- Kategori
- Kişisel Gelişim
Aramızdaki yeni tür

Zaman zaman nasılda döneriz insanın ilk gelişmemiş dönemlerine. Sanki içimizin bir yerlerinde saklıdır vahşilik. Aynı eski tarihlerdeki gibi konuşamamanın verdiği sıkıntıyla, ağzımızdan köpükler çıkarak saldırırız birbirimize. Bir anda döneriz sanki eski ilkel kimliğimize. Günlük yaşamda, kendini geliştiren romantik, centilmen, asil, hanımefendi, yardımsever ve sevgi dolu kalıplar içinde görünebilen insan modeli hiç sırıtmadan, asi, uyumsuz, sert ve kaba bir görüntü de çizebilir.
Fakat bütün bunların dışında, ikisinin arası ne insan, ne hayvan diyebileceğimiz canavarlar dolaşıyor aramızda. Görüntüsü insana benzeyen, çok rahat insan öldüren, işkence yapan, bebeklere tecavüz eden, ve genç yaşlı demeden insanların eşyalarını gasp eden mahluklar. Bu ağır insanlık suçlarının yanında bir de günlük yaşamımızda karşımıza çıkan ilkel insanlar var. Otomobilini savaş arabası gibi kullanıp, kaza adı altında cinayet işleyenler, şehirlere yayılıp oralarda kaba görünüşleri ile insanlardan çeşitli nedenler göstererek haraç alanlar, insanlara tecavüz edenler ve insanın gelişiminden nasibini almamış şehir eşkiyaları bu ilkel insanlar arasında gösterilebilir. İnsan davranışlarının tamamen çözülemediği ve anlaşılamadığı günümüzde, gerek ekonomik gerekse psikolojik dengesizlikler sonucu adeta bir çıban başı gibi toplumda sırıtan bu olumsuzluklar, insanın gelişimi yönünde her zaman büyük engel teşkil etmiştir.
Aslında geçmiş zamandaki ilkel insan, doğaya uyum sağlamaya çalışan insan türü olarak, şimdiki gelişmiş görünen fakat yaşadığı dünyayı doğal bir felakete sürükleyen insana göre daha asil bir duruş sergilemektedir. Günümüzde şehirlerimizinde en büyük sorunu bu değilmi zaten. Gelişmiş şehirlere giden insanlar, medeniyete ayak uyduracaklarına tam tersi kendi gelişmemiş kültürlerini yerleştirmeye çalışmıyorlarmı? Bu yüzden kaçmak istemiyormuyuz büyük şehirlerimizden. Aslında farkında olmadan bizlerde onlara benzemeye başladık galiba. Onları esprilerimize katıp, kimi zamanda alkışlıyoruz. Bizler onları eğitip topluma kazandıracağımıza, yoksa onlarmı hakimiyet kuruyor sessizce yaşantımızda.
HÜLYA KANATLI / HÜLYALAR