​ Aşkın kitabı yatakta yazılır / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '16

 
Kategori
İlişkiler
 

Aşkın kitabı yatakta yazılır

Aşkın kitabı yatakta yazılır
 

Bu tür yazıları sürekli yazıyorum. Amacım insanlarımı hastalıklı zihniyetlerden kurtarıp hayat trenini rayına sokmak. Deniliyor ki “Ama Korkut aşkın güzelliği ne olacak?” Yatak derken bütün duygularınızı dışarıda bırakın demiyorum ki, pınarın başını da yatağa taşıyın. Sevdanız yastıklarda ilmek ilmek, gözyaşlarınız arzulu dudaklarınızı ıslatmış olsun.

Sonu yatağa giden aşklar yaşayın. Sadece vücudu düşünen hayvandır, bu işin duygusu da var. Aşk uğruna çekilen acı aşkın ispatıymış. Bence bunu yatakta daha iyi gösterirsin; hem acı da çekmezsin.

Niye yatak diyoruz? Yatağın dışında seni sevmeyen birine âşık oluyorsun ya da sevmediğin biri sana. Sonu acı, gözyaşı hatta ölüm. Böyle bir durumda (zorla değilse) yatağa giremezsin. Gönüllü olarak yatağa giren kimseler birbirlerini seviyorlar/hoşlanıyorlardır. “Bir aşk, bir elektrik olmasa bile zevk için de yatağa girebilirim” O da iyi bir şey. Zaten aşk var mı yok mu belli değil ki.

“Ama Korkut bu dediklerin aşk olmaz ki” Olmazsa olmasın, ben âşık olduğum biriyle yatağa girmedim; peki gireniniz var mı? Mantıklı düzgün cümleler kurmayı sevmiyorum. İnsanlar saçmaladığımı düşünsünler istiyorum. Düz yollarda yürüdük ayaklarımıza çamur bulaşmadı da noldu. Aşk da böyle bir şey. Arzular kabardığında yollara düşün. Hangi yoldan gideceğinizi falan boş verin. Varacağınız yeri de. Elinizi uzatın birine; haydi gerdeğe. Seninki sarı kız kayasında kaderine yansın dursun!

İstediğinize istediğinizi direk söyleyin “Senden hoşlanıyorum, seninle yatmak istiyorum” Yok kendisi anlasın, yok önce bir tanışalım, boş bunlar. Acaba o da benden hoşlanıyor mu gereksiz bir soru, aşk teklif bekler, yürek oyalanmayı sevmez. Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen aşklar çabuk biter ama dondurmayı seviyorsanız her zaman dondurma yersiniz.

Aşk konusunda basit olun. Yok beni düşünüyor mu acaba. Yok şimdi ne yapıyor. Keşke onu bir görebilsem… Kör kuyuya doğru gidiyorsunuz, hayırlı olsun! Aşk bu kadar detayı kaldırmaz. Duygular acelecidir.

Aramayın, sormayın, tanımaya tanışmaya çalışmayın; sen ona git ya da o sana gelsin. O sana gelirken sen de ona gidersen bu iş oldu demektir; kalp sevdiğini bulur.

“Ben seviyorum ama o beni sevmiyor” Hastalık; Allah kurtarsın! Elif Şafak kullarının haline içim parçalanıyor; insan acı çekmekten mutlu olur mu ya. Şimdi aşk ve ilişkilerde Kerim Korkut çağı başladı. Yanlış anlaşılmasın, aşkın güzellikleri dâhil. Alev alev yanan dudaklarını düşünerek pınarın başına da giderim. Aşkı acılardan ve diğer saçmalıklardan arındıracağız. Önce sevişip sonra âşık olacağız.

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..