- Kategori
- Şiir
Aramızdaki Koridor

sadece bakmak..
Sana bir kitaptan seslenmek,
Duymadığın onca sese rağmen bir kitaba umut bağlamak.
Belki bu sefer duyarsın duyunca da kalkar gelirsin.
Her gelişin gibi olmasın bu gelişin, gelirken kendini getir.
Yanın da olmasın ne acı, ne keder.
Bir tek sen gel.
Hüzünlü bir şarkıdan sonra gelen mutluluk gibi vazgeçilmez,
Yağan yağmurdan sonra kokan toprak gibi sahici ol.
Öyle birden bire ta içinden bir ses sana seslenmeli ,
Sen o sese yoldaş gelivermelisin.
Tek bir hamleyle kalkmalısın oturduğun sandalyeden,
Sandalyenin ayağına takılan ayağın acımış olsa da devam etmelisin.
İçinde bir tek korku olmadan.
Üzerindeki mavi pijamanı düşünmeden,
Elindeki sigarayı bırakmadan.
Kayan kilime, düşen bardağa inat durmadan gelmelisin.
Boyası dökülmüş is olmuş duvarın önünden öylesine geçivermelisin.
Başını kaldırıp da tavandaki bozuk avizeye bakmadan.
Kapının koluna öyle bir dokunmalısın ki!
Sanki ciğerlerine çekecek bir tek nefesin kalmamış .
Kapıdaki sinek pisliğine aldırmadan,
Bir hışımla çıkıvermelisin,
Kapanan bir kapının bir adım illerisinde bakabiliyor musun?
Tüm ön yargılarını, gururunu bırakabildin mi?
Yoksa adımların biri öne biri arkaya mı gidiyor.
Yanında mı getirdin dün de kalanları?
Yine mi yer bulamayacak anın anıları?
Ah şimdi bir odadan öteki odaya uzanan ayrılığı yok edemedik mi ?
Sen öteki odanın kahramanı gelemedin mi ?
Yanı başında içinde benim olduğum diğer odaya?
Yerlere göklere sığmayan aşkın bir oda ötesine gidemedi mi?
Seni benden uzak tutan bir koridor ve birkaç adım mı?
Tüm yalnızlığımın sorumlusu birkaç adımı atmak istemeyen ayaklar mı.
Ben her kıpırtıda bakarken kapıya sen orda bir kapı eşiğinde mi bekledin?
İşte yine olan olmuştu.
Sen ve senin ayakların direnmişti gelmemek için.
Ben ve benim gözlerim beklemişti seni.
Bilmem kaç zamandır böyleydin.
Sana hasrettim aynı çatının altında.
Aramızdaki koridora inat gelememiştik yan yana.
Ben beklemeyi sen bekletmeyi seviyordun.
Saatleri, günleri, yılları devirdik.
Ben sana sen bana hasret baktık birbirimize.
Gün oldu bir yemek masasında, gün oldu bir kapı eşiğinde buluştuk.
Belki defalarca,
Ne sen görebildin ne ben.
Saatlerce konuştuğumuz zamanlarımız oldu.
Bir kez olsun biz den konuştuk mu?
Ödenmeyen faturalar, bozulan eşyalar, komşunun evi, patronun hakareti…
Oluyordu her konuşmada baş kahraman.
Hangi cümle seni beni anlatacaktı.
Bize dair sözcüklerin sırası değil miydi hala.