​ Arsızlığın Adı Başarı mı Oldu? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Arsızlığın Adı Başarı mı Oldu?

Arsızlığın Adı Başarı mı Oldu?
 

Yaklaşık on, on beş dakika öncesine kadar gayet güzel bir Pazar günü geçiriyordum. Birkaç dakika önce gazete'de yayınlanan bir haberi okudum. İlk başta kendi kendime “Yok ben yanılıyorum, herhalde yanlış okudum” diye düşünerek haberi ikinci defa okudum.

Haber’de geçen yılın ÖSS birincilerinin bu yıl dershanelerden ödül almak için tekrar üniversite imtihanına girdiklerini, sınava giren öğrencilerin iyi fakülteler de okuduğu yazılmaktaydı.

Bir dershane, birinci olana Citroen C-4 alacağı sözünü vermiş, diğeri ise anladığım kadarıyla yüklü bir para vaadinde bulunmuş. Sırf bu vaadler için bu yıl tekrar üniversite imtihanına girmişler.

Bu gençler istediklerine kavuştular. Peki kendi isteklerine kavuşmak için bu arsızlığı yaparken şunları hiç düşünmediler mi?

Üniversite imtihanını kazanıp üniversiteye girmek isteyen binlerce öğrenci var. Bu öğrencilerin bazılarının ailelerinin maddi imkanları var, ama geri kalan büyük bir kısım ya bursla dershaneye gitmekte ya da başkalarının yaptığı maddi yardımlarla. Aileler bin bir zorlukla çocuklarına bir gelecek hazırlamaya çalışırken, sırf ödül almak için iyi bir üniversiteyi kazandığı halde ikinci defa üniversite imtihanına girmek nasıl bir vurdumduymazlıktır?

Araba ödülü koyan dershane 18 haydi bilemedin 20 yaşındaki öğrenciye hiç düşünmeden, irdelemeden nasıl en iyi marka otomobillerden birini ödül olarak vermeyi düşünür? Bu ne biçim anlayıştır. Belki birinci olan öğrenciyi bir şekilde onore etmek isteyebilirler. Ama bunun bedeli böylesine yüksek bir araba mı ya da yüksek para ödülü mü olmalıdır?

Bu öğrenciler sırf ödül kazanmak için girdikleri sınavda aldıkları yüksek puanla kaç öğrencinin üniversiteye girme hayalini söndürdüler haberleri var mı?

Bu zihniyette olan bir öğrenci mezun olup, çalışmaya başladığında ülkesine ve çalıştığı işyerine nasıl faydalı olacağıyla değil, cebini nasıl dolduracağı ile ilgilenecektir.

Evet sevgili aileler ve dershaneler; bu haber, gerek dershanelerin gerekse ailelerin, ülkesine bir şeyler kazandırmak için değil sadece kendi çıkarlarını en önde tutan başkalarını hiç mi hiç düşünmeyen zihniyetin ülkemizde nasıl mantar gibi çoğaldığının göstergesidir.

Arsızlığın başarı ile değil bir zamanların işbitirici, köşe dönücü ekonomik yaklaşımlarının doğurduğu açgözlülükle ilgisi vardır. Bundan önce yazdığım yazılardan birinde gençlerin ne denli vurdumduymaz olduğunu belirtmiştim. Bu haber varolan düzenin gençleri aynı zamanda ne denli arsız ve açgözlü yaptığının da kanıtıdır.

(Not:Sözüm, çocuklarını yarış atı olarak görüp yetiştiren aileler ve eğitim sistemi içindir)

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

 
Toplam blog
: 226
: 1337
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..