- Kategori
- Sinema
Aşk Tesadüfleri Sever: Ankara’ya Nostaljik Yolculuk!

Bir gün, İstanbul tutkunu Yahya Kemal Beyatlı’ya sormuşlar:
“Ankara’nın neyini seversin?”
Beyatlı, İstanbul sevgisini dile getirmiş:
“Ankara Garı’ndan trenle İstanbul’a dönüşü!”
Yahya Kemal Beyatlı’nın sevmediği Ankara, Türkiye’nin Kalbi, benim yaşamımda önemli bir yer tutar. 1960 yılının güzünde geldiğimiz Ankara’yı bir başka sevdim ben.
Nurallah Ataç da, Ankara’nın güzünü severmiş!
Güzüyle tanıdığım/ sevdiğim Ankara, kültürel birikimimi sağladığım; liseyi, fakülteyi okuduğum kent.
1960‘ların Ankara’sını, sonrasını, öğrencilik yıllarıyla, kültürel, siyasal yönüyle unutmak mümkün mü?
*****
“Aşk Tesadüfleri Sever” filminde Ankara’nın olduğunu öğrenince, filme gitmemek olur mu?
İstanbul’da olduğun günlerde kızlarım, filmi izlemiş, çok beğenmişlerdi.
Konusunu anlatmadılar; zaten anlatmalarını istemezdim de...
Filmin büyüsü kaçardı!
“Aşk Tesadüfleri Sever”i, önce, Murat Mungan’ın bir şiiri; sonra da Müslüm Gürses’in şarkısı olarak bildik
Şimdi de bir film adı!...
“Aşk Tesadüfleri Sever”, “tesadüf”lerle dolu. İzleyeni sürükleyen de, etkileyen de bu. Bir “aşk filmi”, ama bir ailenin çocuklarıyla birlikte izleyeceği düzeyde. İlk bakışta, “aşk” sözcüğü, çok “şey”leri çağrıştırıyor; ama öyle değil.
Ben, “Aşk Tesadüfleri Sever”le Ankara’ya “nostaljik yolculuk” yaptım.
*****
Filmde birçok “tesadüf” var, bunlar hiç de abartılı gelmiyor:
Hamile iki kadının bindiği iki araba çarpışsın; beklenmedik iki doğum olsun, çocuklara “Özgür”, “Deniz” gibi iki güzel, güzellikleri çağrıştıran iki ada konsun; gel zaman git zaman, adına ister “tesadüf”, ister “kader” diyin, hastanede başlayan yaşam serüveni, yine Ankara’da, bir başka hastanede, 25 yıl öncesinin “sevinç”i, “hüzün”e dönüştürsün....
Geriye dönüşler, sizi alıyor, Ankara’ya götürüyor, sık sık!
Aklıda kalan sözler yok mu?
Küçük Deniz’e dedesinin söylediği:
“Büyük aşklar kavgayla başlar, seninki kazayla başladı”
Annenin, İstanbul’a gitmeye karar veren Deniz’e söylediği:
“Ankara’dan İstanbul’a gidip de dönen oldu mu?”
Babanın, Foto Turgut’un, rest çekip İstanbul’a giden Özgür için “bant”a okuduğu:
“Dönmeyişin bana benzeyişindendir!”
*****
Ben, “Aşk Tesadüfleri Sever”le Ankara “nostaljik yolculuk” yaptım.
Gençlik Parkı, sadece adıyla vardı; havuzun/ gölün üstündeki tarihi köprü yoktu. Tarihi koruma, kültürel değerlere sahip çıkma gibi bir kaygımız olmadığı için, Cumhuriyet’in yadigara olan köprü yıkıldı.
Kuğulu Park’tan görüntüler...
Sıhhiye’de yer alan, Ankara’nın, aynı zamanda Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin simgesi Hitit Heykeli’ni görmek; Gökçek’in bu heykeli Ankara’nın niye simgesi olarak düşünmediğini düşünmek!...
Ankara’yla ilgili okul adları: Deniz’in Kolej’i, bizim Dil-Tarih, Özgür’ün Deneme’si...
*****
“Aşk Tesadüfleri Sever”le Ankara “nostaljik yolculuk” yaptım.
“Aşk Tesadüfleri Sever”, Ankara’da başlayan film!
Başlayışa hastane, sevinç var; bitişte hastane, hüzün, acı...
Seyredilmeye değer demeyeceğim, sinemaya gitme düşüncesinde olanların görmesi”gerekli bir film!
“Aşk Tesadüfleri Sever”i ben de sevdim.
Konusu mu?
Adından belli değil mi?
“Aşk Tesadüfleri Sever”e gideceklere iyi seyirler!
TURGUT ÇELİK/ Mersin