Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '13

 
Kategori
Futbol
 

Aslan’a Paşa "darbe"si, “teşebbüs”te kaldı!..

Aslan’a Paşa "darbe"si, “teşebbüs”te kaldı!..
 

“Kükreme” Aslan’a, “darbe” Paşa’ya özgüdür!..

Dün, bütün “darbe”ler “teşebbüs’te kaldı. Galatasaray, umutla geldiği Recep Tayyip Erdoğan Stadı’ndan “darbe”den kurtulmuş olarak döndü. Çünkü “darbe”, “teşebbüs”te kalmasaydı eli boş dönecek, 3 puan Paşa’nın olacaktı.

Galatasaray, öyle tutuk bir ilk yarı oynadı ki... Kaleyi bulan bir şutu yok. Paşa ise, ayağına gelen fırsatları tepti durdu. Eleştiri okları sürekli üzerine gelen kaleci Eray, bir bakıma, “darbe” önleyici oldu.

Galatasaray’ın, Kasımpaşa kalesini bulan ilk şutu, 58. dakikada, ikinci yarıda sol bek oynayan Sabri’den geldi. Ardından da, Drogba’nın çabasıyla altı pasa gönderilen topa dokunan Burak Yılmaz’la 1 puanı getiren gol...

Kasımpaşa, ikinci yarıda, Galatasaray’a göre daha çok gol fırsatı yakaladı. Ama ilk yarıda olduğu gibi, fırsatlar harcandı gitti. Oysa Kasımpaşalı futbolcular, Galatasaray orta alanını o kadar rahat geçiyorlardı ki... Galatasaray defansı da tekledikçe tekledi. Özellikle sakatlıktan yeni çıkan Semih Kaya, o “kaya gibi” olmaktan uzaktı.

Galatasaray için de, Kasımpaşa için de , alınacak 3 puan önemliydi. Bu önemi, maç öncesi genel görünümde görmek mümkündü:

İlk sıradaki Fenerbahçe, Beşiktaş’la berabere kalınca, puanı 32’ye yükseltti. Beşiktaş da 25’e...

Kasımpaşa 25, Galatasaray 22 puanda bekliyordu. Haftayı 3 puanla tamamlayan Trabzonspor 23 puana yükselmişti.

Maçın 1-1 bitmesi, “tepe”yi etkilemedi, “haftanın kârlısı” Fenerbahçe oldu.

*****

Mancini, ne yapsın?

Otursun kalksın, son vuruşlarda aldırmaz, beceriksiz davranan Kasımpaşalılara , bir de kaleci Eray’a dua etsin!.

Mancini ne yapıyor?

Bir arayış içinde; sanki maçlar, hazırlık maçı. Onbiri, özellikle savunmayı bir türlü oturtamadı. Neredeyse ilk yarı bitecek, arayış sürüyor. Arayan, kuşkusuz, bulur da, ama neyi de bulur?

Galatasaray’ın defansı dün de aksadı. Kasımpaşa, bu aksayan defansın zaafından yararlanmasını beceremedi. Bizim, defansın aksamasını söylememizle Mancini’nin söylemesi farklı olmalı. Çözüm bulması gereken, şöyle yakınıyorsa, bunu yorumlamaya gerek kalmıyor:

"Tabir-i caizse günde 3 öğün defans çalışmak lazım: Sabah, öğle, akşam... Çok kötü bir defans hatası ile yenilen bir gol var. Böyle hayati hatalar yaparsanız, galip gelmeniz çok zor. Ne zaman ki bu hataları bitireceğiz, güçlü bir defansa sahip olacağız, o zaman kazanacağız."

*****

Galatasaray, futboldan anlamam diyen başkanıyla nereye gidiyor?

Gidiş, zor günlerin beklediğinin habercisi olmalı. Hele, 10 Aralık’ta TT Arena’daki Juventus mücadelesi, umulan biçimde bitmezse, taraftarı susturmak zor olacaktır.

Bunların niye yazıyoruz?

Bir takımda, işler yolunda çıkıyorsa, iç çekişme sürüp gidiyorsa, bu, sahaya yansıyacaktır. Futbolcular, bir “amaç” etrafında kenetlenmiyor, tavırlarını sadece kişilere bağlı olarak belirliyorsa, soruna çözüm bulmak zorlaşır.

Maç içindeki “hoş” olmayan görüntüler, Kaptan Sabri  ile Melo'nun, Selçuk ile Drogba’nın uzayan tartışmaları, futbolcular arasındaki kopukluğun/ sıkıntının bir yansıması olmalı...

Son söz:

Taraftar, puan yitirilen maçlarda da, ortaya konacak mücadele ve direnmeyi görürse, alkışı esirgemez.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..