​ Artık biz de zenginiz (mi?) / Teknoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '06

 
Kategori
Teknoloji
 

Artık biz de zenginiz (mi?)

Artık biz de zenginiz (mi?)
 

Arkadaşım yeni bir cep telefonu almış. Getirdi, heyecanla gösterdi, anlatmaya başladı özelliklerini. Muhteşem özellikler. Hayran olmamak mümkün değil. Sabırla dinledim, anlamadıklarımı sordum, tekrardan anlattırdım… Arkadaşımın tanıtımı(!) bittikten sonra, “Bu özelliklerden kaç tanesini kullanıyorsun?” diye sordum…

“Şeyyy…” dedi, “Aslında sadece telefon özelliğini kullanıyorum. Diğer özelliklerden hiçbirini kullanmıyorum desem yalan olmaz.”

Peki insan kullanmayacağı bir şeye neden para verir?

Bu sorunun bir tek cevabı yok galiba. Teknolojinin hızla ucuzlaması, bu soruya cevap ararken bize yardımcı olabilir belki. Gidiyorsunuz bir beyaz eşya dükkânına, adam getirip koyuyor önünüze bir çamaşır makinesi… Makinenin yapmadığı iş yok! Tam karar veriyorsunuz almaya… Satıcı, “Bir de şu modelimiz var. Bu modelimizde şu şu şu özellikler de mevcut…” diyor ve özellikleri anlatıyor… Fiyat?... Neredeyse ötekiyle aynı… “Madem arada pek fark yok, bunu alayım bari…” deyip, özelliği fazla olanı tercih ediyorsunuz.

Bu örnek, cep telefonundan, fotoğraf makinesine, buzdolabından televizyona, bilgisayara kadar her türlü elektronik alet için verilebilir.

* * *
Teknoloji bu kadar hızlı gelişip, ucuzlarken, aletlerin ömrü de aynı hızla kısalıyor. Alet aslanlar gibi karşınızda duruyor ama… Kullanamıyorsunuz! Niye? Çünkü alet sapasağlam dursa da teknolojisi eskiyor, kullanılamaz hale geliyor. Bu yüzdendir ki birçok iş yeri ve ev, kenara köşeye atılmış bilgisayarlar, walkmanler, televizyonlar, radyolar, teyplerle dolu. Atsanız atamıyorsunuz… Kıyamıyorsunuz. Yazık. Satsanız kimse almıyor! Ne yapacağınızı bilemeden öylece tutuyorsunuz elinizde.

Hatta iş öyle bir boyuta geldi ki, bu aletler arızalandığında tamir için istenen ücret, neredeyse yenisinin fiyatıyla aynı! “Tamir ettireceğime yenisini alırım daha iyi. Hiç olmazsa 1-2 yıl garantisi var.” diye düşünmeden edemiyor insan. Eskisi?... Eskisi ya bir yerlerde saklanmaya devam ediliyor ya da doğru çöpe! Bir bakıyorsunuz, apartmanın çöplüğünün yanında sapasağlam bir televizyon, elektrikli su ısıtıcısı, teyp, soba v.s.

Altmışlı, yetmişli yıllarda Almanya’ya filan gidip gelenler, “Yahu adamlar sapasağlam televizyonu kaldırıp çöpe atıyor. Çalışıyor da ha!” diye anlatırlar, bizler de şaşkınlıkla dinler, “Tabi olum. Adamlar zengin. Para kum gibi. Gidip yenisini alır. Ne uğraşacak eskiyle?...” derdik.

Bugün, bizlerin evleri de bilgisayar, televizyon, radyo mezarlığı olduğuna, çöplerde envai çeşit elektronik eşyaya rastladığımıza göre… Artık biz de zenginiz demektir. (Gerçekten öyle miyiz acaba?)

En dip not: Teknoloji alet-edevatın fiyatını böyle hızlı bir şekilde aşağı çekince, hiç kimse arızalı aletini tamir ettirmeyi düşünmüyor. Dediğimiz gibi, bozuk olanı atıp yenisini alıyor. Olan tamircilere oluyor. Zaten tamirci de kalmadı artık desek yalan olmaz. Sadece arızalı parçayı, sağlamı ile değiştiren atölyeler var. Çok yakında onlar da yok olacak gibi görünüyor.

 
Toplam blog
: 118
: 1658
Kayıt tarihi
: 20.06.06
 
 

70'li yılların sonlarına doğru (1977 veya 1978... Belki de 1979...) tüm zamanların efsane dergisi..