Asaleti taşa vurma, Şah'la Piyon girer aynı kutuya, / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '16

 
Kategori
Blog
 

Asaleti taşa vurma, Şah'la Piyon girer aynı kutuya,

Asaleti taşa vurma, Şah'la Piyon  girer aynı kutuya,
 

İzmirin tanınmış ailelernden Mustafa Kapancıoğlu


         Şimdi ben, eski bir arkadaşımın izini, Facebook’ta yeni buldum. Yazıları, mizahi, fena değil. Gelgelelim, onunla 3 aydır, karşılaşamadık Facebook’ta. Ama görmeyeli 25 yıl oluyor. “Sadece selam sarkıttıydı “Muzaffer Abi “ dedi, o kadar. O da Facebook’tan.

         Onu mizahçı olarak Blog yazarı yapardık. Geleneksel blog toplantılarının as solisti olurdu.  D.Operasından Ünlü Bass Erden Kapusuzu da çağırırdık, geçen Aliağa toplantısındaki gibi. Piyanoda ben. Oh keka. Mahallemizin Muhtarı İlyas da video çekerdi. Sevgili Ay Şen de dışarlıklı blogculara göz kulak olurdu.

         Gel gelelim daha yüz yüze gelemedik ki. İlkten bunu başarmak lazım. ODTÜ’lü yüksek mühendisimiz, Portekizlerde çalıştı. Bond çantalarındaki dolarlarla geri dönmüştü. Günlerce o çantayı dolaştırdıydı bankalar arasında. İşte 25 sene önce böylesi tanışmıştık. O gün bu gün kayıptı.

         Lizbon’da iş ve meslek kariyerinin yanı sıra Latin şarkıları öğrenmiş. Solistlik yapmış elin memleketlerinde. Onun için Blog toplantılarında işe yarar diyorum.

         Ama onu önce bulmam lazım. Kendisine hem blog yazarlığı teklif ediyorum, hem de oturalım, eski günleri analım diyorum Şöyle ki: “Elma da dersem, armut da desem, çık ortaya.” Geçmişte, ortak mazimizde alacaklıyız birbirimizde. Ne atlıya ne de eşekliye selam verdiğin yok. Hayatın espri, biliyorum. Biraz da bize kulak ver. Gel seni blog yazarı yapalım. Lizbonlara,  yeni yeni dünyalara ulaş. Unutma, “Şahla piyon, aynı kutuya girer.” Ki bu, senin sözün. Biraz bu tarafa ses ve kulak ver!. Burun büyüklüğü yapma. Asaletin var senin bre!”

         Daha acı seslenirdim ama, aramızda hukukumuz var. Arkadaşımız Mustafa saygılıdır. Can dosttur. 1,85 boyunda, yakışıklılığı ve son model arabaları ile ünlüdür kendisi. Bir defasında, birlikte geçiyorduk Alsancak Limanından. 7-8 tane kıza rastladık limanda. Ben davet ettim şehri tanıtalım diye. Turiste saygımızdan tabi.  N’oldu biliyor musunuz, hepsi birden çığlık ataraktan koştular  ve aynı anda arabaya hücum ettiler. Üstü açık araba, 5 kişilik. Biz sığdırdık, sıkış tepiş on kişi. Neredeyse çökecekti. Onlarla gazladık gittiydik Çeşmelere. Jönümüz, yollarda  Latin müzikleri de söyledi. Meğerse kızlar Portekizli değiller miymiş. Güzel bir gün ve anı idi.

         Blog yazarlığı fena fikir değil. Hele bir önce bulayım onu. Gerisi kolay.

Kendisine, “TIKBANK” ı anlatırız. Ki bize, Alamanyalı Herr Culduz’un anlattıkları gibi. O, dolarlara doygun. Euro cinsinden yazı başına para alıyormuş ya. Fena mı? Ama onun çok parası var. İstemez. Parayı, az tıklananlar devreder belki de. “Laylay-lom’cular da dahil olmak üzere.

         Bu kaliteli arkadaşımızı blogcu yaparsak, bloglar şenlenir. Onun hayatı gırgır. Nasıl mı? Aşağıdaki resim, onun Face’ından alındı. Gırgır mı gırgır. Dünyayı umursamıyor.

 

Titanic filmin yerli versiyonunu da biz çevirmiştik. Baş rollerde Leonardo DiCaprio yerine Mustos DiKapanos, Kate Winsket yerine Asos DiKapanos (Şarkıyı da " AŞKIM DEVAM EDECEK" adı ile Canos DiKapanos arranje etmişti. Gördüğünüz bu foto o ölümsüz filmden bir kare olarak gönüllerde taht kurmuştu.

 

 

 
 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..