- Kategori
- Öykü
Aşk şampiyon kalbimde -13.Bölüm

"RESİM:ALINTI"
Kapıyı açtı kız… Kalbi yerinden çıkacak gibiydi… Bacaklarının titrediğini duyumsadı Esma.
“Selim. “deyiverdi sesi boğazından çıkarken zorlanırcasına… Sanki gitmesinden korkar gibi, sanki geri dönmeyeceğinden korkar gibiydi hali… Ne kadar sevinmişti geldiğine… Kontrol etmeye çalıştı kendini…
Döndü Selim… Beklediği kişiyi karşısında görmenin sevinci ile gülümsedi ve indiği basamakları bir hamlede çıktı..
“Merhaba… Seni görmek için gelmiştim…”
“Merhaba…”
“Umarım uygunsuz bir zamanda gelmedim… Okulda göremeyince… Merak ettim seni..”
“Beni merak etmiş ve kalkıp buraya kadar gelmiş. “diye düşündü Esma.
“ Müsaidim… Zaten bütün gün yatmaktan …İçeri gelsene… “
“Çiçek evde mi? “ diye içeri göz attı Selim.
“ İş de…”
“Nasılsın Esma… Seni göremeyince… Kaç kere aradım... Cebin de kapalıydı… Kimselere soramadım… Gelmediğin belli olmasın diye… Hani haberleri yoksa…“
“Anlıyorum… Hay Allah… Ben merak edeceğini düşünemedim. Tuğrul Hocayı aramıştım oysa.”
“Ya “dedi Selim neden kendisini aramadığını düşünerek.
“ Peki neyin var Esma? Yani… Zekeriya ile konuştu… Çiçek rahatsız olduğunu söylemiş de biraz.”
Hafifçe gülümsedi kız bu meraklanma işinden çok mutlu olduğunu belli etmemeye çalışarak…
“Akşam da Çiçek… Erkenden yattı falan deyince…”
“ Kusura bakma Selim. Akşam aramışsın Çiçek söyledi ama aramaya fırsatım olmadı… Kendimi iyi hissetmiyordum… Sabahta keyifsiz uyandım...”
“Nen var?Doktora gittiniz mi?”
“Yyo..yoo”
“Hadi bir doktora gidelim… “
“Doktorluk bir şeyim yok… Hatta şimdi daha iyi hissediyorum kendimi.”
“ Buna sevindim… Bir şeyler yedin mi? Ne istersin bir şeyler alıp geleyim…”
“Bir şey istemem zaten dün akşamdan beri bir şey yemedim. İçim almıyor… Hay Allah… Misafirime bir şeyler ikram etmem gerek... Kafam yerinde değil ki..Ne içersin... Çay, kahve ya da bitki çay..”
“Hasta hasta bir de hizmet mi edeceksin bana.”
“ Galatasaraylılar misafirperverdir bilirsin.”
Bilirim. “diye gülümsedi Selim..
“Çok mu komik neden gülüyorsun ki…
Selim ‘in bakışları başkalaştı… Kızın gözleri de yeşil gözlerinin üzerine konmuş gibiydi… Sessizdi çok sessiz... Esma kalp atışlarının duyulduğunu düşünerek kızardı… Sadece soluk alışverişlerinin yavaşlığı duyuluyordu mekanda… İlk defa yalnız başlarına kalmışlardı ve şimdi sadece bakışları konuşuyordu kalp atışlarının eşliğinde..
“Esma... Ben şey…” dedi Selim parmaklarını belli belirsiz kızın yanağına dokundururken…
Sessizdi Esma… İçine yayılan bu sıcacık duyguya esir olmuş gibiydi…
“Evet “dedi sessizce kız… Beklediği cümleyi duymak için telaşesi var gibiydi…
Esma… Ben…” diyerek yaklaştı Selim ve kızın dudaklarının üzerine bir kelebek kadar yavaş kondu… Kalbinin sesleri gittikçe hızlanmıştı kızın… Dudakların sıcaklığı başını döndürmeye yetmişti… Hiç kıpırdamadı… Öylece durdu bu anın bitmemesini dileyerek..
Selim istemediği halde yavaşça geri çekildi… Gözlerine baktı kızın… Ne düşündüğünü anlamaya çalışır gibi bir hali vardı…
“Özür dilerim Esma… “diyerek geri çekildi... Mahcup bir eda ile başını önüne eğdi..
“Kendimi kontrol edemedim… Bunu yapmalıydım..”
Esma genç adamın elinin üzerine koydu elini… Kızın alev alev yanan elinden müthiş bir sıcaklık yayıldı Selim’in bedenine… Başını kaldırdı ve kızın gözlerinin derinliklerine baktı…
“Esma….”diye fısıldadı…Parmakları saçlarını okşamaya başladı... Öyle bir an yaşıyordu ki ikisi de açılan kapının sesi ile irkildiler bir anda… Ama ne yazık ki toparlanmakta geciktikleri için Çiçek’in görüş alanından kurtulmayı başaramamıştı ikisi de…
Çiçek duraladı bu beklemediği manzara karşısında…
“Merhaba Selim… Hoş geldin.”
“Merhaba Çiçek… Sen de hoş geldin… Ben Esma’yı merak ettim bugün gelmeyince ve uğrayıp görmek istedim..”
“Tabii. İyi yapmışsın… Sen nasılsın Esma ?”
“Daha iyiyim Çiçek..”
“Belli belli.. “diye mırıldandı kız üzerindekini çıkarıp dolaba asarken..
“Eee… İşler nasıl Selim?”
“Yoğun… Öğrenciler… Notlar… Sorular… Kağıtlar…”
“Esma asistanın değil mi? Sana yardım etmiyor mu hiç?” dedi kız göz ucu ile kardeşine bakarak.
“ O iyi olsun da “dedi Selim Esma’ya gülümseyerek.
Esma da ona gülümsedi mahcup bir şekilde.
“Ben artık müsaadenizi isteyeyim… Ziyaretin en güzeli kısa olanıymış…”
“Sen misafir değilsin ki Selim… Dur gitme Zekeriya’yı da arayayım… Akşam yemeğinde birlikte olalım…”
Selim, Esma’ya baktı ne düşündüğünü anlamak istercesine…
“Teşekkür ederim Çiçek çok naziksin… Ama Esma hasta ve sen işten yorgun döndün… Size zahmet vermek istemem. Başka zaman inşallah..”
“Olur tabii. Görünüşe bakılırsa artık sık sık görüşeceğiz. “dedi kız göz ucu ile kardeşine bakarak…
“Esma… Kendine dikkat et. “dedi Selim.
“Ederim…”
“İstersen yarın da dinlen… Ben idare ederim durumu…”
“Evet… Yarın da dinlensem iyi olacak.”
“Peki… Geçmiş olsun tekrar… Çiçek. “
“Selim.” diyerek başı ile mesajı aldı Çiçek
Ve arkasından “Zekeriya “ya sevgilerimi ilet” dedi.
“İletirim “diyerek merdivenleri indi genç adam..
Çiçek içeri girdiğinde “Eee… Anlat bakalım küçük hanım neler oluyor? “diye sordu.
“Hiiç… Ne olacak ki…”
“Selim…Sen …Burada..”
“Söyledi ya... Ben okula gitmeyince … Merak etmiş ve..”
“O kadar yolu kalkıp sırf bir öğrencisini görmek için evine gelmiş öyle mi.
“Aman Çiçek ya… Biz arkadaşız biliyorsun.”.
“Sadece arkadaş mı Esma?”
Kız bakışlarını kaçırdı… Sıkıldığı belli oluyordu her halinden…Üstelemedi Çiçek…
“Ben çok acıktım Çiçek… “ deyiverdi birden bire Esma..
“Birden iştahın açıldı … Dur ben sana hazırlarım şimdi bir şeyler” diyerek ve bıyık altından gülümseyerek mutfağa gitti Çiçek.