- Kategori
- Haber
Arı kovanına çomak mı, baştan ‘iyi kıyak yapın’ demek mi?...

Bugün, gazetelerin internet sayfalarına bir haber düştü…
Milli eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU, müsteşar, müsteşar yardımcısı ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü hakkında soruşturma açtırmış. Gerekçeyi de <ı>“Yazışmaları geciktirme” ı>olarak göstermiş…
Biraz daha içerik vermek gerekirse, Milli eğitim Bakanlığına alınacak bilgisayarların testlerinde hazır bulunmak üzere 5 bakanlık görevlisi 20 günlüğüne Almanya’ya gönderilmiş. Bakmışlar ki testler yetişmeyecek, üç gün daha uzatılması gerekmiş ve müsteşar, müsteşar yardımcısı ile Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü, uzatma için yazışmayı yapmışlar, bakana da <ı>“Onay” ı>için sunmuşlar…
Yapılan işlemle ilgili bilgi verilmesinden sonra Bakan Nimet ÇUBUKÇU, "<ı>Niçin planlamanızı önceden buna göre yapmıyorsunuz. Görevliler yurtdışındayken emrivaki yapıp bunları imzalattırmak için getiriyorsunuz" ı>diyerek bu kişiler hakkında soruşturma talimatı vermiş…
Bu çıkışın adı <ı>“ı><ı>Arı kovanına çomak sokmak” ı>mı, yoksa <ı>“Kıyak yaparken başından iyi planlayın” ı>demek mi?
Eğer <ı>“Arı kovanına çomak sokmak”ı> ise…
Soruşturmanın sonunda verilecek raporda <ı>“Bunlar rutin işlerdir, her hangi bir suiistimal yoktur” ı>denmiş ama çomak, arı kovanına bir kez dürtülmüş oldu…
Devletin işleyişi sırasında bu türden <ı>“Kıyak”ı> uygulamaların önüne geçmek olası değildir…
Geçmeye çalışanlar da <ı>“Kıyakçılar” ı>tarafından çok çabuk bertaraf edilir…
Sanırım Milli eğitim Bakanlığına 3-5 adet bilgisayar almak için 5 kişi 20 gün Almanya’ya gidiyor değillerdir. En azından sayısal olarak ve <ı>“Test” ı>görmek üzere alınacak bilgisayarların sayısı fazla olmalıdır.
İşte bu noktada, devletin çıkarlarını önde tutmak gerekmez mi?
Elbette gerekir. Ama işin ucunda <ı>“Almanya” ı>seyahati olunca, kişilerin çıkarları öne çıkıyor.
Her şey bir tarafa… Önemlisi ve en azından, giden kişilere devlet kasasından <ı>“Yolluk” ı>ödenecek olmasıdır.
Oysa kapsamlı bir satım için, teklif veren firma, hiç kuşkusuz terleyecektir. Gelecektir, tanıtımını da testlerini de yerinde yapacaktır.
Ne var ki iş <ı>“Yurt dışı seyahat” ı>olunca heveslisi çok olur…
Birincisi ve önemlisi, <ı>“Yolluk” ı>alacak olmasıdır. İkincisi de elbette <ı>“Yurt dışına çıkacak”ı> olmasıdır. Bunlar, cazip şeylerdir.
Hani <ı>“Devletin malı deniz”ı> anlayışı vardır ya…
Öteki pencereden bakalım…
Bakan <ı>“Niye gidiyorsunuz” ı>dememiş aslında… <ı>“Gidin de be birader, 20 gün yazacağınıza, bir defada 30 gün yazın, işleri de bitince kalan kısmında gezsinler”ı> demeye getirmiş.
Olaya neresinden bakarsanız bakın, işin içinde uygunsuzluk olduğu ortada…
Ve lakin…
Bugüne kadar böylesi konularda hiç kimse etkin olup da başarılı olamadı ki, Bakan ÇUBUKÇU başarıya ulaşabilsin…
Televizyonun Türkiye’de ilk yayına başladığı dönemlerde bir dizi vardı…
Adı <ı>“Emret bakanın”ı> sonra da <ı>“Emret Başbakanım” ı>olan bu dizideki <ı>”Müsteşar” ı>halen hafızalarımızdadır…
Boşuna soruşturma açtırmışsınız Sayın ÇUBUKÇU, düzelteceğiniz bir şey değil ne yazık ki!...
<ı>20 AĞUSTOS 2009ı>