Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
485
 

Artık 'Uykudan Önce' yok

Artık 'Uykudan Önce' yok
 

Adile Naşit


Yazamıyorum...Toplumca yaşadıklarımıza dair tek kelime yazamıyorum...Yazamamak üzüyor, ama yazacak birşey bulamıyorum. Çünkü inanın anlayamıyorum.

Ülke gündemi öyle hızlı, öyle başdöndürücü bir karmaşayla değişiyor ki, kafam basmıyor...Anlamıyorum.

Bunca tutuklama, bunca saldırı, kapatma davaları, savunmalar, iddialar vs, vs,...Bilmiyorum, yetişemiyorum. Bildiğim tek bir şey var, o da bundan 25-30 yıl önce çocuk kalbimde hissettiğim bir huzursuzluğun gönlümü yeniden yoklar olduğu. O günlerle bugünler arasında benzeşen ne ki çocuk kalbimdeki sıkışmayı yeni baştan yaşıyorum? Bilmiyorum. Sadece aynısını derinlerden hissediyorum.

O zamanlara dönüyorum:

Anadolu'nun küçük bir kentinde yaşıyorduk. Gün geçmiyordu ki birinin ölüdürüldüğü haberini duyulmasın, bir gün sağdan ertesi gün soldan, 'yazık yazık, gencecik, ana evladı' diyordu büyüklerim hepsine...Sonra şehrin ileri gelen bir sağcısı, ondan geri kalmayan bir solcusu... Çocuk kalbimde sağı solu yoktu bu ölümün...Neydi bilmyordum ama kötüydü, çünkü büyüklerim olayları birbirilerine endişeli gözlerle, sessiz sessiz anlatıyordu. Yalnız başımıza sokağa çıkmamıza asla izin verilmiyordu. Lisede okuyan ağabeyime olay çıkarsa hemen eve gelmesi tembihleniyordu her sabah. O da buna uyuyor, her gelişinde ayrı bir heyecan, ayrı bir hikaye anlatıyordu. Gece gezmelerinden eve erken dönmek önemli, kasvetli bir telaştı. Gördüğümüz her gölge, her insana korku ile bakılıyor, adımlar hızlanıp telaşla eve doğru koşturuluyordu.

Bir çocuk olarak böyle keskin bir huzursuzluktan, heyecan ve korku çıkarıyordum tabii...Kısa sürüyordu. Gece yatmadan önce 'Uykudan önce' de Adile Naşit masalları dinlediğimde uçup gidiyordu korkular, mışıl mışıl uyuyordum. Bir başka ölüm, bir başka olay duyana kadar o sıkışma derinlerde saklı kalıyordu.

Şimdi? Bir yetişkinim...

Bugün yaşadığım ortamda yanıbaşımızda böyle keskin korkular, açıktan yaşanan çatışmalar, endişe kaynakları şimdilik yok, ama beyaz camın arkasından heyecanlı spikerlerden dinliyorum, internet gazate vb okuyorum: Ülkenin heryerinde birşeyler oluyor, hızla birşeyler değişiyor. Ortalarda paylaşılamayan birşeyler gittikçe artıyor. Paylaşılamayan ne varsa delice paralanıyor... hertürlü değerimizi paralayan o karanlık karmaşa yetişkin kalbimi de sıkıştırıyor... Endişeleniyorum.

İşin kötüsü artık 'Uykudan önce' de yok. Yorganı çekip yatamıyorum.

Ve bu ülkenin sıradan insanı olarak yaşatılanları hiç haketmiyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnanın yazmak zor bu gündemi ve de seyretmek. Yıllar öncesinin huzursuz günleri evet..... Ve ne yazık ki hem masallar yok hem de biz onları dinleyip de gerçekleri unutacak yaşı geçtik; çocuklarımız için endişeleniyoruz.

Mezopotamya Prensesi 
 04.08.2008 14:06
Cevap :
Sevgili Meslekdaşım, ne güzel söylediniz, ağzınıza sağlık...  05.08.2008 12:10
 

12 Eylül'ün karanlık ortamı, bugünkü karışık ortam sisteme/devlete hakim olma kavgasının sonucu.Bu korku ve kaos ortamı kimlerin işine geliyor ona bakmak gerekir.Köprünün altından akan su kimleri içine alacak,kimleri kıyıya savuracak,kimleri arındırıp durultacak hep beraber göreceğiz.Bir nesil olarak bu korku dolu koridorlarda dolaştık.Kulağımızda Adile Naşit masalları,yorganı kafamıza çekip de yarına umutla bakacak uykulara yatacağımız,umutla,aşkla,heyecanla o uykudan uyanacağımız günleri haketmedik mi? Sevgilerimle..

Mehmet EREN 
 27.07.2008 10:51
Cevap :
Teşekkürler değerli katkına, sevgilerimle  28.07.2008 11:09
 

sayın akçam, yalnız siz değil, hiçbirimiz haketmiyoruz. ama yine de hepimize bir şekilde yaşatıyorlar. inanıyorum ki bizi bizimle başbaşa bıraksalar, ne savaş, ne kavga, ne de yoksulluk olacak. ne yazık ki birileri her zaman başkalarının hayatıyla oynamaya devam edecek. saygılar,sevgiler.

hazandagüzeldir 
 10.07.2008 18:44
Cevap :
Çok sağolun değerli katkınıza ve dileklerinize, hepimizin dileği o yönde. Sevgilerimle  11.07.2008 8:23
 

Çok haklısınız. Bunları hiç hak etmiyoruz. Aynı dönemleri, aynı korkuları ben de yaşadım, o zamanlar çocuktuk şimdi birer yetişkin olduk hala benzer gerilimler üretiliyor. Küçük çıkarlar, dizginlenemeyen hırslar, sadece dogma biçiminde kavranan görüşler ve çoğu zaman resmen düpe düz aptallıklar yüzünden bu ülke bir türlü kendine gelemiyor. Yönetenler vatandaşının iyiliği için değil, sanki onun var olan huzurunu bozmak için çalışıyorlar. Geçmişten hiç ders çıkaramıyoruz. Spiker dediniz de aklıma geldi, mesela görevi sadece önüne konan bülteni duygularını yansıtmadan okumak olan haber spikerleri bir gözaltı haberini verirken taraf gibi davranabiliyor, hatta gözaltı uygulamasına karşı küfür edebiliyor. O böyle davranırsa elbette o bülteni izleyen vatandaş da gerilir. Herkesin olan biteni soğukkanlılıkla değerlendirmesi gerek bence. Yine Çetin Altan'ın dediği gibi enseyi karartmayalım, düzelir elbet :) Sevgiler...

Murakami 
 10.07.2008 16:47
Cevap :
Yolunda gitmeyen veya yanlış yönde ilerleyen öyle çok şey var ki... Ne yapılır, ne yapılmalıdır bu durumda??? Soru bu aslında. Çok sağolun değerli katkınıza, sevgiler, selamlar.  11.07.2008 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1055
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster