- Kategori
- Siyaset
Asker bu, ısırır
Bugün önemli bir gündü. Zira Sayın Başbuğ'un medya müdürleri ile basın toplantısı yapacak olması, bir çoğumuzu heyecanlandırdı. Genelkurmay karargâhındaki toplantı büyük ses getirmişe benziyor. Öyle ki, şu an açacağınız her türlü televizyon kanalında etkisini görebilmek mümkün. Sabah saatlerinde Diyabakır'da şehit edilen 9 vatan evlâdından daha çok gündemde. Vatan sağ olsun.
Başbuğ genel olarak önemli mesajlar verdi. Yalnız bundan daha fazla göze çarpan noktalar vardı. Örneğin medya müdürlerinin gerginliği... Kendi programlarını sunarken olabildiğince rahat görünen insanlar, Genelkurmay Başkanı'nın karşısında ellerinin titremesine ya da tedirgin görünmelerine mânî olamadılar. Elbette birkaçı hariç.
İlker Başbuğ, genel görüntüsü ile sert bir komutan ama toplantıda espiri de yaptı, takıldığı kişiler de oldu. Bazı sorulara sinirlendi, bazılarına içtenlikle yanıt verdi. Bazı konularda verdiği yanıtlar tatmin etmemiş olabilir ama bir vatandaş olarak tatmin edici buluyorum. Tatmin etmeyenlerin tek bir nedenleri var: İstediklerini alamadılar.
Örneğin bir cemaat sorusu soruldu. Başbuğ ilk olarak, "Geçenlerde bu konuya açıklık getirdim, şimdi tekrar sormanızın mânâsı nedir?" tutumunu takındı. Bu konuda elbette haklı. Sırf kendi ideolojileri uğruna askere soru yöneltenler oldu. Fakat Başbuğ olanın bitenin farkındaydı.
Bedelli askerlik konusunda da kesinlikle haklı. Henüz 7 saat evvel 9 şehit vermişken, birilerinin bedelli askerlikten söz etmesi çok yakışıksız. Bunun için kanun teklifi veren partinin adında "Milliyetçi" sıfatının geçmesi de beni epey düşündürdü.
Cihan Haber Ajansı muhabirinin kasten dağda donmaya bırakıldığını iddia edenlere ise Başbuğ sert çıktı: "Ben günü geliyor teröristi helikopterimle taşıyorum. Sırf bakış açısı farkı diye, bahsedilen ajansın muhabirini neden kasten orada bırakayım?" diye tepki gösterdi. Olayın iç yüzünü tam olarak bilmediğim için yorum yapmak doğru olmasa da, Türk askerinin böyle bir tutum içersinde olacağını düşünmüyorum.
Bence toplantının en önemli noktası, medya müdürlerinin gergin olmalarıydı. Beyler, bu kadar çekinmenize anlam veremiyorum. Bu adam asker, diktatör değil. Mantık çevresinde kaldığınız sürece her şeyin gereğini yapmasını bilir.
Garanti ediyorum, ısırmaz!