- Kategori
- Aşk - Evlilik
Mutlu aşk

Mutlu aşkın fotoğrafı...
Aşk ve evlilik üzerine çok şeyler yazılmıştır. Ama genelde anlatılan sonu ayrılıkla ve acı ile biten aşktır. Mutlu aşkın tarihi yoktur. Aşk kavuşamamanın erişememenin gözyaşları olmuştur ve hep tarihe destan ayrılıkların notaları olarak düşmüştür. En bilinenleri; Leyla ve Mecnun… Kerem ile Aslı… Tahir ile Zühre… Hüsrev ile Şirin… Yusuf ve Züleyha… Romeo ve Jülyet… Heloise ve Abelardus… Tristan ve Isolde… Carmen ve Don Jose… dir.
Kim bilir nerelerde yazılmamış duyulmamış nice aşk öyküsü vardır. Bu öykülerden bir tanesi bir arkadaşım tarafında bana ulaştırıldı, ben de sizlerle paylaşmak istedim. Hem nede olsa elçiye zeval olmaz. Farklı bir öykü, hayata ve aşk farklı bir bakış. Mutlu olmak için çok şeye ihtiyaç yok. Sevgi, saygı, paylaşım ve sevdiğinin elini sıkı sıkı tutmak mutluluk için yeterli dedirten bir öykü.
Mut'un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir kari kocayı gördüm. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar. İyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kirik olduğunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladım. Yüzlerinde bir tebessüm vardı. Evin halinden ve kari kocanın kılık kıyafetinden maddi durumlarının hiç iyi olmadığını ve yeni bir kanepe alacak güçlerinin olmadığı hemen anlaşılıyordu. Selamlaştıktan sonra,
Kanepe kırılmış' dedim...
Yaşlı adam büyük bir bilgelikle cevap verdi,
' Biz de sağlam tarafına oturuyoruz.. . Yetiyor bize..'
Kadın da tamamladı,
' He ya yetiyor bize bak ne güzel oturuyoruz'
Öyle ya, aşk bu kanepe neden kırık, neden yeni bir kanepe almıyoruz diye dırdır etmek, şikayet etmek yerine, kanepenin sağlam tarafını paylaşmak değil midir?...