- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aşk mahkumu

mahkumun hayali
AŞK MAHKUMU Sevginin ne demek aşkın ne demek olduğunu ancak yaşayan bilir ve bunun acısını da yaşayanlar anlar maalesef . Adamın biri bir gün 3. kattan aşağıya düşmüş ve insanlar başına üşüşmüş adama yardım etmek için birisi kolonya ile kanlarını siliyor birisi ise adamı teselli etmeye çalışıyormuş.Etraftakilerden birisi adama ‘’ambulans yolda istediğin bir şey var mı?’’ demiş . Adamın yanıtı gecikmeden ‘’bana 3.kattan düşün birini bulup getirin’’demiş. Anlaşılacağı gibi aynı acıyı yaşamayan kimse o acıyı yaşayanın halinde anlamıyor. Aşk mahkumu olmuş birinin halinden de ancak aşk mahkumu olmuş, onun esiri olmuş insanlar anlayabilir. Sevginin aşkın her zaman güzel günlerin yaşandığını sanan aşıklar aslında aşkın sevginin ne demek olduğunu ya bilmiyorlar ya da aşkı sadece güzel günlerin yaşanabileceği bir duygu olarak sanıyorlar. Oysa ki aşk insanın ta kendisidir ve insanın bütün duygularının en üst düzeyde yaşandığı bir tattır ve bu duyguyu doruklarda yaşayan insanlar gerçek aşıklardır. Yaşanan tartışma veya kavgalarda özür dilemeyi veya affetmeyi bilmeyenler aşık olmayanlardır ve bir aşk mahkemesinde onların sanıklarına davranışları sanki bir düşmancısına olabilmektedir. Bu da göstermektedir ki aşk mahkemesinde sanık koltuğuna oturanlar sadece gerçek aşkı ve sevgiyi yaşayanlardır. Sevgisi ve aşkı için her şeyi göze alabilen aşıklar o mahkemede yargılanmayı hiçbir zaman istemeseler de o mahkeme kurulur ve mahkumun kararı zaten önceden verildiği için yapabileceği hiçbir şey kalmamıştır sevdiğine inanmaktan başka … Hakim yani mahkumun sevdiği kişi karar almakta zorlanır belki ama karadan geri caymaz tıpkı bir hakem gibi oysa ki kendisin aşık olduğunu unutup sanki bir hakim ya da bir hakem gibi karar vermeye başlar. Ondan sonra verilen karar ayrılıktır ve sanık artık mahkum edilmiştir ve mahkum olan kişi kendini ve aşkını toparlayabilmek için bütün duygularıyla karşı koymaya çalışır. Mahkum edilen aşık bu kararı kabullenmekte zorlandığı için kendi olmaktan çıkmaya başlar ve ona olan sevgisini gösterebilmek için insanüstü çabalar sarf etmeye başlar ve onun için yağmur, çamur , soğuk gibi engeller hatta kendi canının, kendi sağlığının bir önemi olmamaktadır.Yapılan çabalar, iyi niyet gösterileri, sevgi sözcüklerinden oluşan aşk dağlarını hakim görmez. Çünkü bu mahkemenin üstünde bir mahkeme yoktur ve hakim bilir ki kendisinin üstünde bir güç yok ve onun vereceği karara herkes saygı duymalıdır. Ellerine artık pranga vurulan sanık mahkum olduğunu artık anlar ve gözyaşlarından akan asit yağmurlarının o prangaları bir gün kıracağını düşünür. Aşk mahkumu için vurulan pranganın anlamı, bir daha hakim karşısına çıkamamaktır. Ama onun inancının o kadar büyük olduğuna inanır ki bir gün o prangaların kırılacağına inanır. İster buna şans desinler isterse başka bir şey ama onun inancının, aşka ve sevgiye olan saygısının ve inanmasının ötesinde hiçbir güç yoktur onun için. İnsan severken aşk mahkumu olabiliyorsa bu mahkumiyetin belki en onurlusu ama en acısıdır. Hiçbir duygu bu duyguyu maalesef bastıramamaktadır ve görmesi gereken bu duyguyu asla görememektedir.