- Kategori
- Güncel
Asker siyasal davrandı
Askerin 29 Ekim 2010 Cumhuriyet resepsiyonuna katılmaması açık bir siyasal eylemdir. Bunu bir olgu olarak şöyle değerlendirmek gerekir:
Siyasal mücadelenin iki boyutu vardır. Bunlardan biri geniş diğeri ise dar boyuttur. Geniş boyutta siyaset, hukuku ya da kuralları yaratan bağımsız güçtür. Dar boyutta siyaset ise bu hukuk düzeni içinde kalarak, ona itaat edilerek yapılan şeydir.
Bütünsel hukuk sistemi ve toplum düzeni iki şekilde oluşur. Birisi devrimdir. Diğeri ise reformdur. Devrim eski düzenin yerine yeni düzeni güç yoluyla birdenbire getirmekle olur. Reformda ise sistem zamanla yapılan dönüşümlerle değişir. Örneğin Türkiye üniter bir devlettir ama öyle gelişimler olur ki zamanla eyalet sistemine geçer. Bu dönüşümün reform olabilmesi için zamanla ve tüm unsurlarının uzlaşımı ile oluşması gerekir.
Bugüne baktığımızda Türkiye'de şimdi AKP eli ile reformlar yapılarak sistemin iyileştirilmesi ve yeniden yapılandırılması süreci var. Daha doğrusu iddia bu.
Bu belli ölçülerde doğrudur. Ama nasıl iyileştirme ve nasıl yapılandırma soruları ve bunu yaparken nasıl bir yöntem izlendiği önemli sorular. Nasıl iyileştirildiği ve yapılandırıldığını anlamlı kılan izlenen yolun meşruluğudur. AKP siyaset teorisine bu bakımdan üçüncü bir yol kazandırmıştır. Çünkü reform ve devrim dışında, dar siyasetin imkanlarını, amacı dışında kullanarak, kara propaganda desteğiyle sistemi dönüştürmek yeni bir buluştur. Yapılan daha bu aşamayı geçemediği için anlamsız ve değersizdir. Yöntemin dışında AKP'nin hedefi de sanıldığı gibi toplumun ve insanın yükselişine yönelik değildir.
Burada, AKP'nin, bu partiden olmayanlarca neden destek gördüğü akla gelebilir. Türkiye geçmişi ile öyle kötü bir halde ki, onlar AKP'nin yaptığını tedavi sanıyorlar. Oysa AKP'nin teşhisi de tedavisi de yanlış ve zaten amacı başka bir bünye.
Askeriyenin yerine gelirsek:
Bu dönüştürme çabalama sürecinde Türkiye'de AKP ve onu destekleyen kesim ile birlikte askeriyeye ve başka pek çok kuruma yönelik bir operasyon yürütüldü. Bu operasyonda belli noktalara geldiler. Ve askeriye de bir hizaya çekildi.
29 Ekim 2010 resepsiyonu bunu anlamak ve durumu test etmek için iyi bir fırsattı. Ama ne yazık ki hevesleri kursaklarında kaldı.
Asker, hiç kuşkusuz siyasal davranarak, geniş anlamdaki siyaset perspektifi ile bakıldığında anlaşılabilecek olan bir eylemde bulunmuştur. Dar siyaset içerisinden bakıldığında, askerin toplantıya gelmesi gerekirdi. Çünkü dar anlamdaki siyasetin bir kuralı olarak, üst astı davet etmişse, ona icabet edilirdi. Bu nedenle, niye gelmez nasıl gelmez diye gırtlaklarını şişirenler, askeriyeyi hizaya çekmek için uğraşmış olanlardır.
Asker, AKP'nin, artık o kadar borusu öter oldu ki, saklanmaya çalışılan geniş anlamdaki siyasal hareketini gördüğünü ve potu artırdığını söyledi.
Poker açısından bakarsak, AKP pas dedi. Asker bu eli kazandı. Şimdi AKP kurmayları toplanacaklar, 'yeni ne tür numaralar geliştirebiliriz de, geniş anlamdaki siyasal haraketamızı gerçekleştirmeyi sürdürürüz' diye planlar yapacaklar.
AKP'nin demokratik sistemin imkanları amacından çarpıtarak sistemi değiştirmek üzere geniş anlamda bir siyasal operasyon yürüttüğünü, unuturmaya, saklamaya, açık etmemeye çalışılsa da, gerçek budur. Teslim alınmak istenen her kurum, geniş anlamdaki siyaset anlayışı içeresinde hareket etmek hakkına sahiptir.
Normal koşullarda, mesela, ilk kez Erbakan iktidara geldiğinde filan, asker böyle bir toplantıya katılmamış olsa ve siyasal davransa, bu kesinlikle reddedilmesi gereken bir şey olurdu. Çünkü Erbakan, her ne kadar, toplum 12 Eylül'den bu yana daha dindarlaştırılmaya çalışılmış ve siyasal islamcılar bununla beslenmiş olsalar da, meşru yollardan halkın oyunu almıştır ve dar siyasetin içindedir. Dar siyasetin içinde kalana, geniş siyaset ile otorite koymak, kabul edilemez. Ama AKP dönemi gibi, size dar siyasetin imkanları ile geniş siyaset açısından otorite konuluyorsa, siz dar siyaset içinde kalamazsınız ve kalmamak da hakkınızdır. Çünkü o haddini aşıyorsa siz de haddinizi aşmak hakkına sahip olursunuz. Böylece siyasal mücadele dar siyaset alanından çıkar ve geniş siyaset alanına geçer.
Türkiye'de şu an olan budur. İster laiklik meselesinde, ister Kürt meselesinde olsun, siyasal mücadele geniş boyuttaki siyaset perspektifi ile yapılıyor, ama dar siyaset alanındaymış gibi rol kesiliyor. Asker bu rolü kesmemiş ve hamlesini yapmıştır.
Not: Bu yazının kabülleri, dar siyaset ve geniş siyaset ayrımı ile Türkiye'de AKP'nin yaptığının geniş siyaset alanına girdiğidir. Bu yazıyı anlamak için bu kabullerin tutarlılığına bakmak gerekir. Ama eleştirmek için, kabulleri çürütmeniz gerekir. Kabuller orada öyle dururken, ilgisiz alakasız olumsuzlamalar yapmak, bu yazıyı ya da başka yazıyı anlamamak ve boşuna vakit kaybetmek demektir.