​ Aşkın Hasbihâl-i / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '15

 
Kategori
Deneme
 

Aşkın Hasbihâl-i

Aşkın Hasbihâl-i
 

Sen ol ki sevdiceğim telli duvaklı günümde sana can vereceğim.


Geceydi seni bana getiren. Gökyüzünün karanlığındaki bulutlar yalnızlığımızı bir damlada silemiyordu. Kara günleri getiriyordu ömrüme. Yorgundum bıkkındım sensizlikten ve her şey çığırından çıkmıştı her yanımda yalnızlığın kokusu vardı. Derin bir edayla uykulu gözlerimle irkildim. O yorgun halimle ve dargın yüreğimle karşımdaydın. Sendin güçlükle aralarken gözlerimi gerçektin. Hala o ses bekle diye yineleniyordu kulaklarıma. Oysa ben bahtsız kaderimin kurbanıydım. İnanamadım inanılması güçtü. O en sessiz halinle son kez bekle diye seslenişinle uyandım ve rüyaymış diye bittim o gece.

Bana geldiğin o gün bittiğim gündü benim. Sana can borcum vardı çünkü sevmeyi öğrenmiştim. Kalbimin sesini duymama vesile olmuştun. Bana bakışlarınla var ya gözlerimin içine bakıp ‘’ bak’’ deyişindi seni sevmem. Sen insan buhranı sen insan azlığı ve çokluğu, yaralarımın kabuklarını besleyen içinle yeşeriyordun. Şu yaralı halimle gelmişken gönlüne düşünsene eşiğine düşmelerimin anlamı neydi sevdiceğim.

Beni yaralayıp kenara attığın pervasızca söküp attın kalbinden. Bir yudum selamını dahi çok gördün. Beni böyle az edişin kalbinde intikamım sana özlemindir. Beni dirhem dirhem bitirdin cümle âlemde. Nefesime kum kalbime keskin taşları doldurdular sesimi soluğumu kestiler sensizlikten. Bekliyorum hala seni bak damarlarımda tükenmeyen bir sabrımla.

Sen ki o cümlemsin. Bu yüzden ki sana geldim. Kıymetli hazinem dedim de geldim. Bile bile kolaya kaçtın sen, faturası yalnızlık dedin benimle konuşmayı benimle yaren olmayı reddettin de gittin.

Hayır, hayır sensizliği yudumlayamam artık. Çünkü senin sinmiş ligin var içimde. İlk ve son kez bak gözlerime içimin içine bak, senin için sakladığım kimselerin seyreylemediği sana özel gönül alemin eşiğinden geçireceğim seni. Senin izini süreceğim bir sonsuzluğum var senin gözlerinde. Seni gördükçe içimde çoğalan içimde gözlerimden akan bir nehir var senin ta yüreğinde.  Senin var oluşun benim var oluşuma denk düşecek bir an var geçeceğiz el ele.

Çekinmeden gözlerinin içine girmişim ve uzattığın elle yüreğime yerleşmişsin. Bu muydu sana değer verişim ve bana senden gelecek olan bedel. Yani bana küsmelerin beni yok etmelerin, yokmuşum gibi davranmaların neydi?

Ben ki o günden yana karşında titreyen ruhumla ve seni gözlerimle besleyip büyüttüğüm dualarımla ayaktayım. Yüreğime söz vermişim seni damarlarımdan çıkarmamaya. Söz ki yayından çıkmış ok gibidir. O söz ki ‘’sen’’dir. Bilsem ki nişanın ben’dir. Her nereye gitsem hangi gönle uzansam dönüp dolaşıp geleceğim yer hep sen oldun.  Yerin ki kalp otağımın merkezi oldun. Dilsizliğimin sebebi senin dilindi. Tüm kapıları kapatıp geçen senin varlığındı. Aşk ki öyle bir iksir ki içen pişman içmeyen bin pişmandı. Ve o iksir ki damar damar deliliktir.  Delilik ki tüm doğruların koşulsuz ve nedensiz merkezidir. Gel artık gayrı nedenlerim kalmadı sana, nasıllarım derdindeyim. Sana eğik bir ruhumla peşindeyim.

Dudağımdan dökülen her kelimeye inanç başıma taç bildiğim her değerime, yüreğimin değdiği her sözlere hürmetimsin. Beni görmeyen gözlerinle hala seni kalbimde yaşatıp sızlattığın içimi keskin bıçakla her kazıdığımda ve bıçağın ucunda sallanan hayatıma hayatımın iki dudağında saklanan sırrına, sırrının beni alıp sana sarıp sarmalayışını ve senin uğruna soyadına baş koymaya yeminim vardı. Yaşadığım ve tattığım her şeyin senden bir kanat vermişim ki sen olmak için seni seçmiştim.

Ben seni rüzgârın saçıma bıraktığı izde gözlerime hapis olan bakışlarınla içimde büyüyen varlığınla, kalemime akan kelimelerimle, okuduğum satırlarda, kurduğum ve gördüğüm her rüyada, yar deyip yüzüne baktığımın nazarında, bildiğim tüm yolların sonunda ve başında, içimde ve dışımda, korkularımla, kaygılarımla, öfkelerimle, sevmelerimle, bildiğim ve bilmediğim her halimle, içimin haritası bellemiş gibi senin varlığında kendimi bilmiş seyretmiş seni başıma taç etmiştim.

Sen konuşlunca ben sustum sesin kulaklarıma nakışlasın her sözlerinde. Yüreğime sen ses verirken avaz avaz bağırdığım sensizliğine ve ben her haline sana vurgunum.

Gönlümü gönlünden alıp süzdüğüm sen. Hasretimi gecelerimin göğsünden büyüttüğüm. Sensizliğinle direnip dayanışlarımla yorgunluklarımı yorduğum. Senden gayrı olur mu bu yürek. Ey şiddeti muhabbet bağrım sen ki nazarı kalbimin nişanısın. Aşka nazara bana her dokunuşunda bir dğil hep sevgimi sunacağım gönül dergâhına.

Sen ol ki sevdiceğim telli duvaklı günümde sana can vereceğim.

 Aşk’ı yaradanıma Aşkın tek makamına. 

 
Toplam blog
: 360
: 1251
Kayıt tarihi
: 12.06.09
 
 

İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç göstermeyen tatlı bir  gülümseyiştir. Hz. S..