmuş da olabilirler, vefasız da olabilirler... Diğer bir durum ise Çalışkan'ı cinsel tercihlerinden dolayı arayıp sormamaları. İşte bu olmaz! Yani olmamalı bu kadar basitçe düşünebileceklerini sanmıyorum. Yine de daha önce dediğim gibi böyle bir durum söz konusuysa tamam bırakalım unutsunlar... Türkoğlu belki de Çalışkan tarafından keşfedilmeden önce babasının kendine uygun gördüğü işe, muhasebeciliğe başlar basketbolu bırakınca. Bence o alanda da çok başarılı olur, para işlerinden anladığını hepimiz gördük.

Sonuç olarak yazının asıl önemli noktası gerçekten de benim vefasızlığa olan zaafım... Bu para pul konuları açıldığında oyunculara toz kondurmayan ve eleştirileri başka taraflara yönlendirmeye çalışan ben, konu böyle bir insanı bile bile unutmak olursa değişiveriyorum. Yine de, umarım durum bu kadar eski bir zihniyetle düşünmemize sebep olacak bir durum değildir.

Leyla Çalışkan her fırsatta kırgın ya da kızgın olmadığını belirterek, sadece ufacık bir sitemde bulunsa bile bence kırgın. Evet kızgın değil zaten anladığım kadarıyla öyle bir insanı ciddi anlamda kızdırmak da kolay bir iş değil. Ama gözlemlerim kırgın olduğunu düşündürüyor bana. Umarım durumun gerçek ve mantıklı bir sebebi vardır. Kızgınlığın yok olması daha kolayken kırgınlığı tamamen silmek zordur. Umarım Leyla Çalışkan'ın gönlünden bu kırgınlık çıkıp gider. Yerine vefa yerleşir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ortada bir vefasızlık varsa bu gerçekten acıdır ama bu durumun ilgili tarafların dışına çıkarak ülke gündemine taşınmasını da doğru bulmuyorum. Leyla hanım gördüğüm kadarıyla mütevazi ve popüler olmaktan hoşlanmayan birisi ama haber yapmak uğruna onuda medyaya bulaştırlar

ukant 
 23.09.2010 13:37
Cevap :
Bence konunun gündeme gelmesi iyi oldu, çünkü tanımamız gereken bir isimmiş. Ama bana da öyle geliyor ki kendisi popülerlikten uzakta kalmayı tercih edecektir... Bu da bir süre sonra konunun kapanacağı anlamına geliyor zaten...  23.09.2010 16:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1119
Kayıt tarihi
: 13.08.10
 
 

Her yıl yeni bir yaşı kutluyoruz. Yılın o gününde sanki birden büyüyormuş gibi hissediyoruz. Aslı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster