​ Başbakana açık mektup / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
 

Başbakana açık mektup

Başbakana açık mektup
 

" Basın Özgürlüğü'nde " Kısmen Özgür" ülkeler arasındayız.


Eski bir basın çalışanı ve matbaa mürekkebi koklamış, dizgi operatörlüğünde binlerce satırları gazete ve kitaplara nakış gibi işlemiş ve onların büyülü dünyasında yaşamış birisi olarak, ilk kez bir Başbakan’dan duyduğum ve “Yalan-yanlış gazete haberlerini okumayın ve onları evlerinize almayın!” çıkışıyla, şu günlerde hangi gazeteyi okuyacağıma bir türlü karar veremedim ( ! )

Oysaki kültürlü olabilmek için her türlü bilgiyi okumalı ve araştırmalıyız. Okumalıyız ki, "Deniz Feneri Derneğinin Almanya macerasını", "Partilerin kapatma ve Ergenekon davalarını", "Dış borçlarımızı ve ekonomiyi", "Eğitimde neler yapıyoruz?", "İşsizliği", "İç ve dış politikayı", "Yazarların dünya görüşlerini", "Siyasilerin ülkem ve dünya için neler yaptıklarını" öğrenip ona göre oy sandığına gidebilmeliyiz.

Kafam Allak-bullak oldu! Piyasada çeşitli gazeteler var. Büfe önüne geldiğimde, hangi gazetenin okunup, okunmayacağını nereden bileceğim? Milliyet, Zaman, Hürriyet, Akit, Cumhuriyet, Yeni Şafak ve daha nice gazetelerin içine saatlerce baksam, hangi haberin doğru olup olmadığını incelemeye kalksam, buna büfe sahibi izin vermez ki! Bütün gazeteleri almaya kalksam bu sefer de bütçem el vermez ki! Buradan Başbakana sesleniyorum; Bizlere bir liste hazırlarsa çok memnun olurum!

Bakınız Anayasa’nın Değişik 3.10.2001 tarih ve 4209/ll. Maddesinde, ‘Basın’ konusunda neler diyor; “Kanun, milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak ve sağlığın korunması sebepleri dışında halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz"

Basın Özgürlüğü’nde dünya’nın neresindeyiz biliyor musunuz? Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) 195 ülkeyi kapsayan raporunda; 72 ülkeyi Tamamen, 59 ülkeyi Kısmen ve 64 ülkeyi de Özgür olmayan ülkeler kategorisine aldı. Türkiye ise bu sıralamada "Kısmen Özgür" ülkeleri arasında bulunmaktadır. Oysaki ben Başbakan’dan, basına boykot çağrısı yerine; "Basınımızı ‘ tamamen özgür ülkeler seviyesine çıkartmanın gayreti içinde olmalıyız", "Ülke borçlarımızı hep birlikte tasarrufla kapatıp, gelecek nesillere, borçsuz bir Türkiye bırakabiliriz.", "Bağımsız Yargı için elimizden gelen gayreti hep birlikte göstererek, Almanya’da ceza alan Deniz Feneri Derneği’nin Türkiye’deki bağlantıları için yargıyı göreve çağırmalıyız", "İşsizlik aldı başını gidiyor, bunun için hep birlikte mücadele vermeliyiz." Veya "Bakınız Finlandiya, hem eğitimde, hem de özgür basında ülkelerin başını çekiyor. Bizlerde onların seviyelerine gelmek için çok çalışarak reformlar yapmalıyız" gibi demeçler vermesini beklerdim.

Hani şu fıkralara yakıştırdığımız, ünlü düşünürümüz Namık Kemal, sansür konusunda neler söylemiş; "Hokkamı dilenci çanağı, kalemimi dilenci değneği yapmayacağım. Aç kalsam dahi besleme ve ısmarlama gazeteciliğini benimsemeyeceğim." Şu günlerde, kaç gazeteci bu sözlerin ardında dersiniz? Peki, sırf fikirlerimize uymadı diye köşe başlarında sıkıştırıp kurşunladığımız ve bombayla havalara uçurduğumuz kalemlerin yok oluşlarını, ilk kez 6 Nisan 1909’da İttihatçıların yanlış uygulamalarını eleştirdiği diye öldürülen Hasan Fehmi’den sonra 61 gazetecinin kalemin susturulduğunu biliyor muydunuz?

Şimdi Başbakan’dan hangi kitapları okuyup, okuyamayacağımı, hangi televizyon kanallarını izleyip izleyemeyeceğimi ve hangi İnternet sayfalarında sörf yapıp yapmayacağımın da ayrıca listesini bekliyorum!

Dünyada basın hür, gazeteci ve yazanlar özgürce yazamadıkları, ayrıca holding gazeteciliğine devam edildiği sürece, toplumlar, karanlık içinde çırpınmaya, savaş, açlık ve kargaşa içinde yaşamaya devam edeceklerdir! Ne dersiniz?

Sevgiyle ve hür kalın…

erterd@msn.com

Eylül 2008- Bursa Ertuğrul ERDOĞAN

Not; "Gazeteci ve Patronlarına Açık Mektup" adlı köşe yazımı da bu yazıma ek olarak okursanız sevinirim.

 
Toplam blog
: 300
: 466
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Ertuğrul Erdoğan, 1958 yılının sonbaharında Ankara'da doğdu. 1968 -1980 yılları arasında babasını..