- Kategori
- Siyaset
Arkası yarın

Eldiven.
Yakamoz.
Sarıkız.
Ayışığı.
Demiryumruk.
Balyoz.
Bunlar darbe planlarının isimleri.
İrtica ve Bölücülükle Mücadele Eylem Planı.
Kafes Eylem Planı.
Çarşaf.
Sakal.
Suga.
Oraj.
Bunlar da yapılması planlanan eylemlerin isimleri.
Neler yok ki içinde.
Yargıtay mensuplarına saldırı.
NATO tesislerine saldırı.
Gazeteci Fehmi Koru, yazar Orhan Pamuk, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, eski DTP milletvekilleri Ahmet Türk ve Sebahat Tuncel, Ermeni cemaatı kanaat önderlerinden Minas Durmaz Güler, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan, Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, Fener Patriği Bartholomeos ve daha birçok kişiye silahlı saldırı.
Ankara’da büyük bir alışveriş merkezine bombalı eylem.
Cuma namazı öncesinde Fatih Camii’ne, cuma namazı kılınırken Beyazıt Camii’ne bomba.
Sakallı ve cübbelilerle vatandaşı galeyana getirmek. Ege’de Yunan uçaklarıyla çatışılarak bir Türk uçağının düşürülmesi sağlanacak ama Yunanlılar beceriksiz çıkar da bu iş gerçekleşmezse kendi jetimizi kendimizin düşürmesi.
Bu planların eylemlerin gerçek olduğunu kafamıza sokmak için neler yaşanmadı ki son iki yıl içerisinde.
Krokiler ele geçirilidi. O zaman bu krokileri yutmak kimsenin aklına gelmediği için kazmayı vurduğun yerden silah, yol kenarındaki poşetlerden mermi çıkmaya başladı. Ardından denizler de karıştı. Balık yerine silahlar takılmaya başladı ağlara.
Gazetecilerin, rektörlerin, generallerin, hukuk adamlarının evleri basıldı gece yarıları.
Karga tulumba gözaltına alınıp cezaevlerine atıldı nice saygın insanlar. Ne şeriat ne darbe diyeni de darbe oluşumu içinde yer almaktan alıp götürdüler.
Cezaevinde ölen de vardı, cezaevine girmeyi gururuna yediremediği için intihar eden de.
Ama yok işte, yine de bir eksiklik vardı. Olmuyordu.
Islak imza ile oyalandık bir süre. Hemen ardından da suikast planları çıktı meydana. Gerçi subaylarımıza da bir haller olmuştu, aspirin niyetine kroki yutmaya başladılar.
Genelkurmayın en mahrem yeri denilen kozmik odalara girildi. Günlerce arandı, tutanaklar tutuldu. Bu odaların aranmasını isteyen savcı ile aramayı gerçekleştiren hakime mektup yerine mermi gelmeye başladı postadan.
Bir süre kozmik oda ile yatıp kalktıktan sonra unutulmaya yüz tutmuştu ki, Balyoz ile sarsıldık bu kez. Eldiven, Yakamoz, Ayışığı isim olarak iyiydi ama bu Balyoz işi bozdu. Umarım bundan sonraki Tokat olmaz.
Çocukluk yıllarımızın radyosunda, ‘arkası yarın’ diye bir program vardı. Güzel sesli sunucu, bölüm bölüm okurdu kitabı. Tam da en heyecanlı yerde bitirirdi ki, meraktan çatlayalım, gelecek bölümü kaçırmayalım diye.
O günlerden bu günlere değişen bir şey yok. Yine bölüm bölüm anlatıyorlar masalı.
Yerseniz.