- Kategori
- Kent Yaşamı
Artvin

Hani bir şarkı vardı; uzun uzun yolları aştım geldim diye... Artvin için söylenmiş olabilir diyorum. Türkiye'nin daha önce hiç bilinmeyen bir ucunda, bilinmeyen hikayeleri ile orada bir kent var uzakta... İnanamayacağınız kadar yeşil, sizi şaşırtacak kadar büyülü bir havası var. Oradayken insan dünyadan ve gerçeklerden çok uzak hissediyor kendini. Belki ben büyük şehrin karmaşasına alıştığımdan böyle geliyordur. Tüm bunları bir kenara bırakırsak bir şey daha söylemek gerekir ki o da insana huzur verdiği... Hopa'dan sonra girdiğiniz dolambaçlı yol, yemyeşil. Ortasından dere geçen bir sürü kara parçası dağlarla birleşmiş tüm doğallığı ile...
Masallardaki gibi tepeler var bu yolda, çay toplayan yöre halkı da süsü oluyor bu muhteşem doğanın... Şehir merkezi spiral şeklinde, sürekli tırmanıyorsunuz. Oksijen bolluğu her yerde kendini hissettiriyor. Bulunan her düzlüğe bir şeyler yapılmış sanki ve burada trafik ışığı yok. Trafik bile tüm doğallığı ile kendi halinde işliyor gibi. Doğruyu söylemek gerekirse, burada araba kullanabilen her yerde rahatlıkla kullanabilir. Gece görüntüsü var birde tabi ki... O da farklı değil gündüzün doğallığından... Işıklar yandı mı sanki antik bir kentteymişim hissi verdi bana. Bu şehirde huzurlu olabilirsiniz geceleri ve gündüzleri... Görünen tek gerçeği budur belki de...
Kendi hikayeleri vardır eminim ki duymak isteyeceğimiz... Herkesin olduğu gibi her kentin de bir hikayesi yok mudur zaten? Uzun bir yolculuğun ardından; birikmiş bir yorgunlukla uyuduğum Artvin'de yeni güne uyanmak her sabah olduğundan daha umutluydu... Umarım ait olduğumuz kentlerde umutlu sabahlarımız olur hep...