- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aşkın dili
Yalnızlığın hükmü söz konusuyken kelamı edilemeyecek bir kelime aşk. Belkide dile getirilebilir, ancak anlamını yitirmez mi? Ya da yeni anlamlar yüklenmez mi? Aşk yüz yıllardır hatta ezelden beri her insanın sözlüğünde bulunan bir kelimedir, fakat aşkın anlamını kimler açıklamıştır? Kimileri Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin yaşamıştır gerçek aşkı der, kimileri de aşk yoktur sadece bir uydurmadan ibarettir bu kelime der! Fakat aşk ne Leyla ile Mecnun ' un yaşadığıdır bence, ne de bir yalandır.
Aşk öyle bir duygudur ki anlatabilmek için içinde bulunmak gereklidir. Daha önceden yaşanan bir aşk için bir şiir yazılabilmiş midir? Yazılsa da o aşk şiiri midir? Aşk emektir, sabırdır, sadakattir, yalnızlığa tövbedir, iki yarıyı bir bütün haline getirebilmektir ...
Bir çöl düşünün ve o uçsuz bucaksız çölde bir vaha düşleyin. Serap olmamalı ancak gerçek olduğundan da şüphe duymalı insan. Gündüzleri cayır cayır ruhunuzun o çölde yandığını ve gün batınca gece yarılanınca ruhunuzun o çölde soğuktan tir tir titrediğini düşünün... İşte bu düşündüğünüz yalnızlığın ta kendisidir. Bir insan yalnızken sadece iki farklı cinsin ilişkisi bakımından değil tamamen yalnızken bu düşünceler sarmaktadır benliğinin dört bir yanını. Bir an sıkıntıdan cayır cayır yanıyormuş gibi hissederken ardından soğuktan titrediğini düşünebilir yalnız insanlar ve bu çok doğaldır. Vaha demiştik... Bu çöl ruhunuzun içinizde dolaştığı duygularınızdan başka bir şey değildir. Vaha ise bu koca çölde ruhunuzun aradığı kurtuluş yoludur sadece. Bu kurtuluş yoluysa tahmin edebileceğiniz gibi aşktır. Neden böylesine genel bir yaklaşımı aşk ile bir bütün olarak gördüğümü merak etmiş olabilirsiniz. Aşk dışında bir konuda uyabilir sizce bu örneklendirmeye ancak hiç bir örnek tam olarak bu kalıba oturmaz. Kimisi geniş kalır kimisine kalıp bol gelir. Uyumlu olma konusunda aşk tamamen bu örneği hak etmektedir. Vaha , ruhunuzu çölün sıcağından ve soğukluğundan koruyabilir. Yalnızlığınızı o vahada giderirsiniz ve gündüzün ateşinden gecenin buzundan sizi sakınır. Vahaya adım attığınız andan itibaren her yolu oraya çıkarmak zorunda kalırsınız , çünkü huzuruyla sizi kendine bağlar ve eski günlerinize dönmeme isteğini size aşılayacaktır muhakkak. Vahanın bir serap olma ihtimalini de göz ardı etmemelisiniz. Aklınızın bir köşesinde daima bulunmalı bu düşünce de. Çünkü bir yalnızlığı unutturabilen şey ardından getireceği yalnızlıkla eskisinden daha çok acıtır. Ancak insanoğlu bu acılara alışabilme özelliğine sahiptir çok şükür.
Aşk... Kimine göre Leyla ile Mecnun kimine göre yalan , ancak gerçek aşk kuşkusuz insanı kendinden alan bir çölde vaha yaratıp o kızgın kumlarda sizi koruyan duygudur sadece.