Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '08

 
Kategori
Sosyoloji
 

Aşkımın ihaneti (+18)

Aşkımın ihaneti (+18)
 

Horoz’a sormuşlar, tavuk mu yumurtadan çıkar? Yumurta mı tavuk tan diye ?

Horoz: Valla beni ilgilendirmez ben işime bakarım demiş

Benim durumum da o hesap, ne işin var senin şiirle, bırak şiirleri üstatları yazsın, sen işine baksana Kenan. İlahi ben yani.

Neyse arkadaşlar, şimdi eğer musaitseniz çayınızı kahvenizi alın, şeker kullananlar varsa sakın içeceklerine şeker atmasın, çünkü bu yazı bence içeceklerinize şeker olacak kıvamda


Çünkü sizlere bu yazımda ilk aşkımdan bahsedeceğimJ)).

Efendim, geçmiş zaman ya onyedi yada onsekiz yaşlarında ya varım ya yokum. Yeni yeni genç olmaya başlamışım anlayacağınız. Annem artık banyoda sırtımı keselemeye gelmiyor. Bizim geleneklerimize göre, anneniz eğer siz banyoda iken sırtınızı keselemeye gelmiyorsa, genç olmuş ergen bir yaşa gelmişsiniz demektir. Anlayacağınız bende olmuşum yani, Maşallah deyin bana.


En azından çocuğun öpüşmeyle olmadığını anlayacak yaşa gelmişim. Ne o şaşırdınız mı.? Garip garip gülmeyin. Bizim çocukluk zamanımız da TRT tek kanal, film seyrediyorsunuz izlediğiniz film de öpüşme sahnesi oynarken bir sansür bir makas diğer sahnesinde bir bakıyorsunuz başrol oyuncusu hamile. Gel de pis pis düşünme. O zamanlar bu konuların konuşulması ayıptı, bu çağdaki gibi teknolojide eksik.Sonra dan öğrendim çocuk yapmak için daha çok şeyler de gerekiyormuşJ)

Tam işte delirme çağlarıma gelmişim, kanım delirsem mi delirmesem mi diye çelişki yaşıyor. Çevremdeki arkadaşlarımın maaşşallah ı var . En azından çoğu benden yakışıklı, hemen hemen hepsi de bulmuş birilerini, Eee benim neyim eksik dimi??

Lafı uzatmayalım, bir öğleden sonra idi , geçmiş zaman gününü hatırlamıyorum, arkadaşlarla toplandık.Hepsi yanına almış bir tane. Ben sabırsızlıkla bekliyorum tabii.

Heyecanım uzun sürmedi, çıka geldi. Allahım Allahım , elbisesini bir görseniz tam janjanlı albensi o biçim.

Çekingenlik. Tedirginlik utanmak derken, dokunu verdim ona. Ellerimin arasına alı verdim. Teni bembeyaz dı incecik bir yapısı vardı. Ben tüm utangaçlığımı unutup onu yaşamaya başlamıştım, parmaklarımla yüzüne dokunuyordum. Çok geçmeden dudaklarım deydi ona, üfffffff

Yüreğimin kilometre katranı bozuk. Ne kadar hızlı çarptığını ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.

Kıpkırmızı olmuştum, nefesim kesilmişti, arkadaşlarım oğlum yavaş, bu ne hız diye takılıyorlardı bana. Takılıyorlar dı takılmasına ama duyan kim ki . Benim dizlerimin bağı çözülmüş başım dönmeye başlamıştı. O günün nasıl geçtiğini anlamadım. Eve geldiğimde hala ayaklarım yere basmıyordu.

Sonrasında günler günleri kovaladı. Her fırsatta buluşuyorduk, hemen hemen her anımız beraber geçiyordu. Benim ailem muhafazakar olduğu için o yaşlarda sürekli saklıyordum bu durumu. Bu yüzden akşamları beraber olamıyorduk, öyle özlüyordum ki akşamları yokluğu deli ediyordu beni.

Yaşım ilerledikçe önce annemle paylaştım bu durumu. Önceleri kızdı bana. Oğlum okulun var böyle şeylere takılma geleceğin için sakıncalı dediyse de, baktı ki söyledikleri boşuna üstüme gelmedi fazla.

Artık aşkımla beraber olmak için tüm engeller ortadan kalkıyordu. Sabah kahvaltısında öğle yemeğinde, akşam sefalarında beraber oluyorduk onunla . doyumsuzluğu yaşıyorduk.

Kah bir bardak çayın sohbetinde, kah en hicazkar şarkıların deminde, bir kahkahanın sevince onu yaşamak ona dokunmak onu koklamak eritiyordu beni.

Saçları hep ateş kırmızısı idi. Bembeyazdı teni. Geçen yıllara inat incecik di bedeni

En çok sabahın ilk ışıklarına dek yatağımı paylaşmasını seviyordum.Narin bedenine dokunmak,

Parmaklarımda hissetmek, dudaklarımdan içime akışını yaşamak, adeta kölesine köle olmuş bir insanın bu kölelik den haz alması gibiydi.

En hastalıklı zamanlarımda ateşimin yükseklip sayıkladığım anlarda hemen yanı başımda durur beni seyrederdi. İnanılmaz bir bağımlılık yapmıştı bana.

Onsuz olmadığım zamanlarda başıma ağrılar saplanıyor ellerimin titrediğini hissediyordum. En çok cebimde para olmamasından korkuyordum, çünkü param olmadığında sevgilimde az oluyordu yanımda. Böyle de vefasızdı işte. Maddiyata çok önem veriyordu. Bazen ulen diyordum bırak şu vefasızı at gitsin?

Ama nerede bende o yürek .

Şimdi siz bu ilişkinin sonunu merak ediyor olabilirsiniz. Hatta bu sevgilinin adını bile merak edenleriniz olabilir. Hemen yanı başımda duruyor ve pis pis sırıtıyor aşkım. Durun şunu bir yakayım. Kimi mi yakacağım. Tabiî ki aşkımı yani sigaramı yakacağım. Vefasız ve hain aşkım sigaram.Sahi siz kimi sanmıştınız ki.Unutmadan bu aşk sağlığa zararlı.çevrenizdekilere rahatsızlık verebilir.bu aşk öldürür. Cinsel iktidarsızlığa yol açar.siz siz olun benim aşkıma özenmeyin emi.....................

 
Toplam blog
: 18
: 711
Kayıt tarihi
: 27.11.06
 
 

1972 İstanbul doğumluyum. Dekorasyon işleri yapmaktayım. Amatörce de olsa hayata dair sevinçlerimi e..