Aşk-ı Memnu / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '14

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu
 

“Çocuklarımın üzerine yemin ederim ki, ben kimse için ağlamadım aşkım…”

Bir yandan burnu akar, bir yandan iç çeker, bir yandan gözyaşı döker. Dağ gibi bir adam, kocaman bir çocuk oldu sanki. “Bana tekrar güven, seni bırakmayacağım, seni bir daha hiç ama hiç üzmeyeceğim. Eğer gelmeseydin kendime zarar verecektim.”
“O kadar da değil.” dedim. Elimi, cebine sokturdu. Küçük bir kama. ‘Artık ben seni bırakamam" dedim. Bir sarıldı ki! Hep öyle kalsaydık.

Gün içinde hep gözümün önünde. Öyle güzel geliyor ki gözüme, sanki alsam, canıma sarsam doyamam. Öyle bir şey işte! Nasıl bir duygu, sevgi, kopamamak mı bu? Bilmiyorum… Onu hayatıma giren herkesten fazla seviyorum. Yaşam pınarım gibi oldu. Bunları ona söyleyemiyorum. Bazen coşuyorum. Seni çok sevdiğimi söylemek için aradım dediğinde 'Canını yerim senin' diyorum kendimi tutamayıp. ‘Kurbanlar olurum sana.’ diyor, seni çok sevdiğimi söylemek için aradım.’ dediğimde. İçim taşıyor. Böyle bir şeyi hiç tatmadım. Ben aşkı bildiğimi sanmışım. Ağlamışım. Ben aşkı tattım sanmışım.

Anlatamıyorum. Boğazım düğümleniyor. Görmeyince karanlıklara düştüğüm. Görünce aydınlandığım. Yüzümün gülümsemesi, Hayatımın suyu, ekmeği… Görsem de yanıyorum, görmesem de. Ağlasam da yanıyorum, ağlamasam da. Sussam da yanıyorum, susmasam da.

Beni çok seviyor mu diye düşünüyorum bazı bazı. Emin olamıyorum. O da belki anlamıyordur kendini. Benden bir farkı yok diye düşünüyorum. Onun varlığının beni mutlu ettiği gibi benim varlığım da onu mutlu ediyor mu bilmiyorum. Onu belki de canımdan çok seviyorum. Tuhaf bir hallar içerisindeyim. Hayatım yanımdan akıp geçiyor, ben çıldırmanın eşiğindeyim. Sadece onunla olmak istiyorum. Hep yanımda olsun istiyorum. Aklım, fikrim, bedenim onunla.
Ama mecburiyetler… Ama onsuzluklar… Ona her istediğimde dokunamamak… Ellerim, dudaklarım, gözlerim ona savruluyor ama hepsi yerli yerinde duruyor. Çok zormuş seni sevmek. Çok zor!
Ben sana yaklaşmazdım. Neden bana yaklaştın, neden günahıma girdin?... Gözleri dumanlı, bana bakışları dumanlı, kafası hafif dumanlı. Benden farkı yok. Dumansız tütüyoruz. Görenimiz yok.

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içimde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni, beni unutma...

@Hep sev, Unutma@ 

 
Toplam blog
: 78
: 290
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1980 yılının buhranlı Ankara' sında gözlerimi dünyaya açmışım. Babamın işi nedeniyle çocukluk yılla..