​ Arayış / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '13

 
Kategori
İlişkiler
 

Arayış

Arayış
 

Ağlama diye öğretildi, sağlam dur! Fakat ağlamak acizlik değildi, hiçbir zaman da öyle olmamıştı zaten. Güçlü dur dediler, kaya gibi! Oysa ki kaya olmak istemedik hiç. Bizi simgelere sığdırıp yanına ifadeler koydular. Sonra gülümsedik, ağladık ve şaşırdık..

Belli bir süre sonra bizi biz yapan duygularımızı geri kazanmayı başardık. Fakat birçoğumuz o kadar alışmıştı ki simgelere, bu duygu denen özgür iradeyi taşıyamadık. Karşımızdakini kırdık, yıktık, umursamadık. Sonra korkar olduk sevilmekten, üzülmekten, aşık olmaktan. Çünkü kontrolü yoktur bunların, çoğu zaman durdurulamaz ya da kesip atılamaz. Anlayacağınız yine bizler kolay yol olan yalnızlığı seçtik. Hem bu durumda aşık olmak sonra da üzülmek yoktu. Yalnızken bizi kim üze bilirdi ki zaten …

Bu da uymadı uyumsuz benliğimize çünkü aşk çekiciydi, mutluluk huzurluydu, hüzün ise eksik kalan parçalarımızı tamamlıyordu.

Bir karar vermek gerekiyordu kendimiz için ya yalnız ve duygusuz kalacaktık ya da hayatımıza onları dahil edecektik.

İşte burada ikiye ayrıldık. Bir kısmımız yalnızlığı seçti, onlar aramızda dolaşan boş suratları oluşturdular, sadece figür olarak kaldılar. Bir kısmımız ise iyisiyle kötüsüyle birlikte olmayı seçtiler, onlar ise sevdi sevildi, üzdü üzüldü sonuç olarak onlarda uzun bir ömür yaşayamadılar.

Belki de sorun neyi seçtiğimde değil de nasıl bir son istediğimizdir. Kim bilir belki de seçimlerle alakası yoktur bu doğuştan sahip olduğumuz doyumsuzluğumuzdur. 

 
Toplam blog
: 5
: 479
Kayıt tarihi
: 12.01.13
 
 

Küçük bir laboratuvarım olsun kendi araştırmalarımı yapabileyim, evimin güzel bir bahçesi olsun ş..