- Kategori
- Güncel
Artık askerler böyle uğurlanmasın!..

BAŞKA CANLAR YANMASIN!...
Yıllardır, aynı lüzumsuz ve basit hareketler yüzündan, nice ailelerin ocağına ''incir ağacı dikiliyor''!...
Göz yaşları ve hüzünler, yürekleri dağlıyor!..
Artık bitmeli bu gözyaşları ve hüzünler!..
''Asker Uğurlaması'' adı altında yıllardır, sokaklar-caddeler trafik canavarına dönüşüyordu. Bu yüzden bir çok cana mal'olan bu ''asker uğurlamalarına'' bu şekilde hiçbir zaman müsaade edilmemeliydi...
Yazık değil mi 16 Yaşındaki Rumeysa Yılmaz'a veya daha evvel bu yüzden kayb'edilen diğer Rumeysa'lara?!..
Babasının kullandığı minibüsün altında can verdi kız'cağız. Şimdi babası, evlât acısı ile yanıyor cayır cayır.
İstanbul Valisi açıklamış; ''Bundan sonra bu tür asker uğurlamalarına ceza kesilecek.''
Çok iyi, çok güzel olur Sayın Vâli...
İnşâAllah bu sözün gereği yapılır da, bu yüzden yeni canlar yanmaz.
Sâdece trafik mes'elesi değil, yine asker uğurlaması adı altında yapılan eğlencelerde, atılan silahların da haddi hesabı yok.
Buna da mutlaka bir ''dur'' demenin zamanı çoktan geldi sayın vâli. Buna da bir tedbir getirmek için, illâ bir insan daha canından olmasın.
Lütfen!..
Takır takır, leblebi gibi atılan silahların çevreye yaydığı ses kirliliği ve endişe ile birlikte, sâdece korna seslerinin bile İstanbul gibi modern ve mega bir kent'e yakışmadığını da gördüğüne inanıyorum Sayın Vâli'nin.
Askerlerin artık böyle uğurlanmamasını istiyoruz.
Bir kişi de olsa, yazık giden canlara!
Giden geri gelmiyor ve ateş düştüğü yeri yakıyor!..
Sağlık ve Muhabbetle.
04.12.2010, cumartesi
Bektaş Azizoğlu