- Kategori
- Felsefe
Aşkın içinde yok olmak mümkün müdür?

HAKİKİ AŞK OKULUNA HOŞGELDİNİZ !
Tasavvuf derin bir kendini araştırma süreci, bir ilim irfan okuludur. İllizyonlarla perdelenmiş zihnin, arınma dergahıdır. Kalbin mecazi aşklardan azad olup, Allah aşkıyla dolması yolculuğudur.
Bu yola adım atmış kişinin (dervişin) içsel bir dalışla, en derinindeki kendini idrak etmesi gerekir. Bunun için nefsin zulmetinden özgürleşmek önemlidir. Bu, uzun yıllar sürebilir. İçsel dalışlar, zikir, tefekkür ve nefis mücadelesi ile hakikatin dilini öğrenmek gereklidir .
Dervişin eşyanın hakikatini tanıması, kemal ehlinin sohbetlerinde bulunup pişmesiyle mümkündür. Pişmek için defalarca yanmak gerekebilir. Dervişin hedefi gittikçe azalmak ve gittikçe hiçbir şey olmak olmalıdır. Ancak bu çok özel yokluk, sonsuzla birleşmeye götürür.
İslam da tasavvuf da çok somuttur. Kişiyi hayattan koparmaz. Bu, bizzat hayatın içinde, hayatı deneyimleyerek, hakikate ulaşma seyahatidir. Kalabalıklar arasında ama kendinle baş başa kalma yolculuğudur. Seslerin içinde sessizliği deneyimleme, eylemlerin arasında eylemsiz durabilme sanatıdır. Kişinin her şeyin ötesinde kendini tanıma sürecidir. Kendini bilenin Rabbini bildiği bir ‘’Allah Okulu’’ dur.
Tasavvuf, tüm bilimlerin, tüm bilgilerin cem edildiği bir ilimdir. Mecazi aşkları geride bırakarak, hakiki olana yöneliştir. İslamı idrak edebilmek için yapılan beyin fırtınasının adıdır.
Her kim nefsin hevesinden men etmişse artık şüphesiz varacağı yer cennettir.(Naziat 40/41)
İnsan nefsiyle ilişkide olduğu sürece bu yolda ilerleyemez . Ancak nefsani istek ve arzularından arınma sabrı gösteren derviş, kalbini tortulardan tasfiye edebilir. Yolculukta güç iddia eden bir bakış açısından uzak kalmak önemlidir.
Tasavvuf yoluna çıkan salih için amaç, 7 kat yer 7 kat gökte varolan sınırsız özgürlüğü deneyimlemek olmalıdır. Bireyin yaşadığı manevi tecrübe, onun görüş açısını çok boyutlu olarak geliştirir. Çünkü hakiki aşk, mekanik bir dil alanının ötesindedir. Bu aşka kapılan salih, başka hiçbir şeye itimat etmez. İlgi göstermez. Hakkın kapısında günlerce gecelerce bekler. Gözyaşları döker.
Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. (Şems Tebrizi)
Derviş, bir takım zihinsel süreçlerin yardımı ile temelini aşkın oluşturduğu duygusal deneyimler geçirir. Amaç Allah’ a ulaşmaktır. Bunun için kişi, kalbinin üstündeki tüm tozlardan arınmalıdır. Eteğinde aşktan gayri kalan tüm taşları dökmelidir. Ne kendisi kalmalıdır geriye ne de tek bir zerre…Aşkın içinde yok olmalıdır. Sadece Aşk olmalıdır. Çünkü Aşk, bütün bağlantılarını koparmış aşığın ruhunu ister. Ve İlahi güzelliğin sarayına da ancak aşk yolunda teslimiyetle yürüyerek ulaşılır.
Ayperi Ferda Oral
Eğitimci-Yazar