- Kategori
- Güncel
Armut dersen çıkmam!

"Gıda Terörü" çarşı-pazarda kol geziyor!"
Almanya Baden-Württemberg eyaleti Tarım Bakanı, içinde “ Amitraz” adlı tarım ilacının altı kat fazla çıkması nedeniyle dört bin ton iyi armudumuzu imha ettirdi!
Helal olsun! Adamlar, koltuklarının hakkını veriyorlar. Vatandaşlarının sağlığını koruma adına ülkesinde tüm önlemleri alıp, denetimlerini gereği gibi yapıyorlar!
Ya bizler?
Televizyonlarda radyasyonlu çayı içip, “kuş gribi yoktur” diyerek tavukları yiyip, ekonomiye darbe vermemek adına, halkın sağlığı ile oynayarak şov yaparız!
Şu günlerde, şaibeye çıkan armudun iyisini yiyen çıkarsa hiç şaşırmayın! Hem de “Deveci” cinsini.
“Gıda Terörü”, trafik ve maganda terörü gibi, ülkemiz çarşı-pazarlarında kol geziyor! Düşmanın bile yapamadığını, Türk halkı, para uğruna birbirine yapıyor. Bunun için ülkemizin en kısa sürede bu konuya ciddi olarak el atarak, gerek denetim, gerekse eğitim yoluyla üretici ve tüketiciler bilinçlendirilmelidir.
Aman sakın ola ki Armudu rüyalarınızda mevsimsiz görmeyin! Yoksa dedikodudan başınızı alamazsınız. Rüya tabirleri böyle diyor! Dedikodu dedim de, aklıma son günlerin ilginç dedikodusu geldi! Durun ya! “Kimse kimseden ayrıldığı filan yok!” “Bilmem hangi şarkıcı, bayramda yine ekstradan yükünü tuttu.“ gibi haberler hiç değil! Erdoğan’ın bir yıl boyunca ağzından düşürmediği ve her fırsatta yüklendiği Baykal’ın; “ Elma dersem çık, armut dersem çıkma” “Açık Oturum” teklifine sonunda “Ben Baykal’a prim yaptırmam! Al sana Armut” kestirme yanıtını veriverdi.
Ne diyelim, demokrasimize hayırlı olsun! Hep birlikte, “Yılın Buluşmasını” kaçırdık! Neyse, Pirus Communis’i, yani armudu, elmayı bir kenara bırakalım da bu satırları yazmaya devam ettiğimde TV’den izlediğim haberle sarsıldım. Yüreğimiz Hakkâri Şemdinli’de şehit düşen 15 evladımıza yandı! Biliyorsunuz 13 Eylül 1992 yılında da aynı yerde 500 kişilik terörist grubun saldırısıyla 22 erimiz şehit olmuştu. Ne yazık ki, yine tarih kötü tekerrür etti. Birkaç kez baskın yiyen bu karakolumuza bugüne kadar neden önlem alınmadı? 350 ye yakın PKK’lı nasıl oluyor da ağır silahlarla elini kolunu sallayarak termal kameraların gözetiminden ve istihbarattan kaçabiliyor? Sınır güvenliği zaafına yakalandığımız bu olayda umarım gerekli tedbirleri alırız da bir daha körpe evlatlarımızın yuvalarına ateş düşmez!
Kuzey Irak’ta kış aylarında yaptığımız başarılı harekâtımızın devam ettiği sırada, sivrisinek yuvalarını yok etmeye çalıştığımız sırada ani bir kararla geri dönmemize, o zamanlar bir anlam verememiştik! Ve bu konuda da oldukça tartışmıştık. Bir ülke, kendi sınırları içinde oluşan veya oluşabilecek terör örgütlerini barındırmamak ve yok etmek, hem kendi iç güvenliği, hem de komşularının güvenliği açısından “ Uluslararası Hukuk” bağlamında sorumludur. Türkiye en kısa sürede, Amerika güdümlü “ Irak Hükümeti” ne “ Kuzey Irak sınır güvenliğini sağla, sağlayamayacaksan, ben gerekeni Uluslararası Hukuk çerçevesinde yapacağım!” tavrını en kısa sürede deklare etmelidir.
İçeride birbirimizle çekişmekten, dışarıda olup bitenleri unutmayalım! Sivrisinek bataklığında kurutulduğunda rahat olursunuz! Şehitlerimiz, bu vatan size minnettardır! Nur içinde yatın!
Başımız sağ olsun…
Ekim 2008/Bursa Ertuğrul ERDOĞAN